SƏRKİSYANIN İSTEFASINDAN KEÇƏN 1 İLDƏ YENİ DETAL NƏDİR?

Rusya’nın yıldız oyuncusu: Türkler dünyanın en iyi taraftarları!

AB KARŞITI İKEN AVRUPA PARLAMENTOSU İÇİN YARIŞMAK

Ukrayna’da, Poroşenko devlet başkanlığı koltuğunu kaybetti

Olası Menbic Harekatı ve Suriye’deki terör örgütü pkk

Gündem 12 Ekim 2018
256

Öncelikle çok yeni bir olaymış gibi gösterilen Menbic’te kazılan hendeklerden bahsetmek istiyorum.
Menbic’in etrafındaki hendekler ve toprak bariyerler yeni değil.
İlk olarak 2015 yılında terör örgütü IŞİD kentin kuzeybatısına doğru Türkiye’den gelebilecek bir saldırıya karşı toprak barikatlar kurmuştu. Yaklaşık 3 ay süren Menbic Harekatı’ndan sonra ise Fırat Kalkanı’nın başlamasının ardından pkk terör örgütü Menbic’in kuzeyine hendekler kazdı ve toprak bariyerler oluşturdu, çeşitli bölgelere mayınlar ve EYP’ler döşendi.
Zeytin Dalı Harekatı’nın başlamasının ardından da kenti tamamen çevreleyecek şekilde toprak bariyerler kurdular.
Menbic’te pkknın yaptığı hazırlıklar yeni değil ve açık açık biliniyor. Her an başlarında ABD askerleri yok bu hazırlık çabalarına önleyici saldırılarla karşılık vermek gerekir ancak Menbic’ten Irak’a kadar olan araziyi ABD kendi toprağı gibi gördüğü için diplomatik yollarla hemen bunu önlemeye çalışır.
Şu anda da ABD’li askerlerin belirlediği doğrultuda yeni savunma hatları kurma ve etrafı EYP’ler ve mayınlarla doldurma çabasındalar, bugün ABD’nin Menbic’e yolladığı yeni 7 buldozer de bunun en iyi kanıtı. Muhtemelen pkknın, doğu ile bağlantısını sağlayan Tişrin Barajı ve Kara Kavzak köprüsü rotalarının etrafına yoğunlaşarak olası harekatta teröristlere ikmalin gideceği ve TSK’nın ilerlemesi sonrası kaçacakları güzergahı emniyet altına almaya çalışıyorlar.
ABD, ortak devriye olayıyla yaz başından beri Türkiye’yi oyalayıp duruyor ve pkk terör örgütüne zaman kazandırıyor.
Sünni Araplardan oluşan Menbic halkı ise pkk terör örgütüne karşı büyük bir nefret besliyor ve bir an evvel bunlardan kurtulmak istiyor. Menbic ele geçirilirse bugüne kadar TSK’nın halk tarafından en sevildiği yerlerden biri Menbic olabilir çünkü halk ve aşiretlerin Türkiye’den yardım beklediği açık açık biliniyor.
Harekat kısmına gelirsek Fırat kıyısını saymazsak Menbic ve çevresinin arazisi düz ve ufak tepelerden oluşuyor, Afrin gibi bizi zorlayacak arazi şartlarına sahip değil. Sacur Çayı geçilip Muhalif ve TSK birlikleri karşı kıyıda iyice konuşlanmalarının ardından yoğun hava ve topçu desteği ile rahatça güneye inme imkanına ve Kara Kavzak köprüsünü kesme imkanına sahibiz.
Batıdan ise pkk terör örgütü ile geniş bir cephe hattına sahibiz ve sınır hattındaki bazı tepeleri saymazsak arazi bu bölgede de düz. Terör örgütü pkknın ilk savunmasını aşıp tepeleri ele geçirdikten sonra Menbic’e kadar bir engel yok.
Anlayacağınız TSK’nın yaklaşık 70 kilometrelik bir hattan şiddetle düzenleyeceği bir saldırı sonucunda rahatlıkla Menbic’e ulaşmak ve kuşatma altına almak mümkün. Menbic’i muhasara etmek için kent etrafında ilerlerken bir yandan da Fırat kıyısını takip edip pkk terör örgütünün son ikmal hattı olan Tişrin barajı hattını kesip doğrudan ikmal hattını olabildiğince hızlı şekilde kesmek gerekir.
Terör örgütü pkk özellikle bolca ATGM atışı yaparak zırhlı birliklere kayıp verdirip bunun propagandasını yapma çabasında olacak. ATGM, keskin nişancı ve havan topu atışları ile yıpratma çabasında olacaklar.
Şehrin yapısı ve genişliği savunmaya uygun ancak pkk terör örgütü Menbic-Fırat arasında savunma hattı oluşturup tutunamazsa kendisinden nefret eden bir halkla uzun süre burada kuşatma savaşı veremez ve bu yüzden ne yapıp ne edip belli bir savunma hattı tutmaya olmazsa güney-güneydoğuya çekilerek Tişrin Barajı eksenindeki köprübaşını bölgedeki ufak ABD üssü sayesinde tutmaya ve hem silah hem de eleman güçlerini doğuya aktarmaya bakacaklardır.
Aslına bakarsınız batıdan ve kuzeyden ilerlerken pkk terör örgütünün hem Fırat üzerinden hem de Suriye Ordusu bölgesi üzerinden yardım alabilmesini önlemek için doğrudan kente yönelmeden hızlıca kırsaldan bölgeyi kuşatacak şekilde hareket etmek gerekli. Yoksa Afrin’de olanın benzeri olacak, Suriye Ordusu bölgesi üzerinden yardım alacaklar, işler zorlaşınca da Menbic’e yerleştirdikleri kendi kitlelerini araya katıp sivil kalabalığın arasında kaçacaklar.
Afrin’deki 15 bin militandan 5 bin kadarı öldürülmüştü, 10 bini ise ya hücre yapılanmalarına karıştı yada Nubl Zahra üzerinden Menbic’e ve ötesine kaçtı.
Halk desteğinin 0’a yakın olduğu Menbic’te pkk terör örgütü, Türkiye’nin kararlı olması ve ABD yada Rusya-Suriye’nin müdahil olmaması halinde uzun süre bölgede tutunamaz ve er yada geç doğuya kaçmak zorunda kalır.
2017 mart ayında Fırat Kalkanı’nın bitmesinin ardından doğuya yönelmeye başlamıştık ve hemen Suriye birlikleri Menbic’in batısına konuşlanıp harekatın kesilmesini sağlamıştı, kuzeyde ise ABD askerleri vardı böylelikle harekat başka bahara kaldı.
Harekat için en büyük sorun Rusya ve ABD gibi iki büyük güç. Ellerinden geldiğince harekatları erteletip, harekat olduğunda da teröristlerin kaçabilmesini sağlıyorlar.
Açıkçası pkklı teröristleri büyük bir kıskacın içerisine alıp yok etmek istiyorsak bu harekatı sadece Menbic’le sınırlı tutmamak ve en azından Tel Abyad-Ayn el Arab hattından da güneye doğru harekata başlayarak sayısı on binleri rahatlıkla geçecek büyük bir terörist grubunu ilerlemeye uygun düz bir arazide sarabilir ve Fırat nehrine doğru iki taraftan sıkıştırabilir ve imha edebiliriz.
Tabi bu ölçüde bir harekata büyük miktarda TSK ve Muhalif birliğinin katılması gerek ve pkk terör örgütünün ağırlığının yoğunlaştığı Haseke’den gelebilecek karşı saldırılara karşı hazırlanıp Rakka’ya kadar inmek gerek.
ABD için en önemsiz pkk bölgesi olan Afrin için ABD’nin ve batılı ülkelerin yaptığı tantanayı, kara propagandayı, engelleme çabalarını biliyorsunuz. Menbic ve ötesine yönelik herhangi bir harekat durumunda ellerindeki her türlü kozu kullanacaklardır, siyasi, ekonomik, askeri açıdan karşılık vermeye çalışacaklardır. Silah satışları konusunda batıdan ambargoların dahi gelebileceği söyleniyor.
Harekat olacaksa önceki harekatlardan da gördüğümüz üzere yaklaşmakta olan seçim öncesi en uygun zaman gibi duruyor. Ayrıca pkk terör örgütü dikkatini bölgesinin uzak ucuna Deyr ez Zor güneyine vermiş ve Rakka kırsalı, Haseke güneyi ve Deyr ez Zor kırsallarında asayişi sağlamakta zorluk yaşarken batıdan ve olabilirse kuzeyden saldırıya uğraması bu esnada hali hazırda Kuzey Irak’taki TSK gücünün de hareketlenmesini eklersek pkk terör örgütünü sıkıntılı bir durumda bırakabiliriz.
En büyük engel ABD ve sonrasında ise pkk terör örgütünün yok olmamasını Türkiye’ye karşı bir koz olarak durmasını isteyen Rusya ve onun güdümündeki Suriye’nin işin içine müdahil olmasıdır. 2017 baharında olduğu gibi bir anda Menbic’in sınır hatlarının kimisinde ABD askeri kimisinde Suriye askeri görebiliriz.
Bölgeyi çabuk ele geçirebilmek için pkk terör örgütünün kaçacağı bir güzergah bırakılmamalı, kapsamlı kuşatma harekatı izlenip hepsi imha edilmeli. Kaçan düşman elbette bir yerde durup savaşacaktır. Bu örgütün ana hedefi Türkiye ve sahip olduğu tüm arazi, stratejileri, planları, hazırlıkları buna göre sen bunu doğuya doğru sürersen sıkışan düşman köşeye sıkıştırılmış gibi başka bölgelerden olanca gücüyle sana saldırmaya kalkacaktır. Harekatlar Fırat’ın ötesine devam etse de imha harekatı olmadığı müddetçe bu gücün kaçabileceği hat bırakılması sonucunda teröristlerin destekçi kitlelerinin yoğun olduğu Haseke’ye ve Kuzey Irak’a doğru sıkışmalarına yol açılacaktır ve bölgede şiddetli savunma yapabilmeleri ihtimali doğacaktır. 3 senede ABD ve müttefiklerinden edindikleri ATGM, MANPADS gibi silahları yoğun şekilde Kuzey Irak’a aktarıp ülkemize doğru yönelmelerine yol açacaktır ve bunların bolluğu ile hemen her şeye ATGM atar hale geleceklerdir. Menbic, Rakka kırsalı gibi yerlerde pkk terör örgütü kapsamlı harekatlarla doğuya kaçamadan imha edilmeli ancak Fırat kıyısından başlayıp Irak sınırına kadar uzanan en az 4’ü hava üssü olmak üzere 10’dan fazla ABD’ye ait büyük üslerin bulunduğunu düşünürsek gemileri yakmadan bu ölçüde büyük bir harekat kararı almak ve kaçış yolu bırakmadan hepsini imha etmek stratejisini uygulamak zor görünüyor. Çünkü ABD onlarca milyar dolara mal olan terörist devletçiğini ne yapıp ne edip resmi statüye kavuşturma derdinde, Rusya ve Suriye bile buna razıyken harekatı düzenlemek ve ilerlemeye devam etmek konusunda bolca engele sahibiz.
Şöyle de bir durum var ki zamanında 10 bin civarında militandan bahsederken zamanla 30-40 bin 70 bin derken biz özellikle siyasi sebeplerden dolayı harekat düzenleyememiş yada çok geç yapmışken şu an 85 bini bulan yakında 100 bini geçmeye doğru giden pkk terör örgütüne müdahale etmeden geçen her gün bizim aleyhimizedir. Bataklık tamamen kurutulmadığı sürece kısmi olarak yapılacak müdahalelerle sıtmayı yok etmek mümkün değildir.
Şu an için pkk terör örgütü binlerce ATGM’ye ve on binlerce mühimmata sahip olabileceği düşünülüyor, ABD’nin Javelin bile verdiğini düşünürsek ve bunu sadece terör örgütü IŞİD’e karşı değil, ileride TSK ile pkknın girebileceği büyük çarpışmalar düşünülerek verdiğini düşünürsek böyle bir sayıya rahatlıkla ulaşılabilir. Hali hazırda binlerce silahlı pikapa, son 2 senedir yapılan hibelerle birkaç yüz zırhlı araca sahipler. Binlerce havan topu ve el yapımı roket sistemine sahipler.
ABD’nin verdiği kaliteli anti materyal keskin nişancı tüfekleri, piyade silahları, anti tank mayınları ve patlayıcılara sahipler.
Son 2 senede terör örgütü pkkya en az 20 bin tırlık askeri malzeme yolladılar belki 2015 başından beri olanlar ve gizlice ufak gruplar halinde yollanan takviyeler 25-30 bini bulabilir. 5000’e yakın kargo uçağı ve helikopter inişi ile de pkkya ekipman getirildiğini unutmamak gerekir. Peşmergeye verilen malzemelerden de azımsanamayacak miktardaki kısmı hem Suriye ypg-pkksına hem de dağ kadrosuna da yollandı. Tank, top ve Grad ekipmanlarının pek fazla olmadığı düşünülüyor. En fazla 20 civarında tank bir o kadar da top ve belki birkaç da BM-21 Grad bataryası olabileceği sanılıyor ancak temkinli olmak gerekir.
Örneğin 2013’te Suudi Arabistan Şam’daki Ceyşül İslam’a yüzlerce askeri araç, ATGM ve MANPADS’ler, büyük miktarda mühimmat hatta Ürdün üzerinden 9K33 Osa hava savunma sistemi bile yollamıştı.
Şimdi Ürdün üzerinden böyle bir sevkıyat olduğunu dünyanın büyük kısmının bundan habersiz kalabildiğini yada habersiz kalmasının sağlandığını düşünürsek ABD’nin de benzer bir şekilde gizliden gizliye pkk terör örgütünü daha ağır silahlarla donatmış olabileceği ve peşmergeyle birlikte yada peşmerge görünümündeki bazı ypg-pkk ve dağ kadrosu gruplarını eğitmiş, hazırlamış olabileceği ihtimali doğuyor.
Suudi Arabistan’ın en az 2 senedir açık açık pkk terör örgütü ile görüştüğünü Mısır, Suudi Arabistan ve BAE üçlüsünün Suriye pkksını korumak ve güçlendirmek için askeri yardımlar yapmak hatta bölgeye asker yollamak için ABD’ye göz kırpmaları bunların da el altından pkk terör örgütüne destek verebileceği ihtimalini ortaya çıkarıyor.
Savaşın ilk yıllarında ABD ve müttefikleri Hırvatistan, Bulgaristan, Romanya Ukrayna gibi eski doğu bloku ülkelerinden Sovyet yapımı silahları temin edip rahatlıkla Muhalifler’e iletmişlerdi bu yüzden benzer bir şeyi pkk terör örgütü için de uygulayabilirler.
Terör örgütü pkkyı Suriye ve Irak’ta yok etmeye yönelik kapsamlı harekatlar da beklenenden fazla kayıplarımızın olabilmesi ihtimali maalesef ki bulunuyor. Sahip oldukları kalabalık militan sayısı, ABD başta olmak üzere pek çok batı ülkesinin özel kuvvetlerinden aldıkları eğitimler ve Suriye sahası için mükemmel sayılabilecek tanksavar ve piyade silah sistemleri ciddi tehlike oluşturmaktadır. ABD izin verdiği an sayısız ATGM’yi rahat rahat uçan kuşa bile atmaları mümkün.
Bütün bu sebepleri düşününce olabilecek bir harekat veya kapsamlı harekatlar serisinde pek çok zorlukla karşılaşabiliriz ve batıdan, komşu ülkelerden, Körfez ülkelerden kaynaklanacak siyasi ve ekonomik baskılara maruz kalabilir, askeri konuda tehditler de alabiliriz.
Dünya genelinde muazzam bir propaganda dalgası ile 4 senede abartılan çakma kahramanlara dönüştürülüp sempatik gösterilen ypg-pkk terör örgütü her geçen gün resmiyet kazanma hususunda ilerliyor ve askeri açıdan da aynı şekilde güçlendiriliyor.
Zaman aleyhimize işliyor bugün bu harekatlar olmazsa yarın daha büyük ve daha tehlikeli bir terör sorunu ile karşılaşacağız. Özellikle pkk terör örgütü özerklik konusunda resmiyet kazanmak ve bu sayede Türkiye’nin müdahale etmesi halinde Suriye ve Türkiye arasında savaş çıkartmak konusunda çaba içerisinde. Olası harekatta da intikam için ülkemizin güneydoğusunda ve batı bölgelerde saldırılar düzenleme çabasına girebilirler bu yüzden dikkatimizi ve tedbirlerimizi iyice arttırmak gerekmektedir.
Umarız ki harekatlar olur ve en az kayıp vererek Suriye Irak’ta aleyhimizde kurulmaya çalışılan terör devletçiklerini ve sayısı yüz binleri bulan teröristleri ortadan kaldırırız.
Çağdaş gündem

Yorumlar