Hasan Oktay: Ermenistan’da kilise de istifa çağrısında bulundu

Konstantin Duşenov: Rusya İran askeri ittifakı gerçekleşti mi

Tayfun Atmaca: DEVLERİN HESAPLAŞMASI:TİCARET SAVAŞLARI

Lakin Paşinyan hakimiyyətə gəlmiş olsa belə yenədə Rusiya ilə münasibətləri saxlayacaq

OPEC+ anlaşması tarihidir ancak piyasaları memnun etmeyebilir

Gündem 11 Nisan 2020
122

Hepimiz, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı petrol üretici ülkeler arasında, Perşembe günü, petrol üretiminin azaltılması yönünde alınan kararın, petrol piyasalarını memnun etmeyeceğini biliyoruz. G20 ülkeleri bu karara katılsa dahi durumun böyle olacağı açıktır. Bunun da basit bir sebebi vardır; toplantıya katılan enerji bakanlarının hayatlarında görmediği bir biçimde, önümüzdeki haftalarda petrole olan talebin düşecek olmasıdır. Nitekim OPEC’in aldığı karardaki ‘üretim azaltma’ miktarı, piyasanın dengelenmesi için gereken miktarın yarısı seviyesindedir.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), dünkü toplantıda, G20 enerji bakanlarına, bu yıla dair talep beklentilerini sundu.

Beklentilerin cesaret verici olmadığı ve söz konusu anlaşmanın petrol piyasalarında herhangi bir dengeye yol açmayacağı görüldü. Bu anlaşma en iyi durumda, önümüzdeki bir ay içinde dolması beklenen, dünyadaki ticari petrol stoklarının birikme süresini yavaşlatacaktır. OPEC’in verilerine göre, bu ay dünya genelindeki petrol talebi günde 20 milyon varil, ikinci çeyrekte 12 milyon varil ve sonrasında 2020 boyunca günlük 7 milyon varil azalacak. Öte yandan, Suudi Arabistan’ın öncülük ettiği 23 üyeli OPEC ve Rusya liderliğindeki OPEC dışı ülkeler, günlük ham petrol üretim miktarını 10 milyon varil azaltma kararına vardı. Grubun açıklamasına göre, bu azaltma Mayıs ve Haziran aylarında uygulanacak. Yıl sonundan önce de günde 8 milyon varil daha azaltılacak. OPEC, 2021 yılının ilk günlerinden Nisan 2022’ye kadar, günde 6 milyon varil kısıntıya devam edecek.

Oysa dünya genelinde, petrol üretiminin günlük 20 milyon varil azaltılması gerekiyor. OPEC bu miktarın yarısını azaltmayı taahhüt etti, en iyi durumda G20 üyeleri, üretimi günlük 5 milyon varil daha azaltabilir. Bu durumda en az 5 milyon varilin daha azaltılması gerekecektir. Bazı tahminlerde ise ham petrole olan talebin, ikinci çeyrekte günlük 20-35 milyon varil arasında düşeceğini öngörülmektedir.

Ne yazık ki dün, G20 ülkelerinden bazılarının sorumsuz açıklamalarına şahit olduk. Örneğin Brezilya enerji bakanı, sanal toplantıda yaptığı açıklamada, hükümetin, üretici Petrobras üzerinde herhangi bir yasal yetkiye sahip olmadığını söyledi. Petrobras’ın üretimini günlük 200 bin varil azaltmasını umduklarını ifade etti. Bu miktar Brezilya’nın petrol ihracatının beşte birine tekabül ediyor. En büyük hayal kırıklığı ise Meksika’dan geldi. Bilindiği üzere, Meksika hem G20 hem de OPEC üyesi bir ülkedir. Meksika Cumhurbaşkanı Enrique Pena Nieto,anlaşmada öngörüldüğü üzere, ülkesinin günlük 400 bin varil azaltmasının mümkün olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı Nieto; ‘’ Bu oran oldukça yüksek, bu katkıyı sağlayabileceğimizi düşünmüyorum. Günlük 1.8 milyon varil üretime ulaşana kadar büyük zorluklar yaşadık, şimdi 400 bin varil düşürebilir miyiz bilemiyorum’’ dedi. Gerçi Meksika’nın durumu oldukça karmaşık, zira petrol sahalarındaki verimlilik sürekli bir düşüş kaydediyor, dolayısıyla petrol çıkarma maliyetleri yüksek. Meksika fiyat dalgalanmalarından etkilenmemek için, gelecek yılın petrolünü bu yılın fiyatlarından satıyor. Yani geçen yıl sattığı petrolü tedarik edememesi durumunda büyük ekonomik kayıplar yaşaması muhtemel.

OPEC üyesi 22 ülke, üretimlerini Ekim 2018 seviyesinden yüzde 23 azaltmayı kabul etti (günde 11 milyon varil üretim seviyesini oluşturan Suudi Arabistan ve Rusya hariç), Meksika ise bu karara itiraz etti ve günlük üretiminde 100 bin varil azaltmakta ısrarcı oldu. Meksika Cumhurbaşkanı Nieto, ülkesinin ABD Başkanı Donald Trump’la 100 bin varil azaltma hususunda anlaştığını, ABD’nin Meksika’nın geri kalan payına mahsuben üretimini azaltacağını söyleyerek herkesi şaşırttı.

Bu anlaşmanın, yasal zeminine dair kimsenin bir fikri yok, zira tek taraflı bir açıklama söz konusu. Üstelik ABD’nin OPEC+ ile üretim azaltılmasına dair bir anlaşma duyurusu bulunmuyor. ABD, OPEC’in üretimi azaltma kararını, fiyatların düşmesi nedeniyle gönüllü olarak almış gibi bir intiba oluşturmaya çalışıyor. Dünyanın en büyük ham petrol üreticisi olan ABD’nin Enerji Bakanı Dan Brouillette, G20 kapsamında üye ülkelerin enerji bakanlarının katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, ABD’nin ham petrol üretimini günlük 3 milyon varile kadar düşüreceğini tahmin ettiklerini söyledi. Ancak petrol fiyatlarının artması durumunda, büyük şirketlerin üretimi kısmayabileceği ve bunun takip edilemez olması endişeye neden oluyor. ABD’nin durumu iyi değil, kuyu açma işlemleri 2016’dan bu yana en düşük seviyede seyrediyor. Batı Teksas türü ham petrol vadeli işlemlerde Perşembe günü varil başına 22,76 dolardan işlem gördü. Midland (18.26 dolar), March Mix (22.76), Sweet and Light Louisiana (20.76 dolardan) işlem gördü.

Rafineriler de tehdit altında, şimdiye kadar bir rafineri faaliyetlerini sonlandırdı. Başkan Trump Texas’ta seçimleri kazanmak istiyorsa bir şeyler yapmalı deniliyor. Nitekim Texas, California ile birlikte seçim yarışındaki en kritik eyaletleri teşkil ediyor.

Neden Suudi Arabistan üretimin büyük bir kısmını azaltarak sorunu kökten çözmüyor diye düşünenler olabilir. Mesele o kadar basit değildir. Krallığın piyasa hissesinden fedakârlık yapmak istediğini farz etsek dahi, belirli bir üretimin altına inmesi teknik olarak mümkün değildir. Petrole eşlik eden gaz, ülkedeki elektrik ihtiyacının yarısını karşılıyor, sıvı gaz ise petrokimya tesislerinin ihtiyacını karşılıyor. Suudi Aramco’nun günde 5 milyon varil kapasiteye sahip küresel rafineri ağı da cabası.

Bu son anlaşmanın uzun vadeli ve 2022’ye kadar yayılmış olması, üretimlerini arttırmak için fiyatların yükselmesini bekleyen küçük üreticileri hayal kırıklığına uğrattı. Ayrıca bu üretim oranlarını takip etmek de büyük bir enerji ve çaba gerektiriyor. G20 ülkeleri de bu anlaşmaya dâhil olursa, takip için müşterek bir mekanizma kurulması gerekir. Dolayısıyla üretimin azaltılmasına yönelik anlaşmaların, kısa vadeli olması en iyisiydi.

Her halükarda, OPEC, bu yıl kuruluşunun 60. yıldönümünü kutlayacak ve şimdiye kadar hiçbir kriz OPEC’i yok etmeyi başaramadı. OPEC+ oluşumu ise geçici bir oluşumdu, şartlar gereği bu kadar uzun sürdü. Dünya bu seviyede bir petrol krizinde olağanüstü hal ilan etmeliydi, ancak Avrupa ve ABD’nin ‘OPEC nefreti’ düşündüğümüzden daha derin olabilir.
Vail Mehdi
Şarkulavsat

Yorumlar