Hüda Hüseyni: ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları Başkan’ın değişmesiyle değişmeyecek

25 il əvvəlin 20 noyabrı – müharibə başlayan gün

ABD PYD’yi dönüştürüyor mu?

POMPEO QAFQAZ DEYƏRKƏN AZƏRBAYCANI NƏZƏRDƏ TUTUB

Ömür Çelikdönmez: Yurtdışında Türkçe eğitim yapan üniversiteye ‘YÖK düşmanlığı’nın bir nedeni olmalı!

Gündem 18 Şubat 2021
86

YÖK ara sıra güzel işler yapıyor. Son olarak Yükseköğretim Kurumu, Türkiye’de eğitim veren yabancı uyruklu öğretim görevlilerinin ülkede çalışmaya devam edebilmesi için “B2” (Avrupa dilleri ortak çerçeve programına göre) seviyesinde Türkçe bilme zorunluluğu getirdi. Hakikaten alkışlanacak bir durum. Ancak aynı YÖK; Türkiye sınırları dahilinde, üniversitelerde Türkçe dışında herhangi bir yabancı dilde Üniversite eğitimi verilmesinden zerre kadar rahatsız değil. Neredeyse çıkıp “Türkçe’nin bilim dili standartları dışında olduğunu” iddia edecekler. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

12 Eylül darbe rejiminin kurumu olması nedeni ile bir türlü kabullenemediğim bu kurum, üniversitelerin akademik sürecine ne katıyor hep merak etmişimdir? “Akademisyen saltanatının çağdaş bir versiyonu” denilebilir. “Bir rektörün harcama yetkisi, padişahta dahi yoktu” desek yalan söylemiş olmayız. Bir rektör, isterse yedi sülalesini Prof, ilan edebilir. Bu nedenle tıpkı Osmanlı’daki beşik ulemasından farksız bir uygulama erki mevcut. Kimse kusura bakmasın, YÖK sütten çıkmış ak kaşık değil. İşte, pandemi sürecinde hangi bilimsel katkıyı verdiler? “Maske – mesafe – temizlik” kuralının ötesine geçebildiler mi? Bu milletin en çok ihtiyacı olduğu dönemde aşı üretebildiler mi? Dil, kültürün evidir… “Dil, insanın evidir”, demiş Heidegger. Önemli dilciler, sosyologlar, antropologlar dilin, kültürün en temel ögesi olduğu konusunda hemfikirler. Kültürün aktarılmasında, en etkili araç olan dil, insanın yarattığı ve onunla var olduğu dünyasıdır; değil midir? Dil dünyasının en ileri düzeyde kullanım alanı da kuşkusuz edebiyat alanıdır. Dil, malzemesi ne kadar güçlü ise edebiyatını o kadar zengin kılar, edebiyat ne kadar güçlü ise dilini o kadar yüceltir. Türkülerimizin gücü ve etkisi, dilimizden gelir. Türkiye’nin, Adriyatik’ten Çin Seddine uzanan medeniyet ekseninde Türkçe, en önemli kültürel varoluş ve bağımsızlık sebebi sayılır. Sömürgeci uluslar için dil, emperyalizmin beka davası. Bu açıdan Türkçe, Arapça başta olmak üzere, İngilizce, Almanca, Fransızca, Slavca ile kıyas edilmez ve onların yanında zemzemle yıkanmış kadar piri paktır. Yurt dışında eğitim dili Türkçe olan Üniversiteler… Yurt dışında eğitim dili Türkçe olan üniversiteleri ister sağdan ister soldan sayın, hepsi topu topuna bir elin parmağını geçmez. “Kırgız, Kazak hepsi boydur” hesabı. Türk Milletinin ve Türk Devletinin vatan toprakları üzerinde, güzelim Türkçeyi budamaya kararlı ayrık otları her tarafımızı sarıyor. Bugünü gören Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihinde Konya’da ünlü dil fermanını yayınlayarak, Türkçenin yeniden devlet dili olmasını sağladığı fermanında “Şimdengeru, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden gayri dil kullanılmaya!.. Uymayanların boynu vurula!..” diyerek Türkçenin ve Türklüğün Anadolu’da ve yeryüzünde ebediyen yaşamasında öncü olma şerefine erişti. Bu suretle resmi devlet işlerinde kullanılan Arapça ve Farsçanın hâkimiyetine büyük bir darbe vuruldu. Mesnevi’yi Farsça terennüm ve tekellüm eden “Fars etki ajanı” Celaleddin Rumi’ye karşı, “Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm /Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi” dizeleri ve “Derviş Yunus söyle sözü, yaş dolmuştur iki gözü / Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun” diyen Yunus Emre’nin güzel dili ile Türkçemiz yeşerdi. Mehmet Bey’in fermanı, Türk kültür tarihinin önemli olaylarından biri ve günümüzde 13 Mayıs tarihi her yıl Karaman’da Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. 2021 Yılı “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021 yılının “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” olarak kutlanmasına ilişkin genelge yayımladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete’de yer alan genelgede, Türk dili ve medeniyetinin temel taşlarından biri olan Yunus Emre’nin vefatının 700. yılı nedeniyle 2021 yılının, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alındığını hatırlattı. İnsanın aklına gelmiyor değil, UNESCO yapmasaydı ne olurdu? Herhalde “YÖK’ün gara cübbeli hocaları” kıllarını kıpırdatmazdı. “Tanınırlık”, “Denklik” bahane, Türkçe düşmanlığı şahane!.. Makedonya Cumhuriyeti’nin Bakanlar Kurulu’nun 23.06.2014 tarihli oybirliği kararı ile kurulmuş olan ve Makedonya’da faaliyet gösteren Uluslararası Vizyon Üniversitesi, Yükseköğretim Kurumu tarafından 22 Şubat 2017 tarihinde tanınmıştır. Yurt dışında Türkçe eğitim yapacağını açıklayan, aslı Türk nesli Türk, Makedonya Türkleri tarafından kurulmuş bir üniversite. Makedonya Türkleri’nin Yugoslavya dönemindeki kimlik mücadelelerini günümüze taşıyan yüce gönüllü insanların, kültürlerini dillerini geleceğe intikal ettirme düşüncesinden başka bir amaçları yok.

Anavatandan para-pul istemiyorlar; tek istedikleri bürokrasi ve mevzuat hazretlerinin gölge etmemesi. Kendi göbeklerini kendileri kesiyor. Kurda sormuşlar “boynun neden kalın; kendi işimi, kendim yaparım” demiş, bunların hikayesi de öyle. YÖK, “Tanınırlık” ve “Denklik” kıstaslarını esnetmesi ile emperyalist dillere karşı Türkçe öğrenimi yaygınlaştırmalı… Ülkemizde yurt dışından alınan ön lisans, lisans ve yüksek lisans derece ve programlarından alınan diplomaların tanınma ve denklik işlemleri, esas itibarıyla “Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme (Lizbon Anlaşması)” ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 7/p maddesine göre hazırlanarak 05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde, Yükseköğretim Kurulu bünyesinde yer alan “Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığı” tarafından yürütülüyor. Tanıma ve denklik işlemleri, doğası itibarıyla oldukça karmaşık bir yapıya sahip olup, pek çok paydaşla eşgüdümlü çalışmayı gerekli kıldığından bu süreçte, Dışişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Üniversiteler Arası Kurul (ÜAK), Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Türkiye ve yurt dışındaki üniversiteler, yargı organları gibi pek çok kurum ve kuruluşla iletişim ve istişare yapılmaktadır. 25.08.2016 Tarihinde YÖK’ün Denklik Birimi’nde ilan etmiş olduğu duyuru şu şekildedir:

Yurt Dışında Yükseköğrenim Görme Bazı aracı kuruluşlar, basın ve yayın organlarına vermiş oldukları ilanlarda, reklamını yaptıkları yurt dışındaki bazı üniversitelerin YÖK tarafından tanındığını da belirtmektedir. YÖK’ten onaylatmadan bu tür bilgilerin doğruluğuna kesinlikle inanılmamalıdır. Yurt dışındaki yükseköğretim kurumları, Kurulumuzca sürekli olarak değerlendirilmekte ve daha önceki yıllarda tanınmakta olan bazı üniversiteler hakkında tanımama kararı alınabilmektedir. Tanınmamasına karar verilen yükseköğretim kurumlarında daha önce öğrenimlerine başlayan öğrencilerin hakkı saklı kalmakta; ancak söz konusu tanımama kararının alınmasından sonra bu kurumlarda eğitime başlayarak diploma alanlara denklik belgesi verilmemektedir. Bu nedenle, yurt dışında eğitim almaya karar verdikten sonra Yükseköğretim Kurulu Denklik Birimine dilekçe ile başvurarak eğitim alınacak üniversitenin ve programın tanınıp tanınmadığı hususunda bilgi alınması gerekmektedir. Yurt Dışında Türkçe Eğitim Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla öğrenim dilinin Türkçe olduğu belirlenen programlar veya Yükseköğretim Kurulunca tanınan yurt dışındaki Türkçe yükseköğretim programları dışında (Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi haricinde), yükseköğretim kurumlarının açtığı ve öğrenim dili Türkçe olan programlardan alınan diplomalar için yapılan başvurular reddedilmektedir.’ YÖK Türkoloji Bursu: Yükseköğretim Kurulunun işbirliği ve/veya mutabakat zaptı imzaladığı ülkeler öncelikli olmak üzere, Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yurtdışındaki ülke ve yükseköğretim kurumlarında Türk Dili ve Edebiyatı, Türkoloji ve Türk Dili programlarında öğrenim gören ve bulunduğu ülkenin vatandaşı olan lisans öğrencilerine verilen bir burs programıdır. Demek ki YÖK, kriterler noktasında “adamına göre muamele” yapmaktadır. Bu yanlıştır! Yanlış hesap, Ankara’dan elbet döner. Uluslararası Vizyon Üniversitesine üvey evlat muamelesi… Uluslararası Vizyon Üniversitesi, Makedonya’da Makedonya Bakanlar Kurulu kararıyla (Tarih, Türkiye’deki yükseköğretim kurumu tarafından) 22 Şubat 2017 tarihinde tanınmıştır.

Dolayısıyla Makedonya Devleti’nin Bakanlar Kurulu Kararı ve YÖK’ün tanımasıyla Resmi olarak Türkçe eğitim, kayıt altına alınmış oldu. YÖK’ün 1982 yılında Kuruluş sürecinde almış olduğu bir karar var. Bu kararın yedinci maddenin altıncı fıkrasının ‘ç’ bendine göre “Yurtdışında Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalar dışında Türkçe eğitim yapılamaz” gibi saçma sapan bir madde var. Cumhurbaşkanı’nın ve UNESCO’nun 2021 yılını “Türkçe Yılı” ilan etmesi ile bu madde tamamen çatışıyor. Şimdi YÖK teknik biriminde özellikle bu maddeden hareketle yanlış anlayarak, maddeyi yanlış okuyarak yurtdışında korsan Türkçe eğitim yapılması ile mücadele etmeleri gerekirken, yasa ile kurulmuş bir üniversite olan Makedonya’da Türkçe eğitim yapma hakkı elde etmiş üniversite ile uğraşmaları sebebinin altında siyasi gerekçeler yatıyor olabilir mi? Acaba hangi üst düzey siyasi, yönetim kurulu üyesi olduğu üniversitenin çıkarını korumayı, Türk milletinin kadim dilinin çıkarının üstünde görüyor? Kimse statüsüne güvenmesin; keser döner, sap döner. YÖK üyeleri ile temasta olan bir çok eğitim danışmanının, yurtdışında korsan Türkçe eğitim yaptırıp, “YÖK’ten rüşvet ile denklik aldığı” iddialarının soruşturulması gerekmez mi? Makedonya’da resmi olarak Türkçe eğitim yapma hakkı elde etmiş olan bir üniversiteyi engellemek için bazı siyasi aktörler ile bu çıkar çevrelerinin müşterek buluşma noktasının “Türkçe Düşmanlığı” olması manidar değil mi? Uluslararası Vizyon Üniversitesi’nin resmi olarak Türkçe eğitim yapma hakkı elde etmiş olduğu eğer YÖK tarafından onaylanırsa Balkanlar’da ve Doğu Avrupa’da korsan olarak, hatta hiç eğitim yapmadan öğrenciye Türkçe eğitim yapıyormuş gibi diploma veren bütün üniversiteler yani para tuzakları devre dışı kalacak. Bunun için YÖK’teki bu eğitim danışmanlarıyla çalışan bazı üyeler ve memurlar, Türkçe’nin Balkan coğrafyasındaki Uluslararası Vizyon Üniversitesi’ni engellemek adına muazzam bir mücadele veriyor Ağaca balta vurmuşlar, “sapı bendendir” demiş! Türk kamuoyu YÖK’ün bu yanlıştan dönmesini bekliyor.
Ömür Çelikdönmez

Yorumlar