Rus uzman: Aliyev ve Nazarbayev SSCB’nin başına geçseydi ülke dağılmazdı

İranı ahvazda kim vurdu ?

İdlib anlaşmasına Amerika təhlükəsi

İranda askeri geçit törenine saldırı

Referandum Sonucu Neyi Gösteriyor, Neyi Getirecek?

Gündem 18 Nisan 2017
787

Başkanlık sistemine geçiş sağlayacak 16 Nisan 2017 tarihli anayasa referandumunda %51 “Evet” oyu ve %49 “Hayır” oyu çıktı ve “Evet”çilerin kazanmasıyla sona erdi. Bu seçim sonucu açıklandıktan sonra AKP ve MHP bu zaferi kutlayan mesajı kamuoyuna yayınlamıştır.
Fakat çok az oy farkıyla kazandığından dolayı AKP, MHP ve Türkiye’yi sevinç ve mutluluktan ziyade zor günler beklediği gibi görülmekte ve toplumsal-siyasal grupların iç durumu da karışık olmaya başladığını göstermiştir. Burada sonucun neyi gösterdiğini ve neleri getireceğini sırayla göstereceğim:
1. Devlet Başkanına Verilecek Çok Güçlü Yetkiye Karşı Tedirginlik
OHAL altında olup eli ve ayağı bağlı mahkûm gibi durumda olmasına rağmen “Hayır”cıların kamuoyundan %50’ye yakın desteği kazanabilmiş olmasının arkasında başkanlık sistemine karşı tedirginlik vardır. AKP hükümeti başlangıçta yumuşak tavır gösterirken zaman geçtikçe içindeki muhalifleri uzaklaştırmaya başlamış ve daha sert tavır göstermeye başlamıştır. Bu duruma karşı tedirginlik hem iktidarda hem de muhalefette yaygındı ve başkanlık sistemine geçince “diktatörlük-totaliter rejime geçebileceğine” dair korku kamuoyu arasında yaygın şekilde paylaşılmaktaydı. Ayrıca “Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra eğer kötü biri gelirse ne olacak?” sorusundan dolayı tedirgin olanların sayısı az değildir.
2. Özellikle MHP ve AKP içindeki Bölünme
Bu seçimde CHP ve HDP’den başka MHP-BBP’nin destekçilerinin hemen hemen hepsi ve AKP içindeki önemli kesim “Hayır” oyunu vermiştir. Özellikle MHP’nin yönetim kesimi “EVET”i desteklerken tabanının neredeyse tamamı “Hayır”a oy vermiştir. Ayrıca AKP içinde de önemli kesim AKP yönetiminin politikasına uymayarak “Hayır” oyunu vermiştir. Böylece bu referandumda özellikle AKP ve MHP içinde büyük bölünmeler ortaya çıktı ve bu parti içinde bölünmenin daha da ciddileşmesi gelecekte söz konusu olabilir.
3. “Evet”çiler ve “Hayır”cıların Uzlaşmasi Zorunlu Oldu
Günümüze kadar uygulanan iktidar tarafının politikasına karşı muhaliflerin tepkisi sertleşmekteydi. Ayrıca referandum kampanyasında kullanılan söylemler “Evet”çiler ve “Hayır”cılar arasındaki gerginliği yükseltiyordu. Özellikle “Evet” tarafının “Hayır” tarafını “bölücü”, “hain”, “terörist” ve “FETÖ” ifadeleriyle suçlaması ikisi arasındaki gerginliği zirveye kadar getirmiştir. Ama nispeten hükümete yakın Saadet Partisi “Hayır” tarafına geçtiğinden dolayı bu söylem geçersiz olmuş ve daha “milli” kesimin “Hayır”a geçmesi sağlanmıştır. “Evet”çilerin suçladığı kesim %50’ye yakın desteğini kazandığına göre, bu %50’sinin “Evet”çilerin “Hayır”cılarla uzlaşmadıkça bu kesimin “Evet”çiler ve iktidara karşı tavrı daha da şiddetlenecektir.
4. Kürtler ve Türk Milliyetçilerini Kaybetti
İktidar “Kürt Açılımı” gibi politikaları uygulayarak Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki Kürtlerin desteğini almaya çalışırken, bu süreçte iktidarın önemli destek kaynağı olan Türk milliyetçilerin desteği azalmış ve onlar iktidara karşı şüpheyi artmıştır. Ayrıca bu politikalar bu bölgedeki HDP’nin nüfuzunun önemli derecede artmasına sebep olmuştur. Böylece iktidar hem Türk milliyetçilerinden hem de Kürtlerden desteğini kaybetmiş ve onlar referandumda “Hayır” oyunu vermiştir.
Bu sebeplerden dolayı hakikaten başkanlık sistemine geçene kadar iktidarın iç politika ve dış politikada sert tavrı göstermek yerine daha temkinli ve yumuşak davranışı göstermesi gerekecek ve iktidarın işinin istediği gibi gitmesi beklenmez. Ayrıca ne “Evet”çiler ne de “Hayır”cılar yekparedir ve herhangi bir an bölünebilir. Böylece bu sonuç Türkiye ve “Evet”çiler için zor günlerin başlangıcı olabileceğini göstermiştir. Konstantine Pilişvili

Yorumlar