KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Ramiya Mamedova: Türkiye’deki son terör eyleminin temeli neydi: hükümet değişikliği mi yoksa…?!

Ramiya Mamedova: Türkiye’deki son terör eyleminin temeli neydi: hükümet değişikliği mi yoksa…?!

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
51 0

Birkaç gün önce İstanbul’da bir terör saldırısı düzenlendi. Olayın ardından aralarında Suriye, Moldova ve diğer bazı ülke vatandaşlarının da bulunduğu çok sayıda bu kanlı eyleme katılan kişi gözaltına alındı. Soruşturma, bu terör eyleminin PKK/YPG terör örgütü tarafından işlendiği iddiasını doğruladı.
Bu duruma örgütten gelen mesajlar da yansıdı. Bundan sonra Türk liderliği bir intikam operasyonu yapmaya karar verdi. Sonuç olarak, Suriye’nin kuzeyinde ve Irak’ta böyle bir operasyon yapıldı ve yapılıyor. “Pençe” operasyonu devam etti, sadece bu operasyonun ölçüsü genişletildi.
Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki operasyonları birçok ülkeden sert tepki aldı. Bu olayların arka planında, Türkiye’nin Taksim’deki terör saldırısı nedeniyle ABD’den gelen taziye mesajını kabul etmemesi dikkat çekti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu buna çok sert yanıt verdi. Soylu, Türkiye’nin ABD’nin taziye mesajını kabul etmediğini belirtti. Çünkü Türkiye, ABD’nin terör örgütü PKK/YPG’ye maddi ve teknik destek verdiğini biliyor. Sonuç olarak terör örgütü Türkiye’ye karşı faaliyetlerine devam edebilir. Hatta terör örgütü geçtiğimiz günlerde Ankara’nın “KızılAy” meydanına bomba yerleştirmiş ancak bu olay zamanında önlenmiştir.
Türkiye’nin terör tehdidinden korunmak için bu tür operasyonları yapmaktan başka çaresi yok. Elbette ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin itirazları Ankara’da kabul edilmiyor. ABD ve Türkiye’nin NATO müttefikleri olduğunu, ancak bu ülkelerden birinin diğerine karşı terörizmi finanse ettiğini hayal edin. Bu, Türkiye tarafından sert bir tepkiyle karşılanır. Bu, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerini sertleştiriyor ve aralarındaki uçurumu derinleştiriyor. Sanki kasıtlı olarak Türkiye’nin NATO’dan çekilmesine zemin hazırlamak istiyorlar. Ama öyle olmadı.
ABD, Türkiye’yi tek parmakla kontrol edebileceği bir devlet haline getirmek istiyor. Türkiye buna karşı sert bir mücadele veriyor ve misilleme yapıyor. ABD de Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını ve onu kontrol altına alamayacağını anlıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin direncini kırmak için terörü finanse ediyor. Ama Türkiye’nin terörle mücadelede büyük tecrübesi var, bu tür engellerle durdurulamaz. Bu konuda ne ABD ne de başkaları itirazı dikkate almayacak, duyurulursa kara harekatı yapılacak.
Türkiye son operasyonlarını bu protestoların zemininde gerçekleştirdi. Çünkü Türkiye’nin güvenliğinden bahsediyoruz ve ülke liderliği bu konuda taviz vermeyecek.
Böylece önümüzdeki yıl Türkiye’de milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Türkiye’de her seçimden önce bu tür olaylar oluyor. Yani, daha önce oldu. Tabiki teröristler kendi başlarına hareket etmezler, onların arksında olan devletler vardır. Dediğim gibi, ABD’nin burada özel bir rolü var.
Başta ABD olmak üzere bir sıra Batılı ülke, Türkiye’nin bağımsız politikasını ve bölgesel bir oyuncudan küresel bir aktöre dönüşmesini kabullenemiyor. Bu nedenle ABD, Türkiye’de kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kişi veya gücü iktidarda görmek istiyor. Bütün bunlar bir güç değişikliği elde etme girişimleridir.
Ve tabiki Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidara geldikten sonra bile Türkiye’nin ABD ile iyi ilişkileri vardı. Ancak Erdoğan, Türkiye’yi bağımsız bir oyuncu haline getirince, ABD onu bastırmaya ve baskıyı artırmaya başladı. Hatta bu dönemde Türkiye’ye yaptırımlar uyguladı. ABD, Türkiye’yi bağımsız bir jeopolitik oyuncu ve bağımsız bir devlet olarak görmek istemiyor. Amerika Türkiye’yi hep kendine bağımlı kılmaya çalıştı. Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen ABD, Türkiye’ye Patriot sistemleri satmayı reddetti. Bunun üzerine Türkiye, Rusya’dan S-400 sistemleri almak zorunda kaldı. Bunu bir fırsat olarak gören ABD, bahanelerle Türkiye’yi F-35 programından çıkarmakla yetinmemiş, Türkiye’yi ve F-16 savaş uçaklarını satmayı reddetmişti.
Ayrıca ABD’nin bölgede bir “Kürt devleti” kurma yolunda teröristlere verdiği destek, Türkiye’yi ABD’den giderek uzaklaştırdı.
Bugün PKK/YPG’nin harekete geçmesi Batı’dan kendisine verilen desteğin daha da artmasıyla bağlantılı. Şimdi bu ülkeler bu faktörü kullanarak Türkiye’nin liderliğini seçim öncesi içeride ve dışarıda itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Buna rağmen Türkiye kararlılıkla kendini savunuyor ve kendi yolunda ilerliyor. Türkiye de bu yolda birleşik bir Türk devletleri ordusu kurmaya çalışmaktadır. Türkiye ve Azerbaycan’ın büyük çabaları sonucunda Türk Devletleri Teşkilatı küresel bir güç olma yolunda ilerliyor.

Ramiya Mamedova Kafkassam

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir