AVRUPA BİRLİĞİ’NİN İRAN YAPTIRIMLARINI “BYPASS” PLANI

İran dost mu, düşman mı?

Сербия завершила подготовки к Турецкому потоку

Strateji kommunikasiyanı sürətlə öyrənməliyik

Ömer KUL: Türkiye’de Çin basın-yayın propaganda faaliyetleri

Gündem 21 Şubat 2021
123

Küresel hegemon güç olma sevdasındaki Çin Halk Cumhuriyeti’nin tarihsel negatif imajını düzeltmek adına önem verdiği ve “yumuşak güç” olarak kullandığı argümanların en önemlisi basın-yayın ve sosyal medya faaliyetlerinden oluşmaktadır.
Türkiye’de Çin basın-yayın propaganda faaliyetleri
Bu bağlamda başta Orta Asya, Afrika ve Latin Amerika’da ciddi faaliyetler içerisinde olan Çin’in Türkiye’yi es geçmesi tabi ki düşünülemezdi.

Çin Komünist Parti (ÇKP) yönetimi, Türkiye’de TV, radyo ve dergiler yanında sosyal medya üzerinden de propaganda yapmakta, bunun yanında Konfüçyüs Enstitüleri gibi kuruluşlar üzerinden de bu faaliyetlerini desteklemektedir. ÇKP bu türden faaliyetlerini 2001 yılında açıkladığı “dışa açılma stratejisi” ile koordineli olarak yürütmektedir. Amacını da “Çin’in barışçıl, yardımsever, ülkelerin içişlerine karışmayan, geleceği birlikte inşa etme arzusunda olan, insan haklarına saygılı” bir devlet olduğu propagandasına dayandırmaktadır.

Çin’i yakinen takip edenler, uygulamalarıyla söylemlerinin hiç mi hiç uyuşmadığını zaten bilmektedir. Başta “insan haklarına saygı” ifadesi olmak üzere barışçıl, yardımsever, ülkelerin içişlerine karışmama prensibi ve geleceği birlikte inşa etme gibi sloganların günün sonunda sadece Çin’in menfaatine hizmet ettikçe kullanıldığını, lakin arka planda bu sloganların tam tersi icraatlar yapıldığını göstermektedir.

ÇKP’nin Doğu Türkistan, Tibet ve Hong Kong’daki uygulamaları ile Falungong hareketine karşı takındığı tavır “insan hakları ihlalleri” bakımından dosyasını ciddi kabarık bir devlet haline getirmiş, barışçıl sloganının Hindistan ve Tayvan’a karşı tutumu ile bağımsız Türk devletleriyle sınır problemlerinin çözümündeki tavrı veya diğer devletlerin içişlerine karışmama sloganını Sudan ve Myanmar’daki askeri darbelere yaklaşımı incelendiğinde sadece sözde kaldığı görülecektir. Geleceği birlikte inşa etme sloganı ise sadece “Kuşa-Yol Girişimi” incelendiğinde Çin lehine bir gelecek inşa etme faaliyetlerinin yattığı görülecektir.

Zikredilen konular hem çok teferruatlı hem de bir yazıya sığmayacak kadar geniş olduğundan asıl konumuz olan “Çin’in Türkiye’de basın-yayın faaliyetleri”ne dair kanaatlerimizi siz değerli okurlarımızla paylaşmak istedik.

ÇKP yönetimi bilhassa Türkiye’deki kötü imajını düzeltmek adına medyayı etkili bir biçimde kullanmaya devam etmektedir. ÇKP’nin Türkiye’deki yayın içeriklerinin veya haber bültenlerinde verilen mesajların incelenmesi ÇKP’nin neyi, nasıl ve ne şekilde işlemekte olduğuna dair ciddi ipuçları verecektir. Bu bağlamda okurlarımıza http://turkish.cri.cn/ internet sitesini veya China Today Türkiye dergisini incelemelerini tavsiye edelim.

Öncelikle Çin’in basın-yayın faaliyetlerine milyonlarca dolar harcadığını ifade etmek yerinde olacaktır. Çin faaliyetlerinde Xinhua, China Central Television, China Radio İnternational ve China Daily gibi dört ana medya organını kullanmaktadır.
Yurtdışında yaptığı bütün faaliyetlerini bu ana kuruluşlar üzerinden yürütmektedir.

Çin’in radyo, tv ve film konularındaki en üst kurumu olan SARFT (The State Administration of Radio Film and Television) 2001 yılında dönemin Çin devlet başkanı Jiang Ze-min’in talimatıyla “dışa açılım” projeleri uygulamaya koymuştur. 2011 yılında ise the Xinhuanet Corporation LTD üzerinden Çince’ye ilave olarak internet üzerinden İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Arapça, Japonca, Korece, Tibetçe ve Uygurca dillerinde yayın yapan http://news.xinhuanet.com sitesi kurulmuştur. Bununla da yetinmeyen ÇKP yönetimi People’s Daily, Shanghai Daily, Caixin Online, Global Times vb. çok sayıda İngilizce yayın yapan internet sitesi kurmuştur.

Bununla birlikte Çin sosyal medyayı da etkili bir şekilde kullanmaktadır. Bu bağlamda Afrika kıtasına özel önem verdiğini belirtmek yerinde olacaktır. ÇKP’nin Türkiye’de medya alanındaki yatırımlarının tek taraflı ve Çin’in mutlak hakimiyet kurduğu bir alan olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Çin’in Türkiye’de medya alanında onca propaganda yatırım ve faaliyeti olmasına rağmen kamuoyundaki algısı her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. Bu durumun başta Doğu Türkistan’da yaşananlar akabinde ise Çin’in dünya kamuoyu nezdindeki kötü imajının bir sonucu olduğu söylenebilir.

ÇKP’nin Türkiye’ye yönelik basın-yayın faaliyetleri öncelikle Çin’den başlamış akabinde Türkiye’deki radyo ve dergi gruplarıyla yapılan yayın anlaşmalarıyla devam ettirilmiştir. Bununla da yetinmeyen ÇKP yönetimi Türkiye’de internet sitelerini hayata geçirmiş, akabinde http://turkish.cri.cn/’yi kurmuştur. Hali hazırda CRI Türkçe, Yön Radyo üzerinden İstanbul, Bursa ve Kocaeli dahil 10 şehirde yayın yapmaktadır. Yön Radyo ile yapılan anlaşma kapsamında aynı programlar Ankara’daki Radyo Özgür2’den de yayınlanmaktadır.

Çin medya organizasyonu GB Times Medya, 2013 yılında Türkiye’de ofis açarak faaliyetlerini hızlandırmış ve ilk medya yatırımı Radyo Mega ile yapmıştır. Bir başka anlaşma ise İstanbul merkezli Radyo Mega3 ile yapılmıştır. Radyo Mega, Çin Uluslararası Radyosu Türkçe Servisi’nden aldığı programları Türkiye’ye uyarlayıp dinleyicilerine aktarmaktadır. Programlarda yer verilen Türkçe şarkıların ardından Çin’le ilgili yirmi-otuz saniye süren propaganda bilgileri yayınlanmaktadır. Haber bültenlerinde ise ağırlıklı olarak Çinli devlet yetkililerinin uluslararası konularla ilgili yaptıkları açıklamalar ve diğer ülkelerin devlet yetkilileriyle yaptıkları görüşmeler propaganda amaçlı servis edilmektedir.

CCTV News ile D-Smart ve Teledünya platformu üzerinden Türkiye’deki izleyicilere ulaşmakta olan Çin’in, CTV televizyonu yayınlarına https://www.youtube.com/user/chinatvturkish adresinden ulaşılabilmekte, kanalın ayrıca facebook sayfası (https://www.facebook.com/pages/CTVT%C3%BCrkiye/1479978998952442) da bulunmaktadır.

Çin’in TRT ve Anadolu Ajansı ile haber ve temalı programlar yapma konusunda bir işbirliği anlaşması bulunduğu da bilinmektedir.

2010’un sonlarında ise China Today Türkiye (tamamı Türkçe) yayın hayatına başlamıştır. Diğer dillerde ayda bir yayınlanan dergi Türkiye’de 2 ayda 1 sayı (Yılda 6 Sayı) olarak hazırlanmaktadır. Dergide başta Uygur Özerk Bölgesi’yle ilgili algı oluşturmak amaçlı ciddi propaganda yapılmaktadır.

Çin bütün bunların yanında sosyal medyayı da etkili kullanmaktadır. Bu bağlamda Çin Uluslararası Radyosu’nun “http://turkish.cri.cn” adresindeki Türkçe internet sitesi Aralık 2003’te yayın hayatına başlamıştır. İnternet sitesinde, Çin’in savunma politikaları ve Çin ordusunun faaliyetleriyle ilgili haberlere sık sık rastlanmaktadır. Bu haberlerde, Çin ordusunu çok güçlü olduğu propagandası yapılmaktadır.

Çin’in sosyal medyada; CRI Türkçe’nin facebook hesabı (https://www.facebook.com/pages/CRIT%C3%BCrk%C3%A7e-Servisi/168508139975104) ve twitter hesabı (https://twitter.com/CRI_Turkish), CTV’nin youtube hesabı (https://www.youtube.com/ user/chinatvturkish) aktif olarak kullanılmaktadır.

Radyolarda veya internet sitelerinde yayınlanan haber, yorum ve bilgilerin büyük bir bölümü merkezi bir sistemle hazırlanmakta ve Çin’in imajını düzeltmeye matuf propagandalardan oluştuğu da görülmektedir. Bütün bunlara gönüllü olarak Çin muhipliği yapan kişi, kurum ve kuruluşları kattığımızda ÇKP yönetimin Türkiye’de basın-yayın yolu ile nasıl bir propaganda ağı kurduğu daha net anlaşılacaktır. Türkçe yayın yapan çok sayıda internet sitesi ve mobil uygulamalarının bulunduğu da dikkate alındığında Türkiye’de neden Doğu Türkistan’daki soykırım ana akım medyada yer bulmuyor sorusuna bir cevap verilmiş olacaktır.

Çin’in Türkiye’deki basın-yayın faaliyetlerinin tek taraflı olduğu görülmektedir. Bu durumda cevaplanması gereken bir başka soru; Çin, Türkiye’de bu denli basın-yayın faaliyeti yapabilirken Türkiye, Çin’de “karşılıklı mütekabiliyet esası”na göre bu türden faaliyetler yapabilmekte midir?

Burada ifade edilenlerin tehlikenin sadece görünen kısmı olduğunu ifade ile yetinelim…

Not: Konu hakkında geniş bilgi için Veli Boztepe’nin “Bir Yumuşak Güç Kaynağı Olarak Türkiye’deki Çin Medyası” (Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C.16/S.4, (2016), s.93-110) ve Fatih Sadırlı’nın “Çin Medyasında Çin Örgütlenmesi” (http://www.gercekhayat.com.tr/medya/turk-medyasinda-cin-orgutlenmesi/ (21.02.2021) adlı makale ve araştırma yazılarına bakılabilir.

Yorumlar