Cemal Kaşıkçı ABD Britanya çekişmesinin kurbanı mı?

Кто виноват в терактах: исламисты, Гюлен, ЦРУ?

Կամո Խաչիկյանը: Ո՞վ և ինչո՞ւ է սաբոտաժի ենթարկում «երեք կայսրերի միությունը»

Ermenistan’da nefesler tutuldu

Onik Gasparyan: Çok kötü ve trajedi arasında seçim yapmak zorundaydık

Gündem 17 Kasım 2020
230

Ermenistan Genelkurmay başkanı Onik Gasparyan Karabağ savaşı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Savaşın 4. gününde kayıplar ve genel gidişat ile ilgili Güvenlik Konseyi’ne acil i rapor sundum. Savaşın durdurulması gerektiğini, aksi takdirde çok sınırlı olan kaynakların tükeneceğini ve müzakereler için elverişsiz şartlarımız olacağını belirttim.
Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan, savaş öncesi aşamasını, süreç ve yenilgiyi anlatan geniş bir açıklama yaptı.

“Sevgili yurttaşlar, silah arkadaşları.

2020 Ermeni Silahlı Kuvvetleri, 27 Eylül’de Azerbaycan’ın ve müttefiki Türkiye’nin başlattığı savaşı onurlu bir şekilde karşıladı. Savaşın ilk saniyelerinden itibaren onlar için mümkün olan ve imkânsız olan her şey yapıldı. Ermeni askeri özverili bir şekilde savaştı, ölümüne savaştı.

Bazı politikacılar, Genelkurmayımızı, düşmanın eylemlerinin olası doğası ve silahlı kuvvetlerinin yetenekleri hakkında devlet başkanına gerçekçi olmayan bir analiz sunmakla suçluyor. Bu gerçeğe uymuyor!

Genelkurmay Başkanı olarak bu yıl atandım. 8 Haziran’da Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı’na ve birkaç gün sonra Güvenlik Konseyi’ne bölgedeki askeri-politik durum, silahlı kuvvetlerimizin kabiliyetlerinin geniş bir analizini sundum.

Eldeki verilere dayanarak, ülkedeki askeri güvenlik seviyesini artırmak için önerilerde bulundum. Özellikle bundan bahsetmiştim.

1. Rakibimiz sadece Azerbaycan değil, aynı zamanda Türkiye’dir. Bu nedenle Ermenistan, bu devletlerin birleşik askeri potansiyeline etkin bir şekilde direnemez; savaşı önlemek veya en azından ertelemek için tüm siyasi ve diplomatik potansiyeli harekete geçirmek gerekirdi.

2. Teklif Güvenlik Konseyi tarafından kabul edildi. Başbakan tarafından bize şu soru soruldu: Eğer savaştan kaçamazsak ne yapmalıyız?” Bize dayatılan savaşta, düşmana bir an önce ağır kayıplar vermemiz ve onu başka eylemlerden kaçınmaya zorlamamız gerektiğini söyledim. Kaynaklarımızın mevcudiyeti göz önüne alındığında uzun bir savaştan kaçınmamız gerektiğinden bahsetmiştim. Uygulanması mümkün olmayan fakat savaş potansiyelimizi önemli ölçüde artırması gereken çok sayıda teklif tartışıldı ve onaylandı. Silah ve askeri teçhizatın satın alınması gerektiği üzerinden karar kılındı.
3. O sıralarda yüzbinlerce kadro ile gönüllü askeri birliklerinin ve özellikle diyasporadan gelecek ile direnç birlikleri kurulması konusu gündeme gelmişti. Fakat bu olmadı. Çünkü savaşın yüzü soğuktu. Ve diaspora bizi yalnız bıraktı.

Savaştan kaçamadık. Savunma Ordusu, Azerbaycan’ın tüm saldırılarını başarıyla geri püskürttük. Ağır kayıplar verdik, çok sayıda insan gücünü ve askeri teçhizatımız yok oldu. Maalesef askerlerimiz ağır kayıplar verdi.

Savaşın dördüncü günü Güvenlik Konseyi toplantısında kayıplarımızı sundum – silahlı kuvvetlerin duruma ilişkin değerlendirmesini, savaşı durdurmak için iki veya üç gün içinde önlem alınması gerektiğini, aksi takdirde kaynaklarımızın kısa sürede tükeneceğini belirttim. Önümüzdeki günlerde müzakere süreci için daha elverişsiz şartlarımız olacak diye ifade ettim.

Başbakan ile gece gündüz çalıştığım mesai sürecinde ve Güvenlik Konseyi toplantılarında birçok kez benzer değerlendirmeleri yaptım.

Savaşı belirli bir aşamada durdurmaya yönelik tüm girişimler teklifler Türkiye ve Azerbaycan tarafından reddedildi. Düşmana ağır kayıplar verdirmeye ve onu müzakere masasına oturmaya zorlama planını uyguladık.

Ama düşman Türkiye’den aldığı destek ile hepimiz için, çok zor olarak kabul edilen anlaşmayı imzalamak zorunda kaldık. Bu barış Ermenistan ordusu ve devletinin tüm imkanları gözden geçirildikten, durumun kapsamlı bir değerlendirmesi yapılarak kabul edildi. Çok kötü bir “trajedi” arasında seçim yapmak zorunda kaldık. Biz çok kötü olanı tercih ettik.

O gün hayatımın en kötü günüydü, benim için kişisel bir trajediydi …

Ancak bu kararın bir sonucu olarak Savunma Ordusu’nun ana askeri potansiyeli olan Dağlık Karabağ’ın çoğunu korumayı başardığımızın farkına varılması, depresyona girmeye hakkımız olmadığını söylüyor. Birleşmeli, çabuk toparlanmalı, mücadelenin devamı için hazırlanmalıyız.

Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı olarak Silahlı Kuvvetlerin tüm başarı ve başarısızlıklarından sorumluyum.

Tüm ölülerimizin anısına “yakınlarının önünde” saygı ile başımı eğiyorum. Çok şiddetli bir savaş verildi ve eşitsiz koşullarda bir mücadelede, Ermeni askeri ve subayı sonuna kadar savaşma kararlılığını ve en yüksek ahlaki nitelikleri gösterdi.

Bu gerçek bir Kahramanca Savaştı ve Hayatta Kalma… Ermeni milleti askeri, subayı ve generaliyle gurur duyabilir.

Silahlı arkadaşlar!

Umutsuzluğa kapılmamalı ve vatanımızı savunmaya, ciddi analiz etmeye, soruşturmaya, Ermeni ordusunu yeniden inşa etmeye, savaş etkinliğini artırmaya devam etmeliyiz.

Özverili hizmetiniz için teşekkür ederiz. Askerî görevlerimizi yüksek bilinç ve sorumlulukla yerine getirelim, birlik ve kırılmaz irademizle silah arkadaşlarımızın ve kutsanmış şehitlerimizin özverisine layık olalım. ”
Onik Gasparyan Ermenistan Genelkurmay başkanı

Yorumlar