ABD NATO bünyesinde nükleer şemsiyesini genişletecek

سپاه پاسداران انقلاب اسلامی ایران و مسئله آزربایجان

Komedyen Cumhurbaşkanı ve Ukrayna’nın Geleceği

SƏRKİSYANIN İSTEFASINDAN KEÇƏN 1 İLDƏ YENİ DETAL NƏDİR?

PUTİN, ERDOĞAN VE ROHANİ’NİN KATILIMLARIYLA YİNE BİR SOÇİ ZİRVESİ DÜZENLEDİ

Gündem 17 Şubat 2019
91

Soçi görüşmesi sırasında net olarak sonucu belirleyici bir şeyi bekleyen insanların var olduğunu düşünmüyorum. Kameraların önünde gülümsemeleri, komik el sıkışma anlarına rağmen, bu liderlerin Suriye’yi toparlama konusunda ciddi anlaşmazlıkları bulunmaktadır. Bunlar dışında görüşlerini dikkate alınması gereken başka oyuncular da var. Resmi mesaj alıştığımız Suriye’nin toprak bütünlüğü, teröristlerle savaşma gereği hakkında hali hazırda bilinen hükümleri içermektedir. Zirvede İblib konusu ele alındı. Bu konu, Rusya’yi endişelendiriyor, daha doğrusu başarısız bir şekilde Türkiye’nin Astana anlaşmaları kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği fikrini ortaya çıkarıyor.

Resmi konuşmada ve basın toplantısında (Putin) tarafından Birleşmiş Milletlerin ve diğer kuruluşların Suriye’deki yerleşime daha aktif ve etkili bir şekilde katılmaların gerektiği belirtildi. Bunu Putin kendini açıkça ifade etti. Putin BM tarafından belirli adımların atma zamanının beklediğini söyledi. Moskova’nın uluslararası toplumu bu üçlü formatta dahil etmesi gerekiyor, çünkü Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran’ın çaba göstermelerini ve çıkarlarını kabul etmelerinin tek yoludur. Rohani’nin konuşması öngörüldüydü. Onun konuşmasında hiç gelişme görülmedi. Tahran’ın daha önceki konuşmalar Soçi’de tekrardan söylendi.

Fakat bana göre Erdoğan, bazı sürprizleri sundu. 13 Ocak’ta Putin, Erdoğan’a Türkiye ile Suriye arasındaki Adana anlaşmasını hatırlattı. Bundan sonra, Türk analitikleri bunun Ankara’nın tekrar Şam’la iletişim kurabileceği anlamına geldiğini tartışmaya başladılar. Dün Soçi’de Erdoğan sanırım buna “Geleceğimizi buna göre yorumluyoruz” diye cevap verdi. Yani Ankara, Adana anlaşmasını göz önünde bulundurarak Suriye’de ki sorunu çözmeye çalışmak istemektedir. Bu çalışma Türkiye ile Suriye arasındaki doğrudan temas kurulduğu halde gerçekleşebilir.

İkinci dikkate alınması gereken şey Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyindeki güvenlik bölgesiyle ilgili konuşmasıdır. Erdoğan, o bölgeye Suriyelilerin geri döndüklerinde çadırlarda değil Türkiye tarafından inşa edilen evlerde yaşamalı için gerektiğini söyledi.
Türk makamları daha önce Suriye’de yeniden şehirleri inşa etmeye hazır olduklarını söylemiştiler, ancak şimdi Şoçi’de Erdoğan bunu açıkça belirtti.

Ankara, komşu ülkenin fiziksel olarak toparlanma sürecine katılmasıyla ilgilenmektedir. Sonuçta, Türkiye Suriye üzerindeki etkisini koruyabilir, mültecilerin yükünden kurtulabilir ve para kazanır. Hatırlamak gerekir ki Türk Silahlı Kuvvetlerin (TSK) ordusu er ya da geç Suriye’den çekilecektir böylece Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) barışçıl bir hayata taşınır ve burumda Türkiye’nin Suriye etkilemek zor olacaktır.

Soçi’yi özetlemek gerekirse, benim görüşüme göre, zirvenin asıl başarısı, Türkiye’nin herkese kendi prensiplerinin stilinden dolaylı kurban olmayacağını açıkça belirtmesidir. Türkiye esnek davranmaya ve taviz vermeye hazırdır hatta konu Başar Esad ve Kürt temasıyla ilgili olsa bile.

Kirill Zharov // Çevri Rufina Suliyeva/Kafkassam

Yorumlar