KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Rusya
  4. »
  5. Putin, Reisi’yi ağırlayacak

Putin, Reisi’yi ağırlayacak

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
297 0

Moskova büyük güçler ile arasındaki nükleer anlaşmayı kurtarmada Tahran’a yardım eli uzatırken, dün Rus medyası, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi önümüzdeki günlerde Moskova’da ağırlayacağını bildirdi.

Russia 1 kanalı, söz konusu görüşmenin ne zaman gerçekleşeceğini açıklamadı. Bu ayın başlarında İran medyası ise Reisi’nin söz konusu ziyaretinde 2001 yılında iki taraf arasında imzalanan işbirliği anlaşması kapsamında 20 yıllık ortak işbirliği belgesinin imzalanacağına işaret etmişti.

İran’ın ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Almanya ile imzaladığı 2015 tarihli nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirme yönünde devam eden müzakerelerde Rusya da yer alıyor. Görüşmelere, İran’ın nükleer programı üzerindeki kısıtlamalar karşılığında bazı yaptırımların kaldırılmasını da içeren anlaşmanın tarafları katılıyor.

ABD eski Başkanı Donald Trump, 2018 yılında ülkesinin anlaşmadan çekildiğini açıklamış, ardından İran ise anlaşmanın kapsamındaki kısıtlamaları birer birer ihlal etmişti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Cuma günü yaptığı açıklamada söz konusu müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini söylemişti.

Nükleer müzakereler

Avrupa Birliği’nin (AB) müzakerelerdeki koordinatörü Enrique Mora, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, kendi deyimiyle Viyana’daki ‘karmaşık’ müzakerelerde başarılı olunup olunmayacağının belirsizliğini koruduğunu belirtti. Aynı zamanda “Müzakerelerin moderatörü sıfatıyla, sadece heyetlerin başarıya olan bağlılığına övgüde bulunabilirim” vurgusunda bulundu.

ABD’nin uyguladığı yaptırımları ele alan uzman grubun dün Coburg Sarayı’nda toplantı düzenlediğini bildiren Mora, daha fazla toplantı gerçekleştirileceğini de ekledi.

İki gün önceki açıklamasında müzakerelerdeki vaziyetin yıl sonuna kıyasla ‘daha iyi’ bir hale geldiğini ifade eden AB Dış İlişkiler Temsilcisi Josep Borrell ise önümüzdeki haftalarda Viyana’da bir anlaşmaya varılmasını beklediğini söylemişti.

Rusya Büyükelçisi Mihail Ulyanov, dün yaptığı açıklamada, “Yaptırımların kaldırılmasını ele alan çalışma grubu, Viyana müzakereleri kapsamında bugün bir araya geldi” dedi.

İran’ın müzakere heyeti başkanı Ali Bakıri Kani ve Avrupa ülkelerinden mevkidaşları, istişareler için ülkelerinin başkentlerine 48 saat süreyle dönmeleri ardından sekizinci tura devam etmek için yeniden Viyana’ya geliyor.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Resul Musevi, Borrell’in açıklamalarındaki iyimserliğe işaretle müzakerelerde yükselen ‘beyaz dumanın’ karartılmaması uyarısında bulundu. Musevi, “Müzakere ekibini çarpıtmak isteyenlere ve beyaz dumanı karartmak için ateşe çerçöp dökenlere karşı dikkatli olmalıyız” dedi.

İran’ın ‘doğu’ stratejisi

İran Dini Lideri Ali Hamaney’in ABD ve Avrupa yaptırımlarına karşı koyma amacıyla ‘doğuya yönelme’ politikası kapsamında Çin ve İran, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Cumartesi günü düzenlenen Çin ziyareti sırasında ekonomik ve siyasi işbirliğini geliştirmeye yönelik stratejiyi resmen uygulamaya koydu.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD’nin Tahran’a uyguladığı yaptırımları ‘tek taraflı ve yasadışı’ şeklinde niteleyerek kınadı. Söz konusu işbirliği belgesine dair pek çok detayın yayınlanmaması ise Tahran’a yönelik eleştirileri artırdı. Dini Lider’in ofisine bağlı Kayhan gazetesindeki manşette “Çin ile varılan işbirliği, ABD’yi kızdırıyor, Batı’da ise kafa karışıklığına neden oluyor” ifadelerine yer verildi.

İşbirliği stratejisini İran’dan ABD’ye yönelik ‘diğer bir tokat’ olarak nitelendiren gazete, İran’ın bu yaklaşımı ile dış politikadaki gevşekliği ve nükleer anlaşmanın yarattığı aksamayı bir kenara bıraktığını söyledi. Aynı zamanda ‘yaptırımları büyütmek yerine ezip geçmek’ ifadelerine başvurdu.

Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin sekiz yıllık hükümetini Reisi’nin görevdeki ilk beş ayıyla karşılaştıran gazete, bu kısa süre zarfında koronavirüs aşısının yaygın bir şekilde ithal edildiğine, İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üye kabul edildiğine, Türkmenistan ve Azerbaycan ile doğalgaz takas anlaşmasının imzalandığına değindi. İran Dışişleri Bakanı’nın Çin ziyaretine ve 25 yıllık işbirliği anlaşmasının uygulanmasına, Rusya ile uzun vadeli işbirliğinin devamına, komşu ülkelere ihracatın yüzde 30 ila 40 oranında artmasına, petrol ihracatındaki yüzde 40’lık artışa ve petrol harici emtiada aylık yüzde 35 büyümeye atıfta bulunan gazete, tüm bu adımların nükleer anlaşmanın ve Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Yönelik Mali Eylem Görev Gücü’nden (FATF) bağımsız atıldığına vurgu yaptı.

Aynı şekilde hükümete bağlı İran gazetesi manşetinde de “Nükleer anlaşma ve FATF’ın yokluğunda” ifadelerine başvuruldu. İran ile Çin arasındaki anlaşmanın uygulanmasına atıfta bulunan haberde Tahran’ın ekonomik işbirliği için Şanghay İşbirliği Örgütü’ne dahil olmasına, önceki hükümetin kendi imzaladığı sözleşmeler sonucunda varıldığını öne sürdüğü koronavirüs aşısı ithalatına değinildi.

Gazetenin haberinde, “İnsanların sağlığının siyasi oyunlarla rehin alınmasının ardından yeni hükümet ise aşı konusunu iki ay içerisinde halletmeyi başardı” ifadeleri yer aldı.

Arman Meli gazetesi ise manşet haberinde işbirliği anlaşması hakkında herhangi bir veri yayınlanmadığını, insanların bu yöndeki gelişmelerden haberdar olmadığını bildirdi. Gazete, bu işbirliğine dair sınırların, mali hususların, çift taraflı yükümlülükler ve hakların, verilen güvencelerin açığa kavuşturulması, kamuoyu ve uzmanların Çin’in hedeflerini anlaması gerektiğini vurguladı. Çin yatırımları için hedeflenen bölgelerde ‘garip ve tuhaf’ olayların meydana geldiğine dikkati çeken gazete, “Çin limanlara erişimden yaptırımlara kadar garip davranışlar sergiliyor” vurgusunda bulundu.

“Rusya, Çin ve İran üçgeni ABD için büyük önem taşıyor”

İranlı analistlere atıfta bulunan Aftab Yazd gazetesinde ise şu ifadeler yer aldı:

“ABD’lilere göre Ortadoğu’nun çekiciliği azalmış olsa da Rusya, Çin ve İran üçgeni ABD için büyük önem taşıyor. Nitekim ABD; İran, Rusya ve Çin arasındaki ilişkilerin yoğunlaşmasına göz yumamaz. ABD’li araştırmacı ve analistler, Biden yönetiminde bir kısım stratejinin eksik olduğunu düşünüyor. İranlı yetkililer İran yaptırımların kaldırılmasını istediği için Viyana’da bir anlaşmaya varmak amacıyla Rusya ve Çin ziyaretinde bulunuyorsa bu bir yenilgidir. Çin, Rusya ve ABD arasındaki küresel rekabetteki önemli yeri ortaya çıkan İran, Pekin, Moskova veya ABD’ye karşı oyunun kazananı olabilmek için payına düşen için çaba sarf etmek zorundadır.”
Şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir