KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Nesrin Kıratlı: SEÇİMLERDEN SONRA HER ŞER’ de BiN HAYIR OLSUN

Nesrin Kıratlı: SEÇİMLERDEN SONRA HER ŞER’ de BiN HAYIR OLSUN

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
8 0

Bulgaristan seçim sonuçlarını ve kurulacak hükümette yer alacak partileri aylar öncesi tahmin ettiğimi konuyu paylaştığım arkadaşlarım bizzat çok iyi biliyorlar.
Konular Rus matruşkalar gibi beynimde birbirini kovalıyor.
Öncelikle Bulgaristan’ da kalanlar ve mecburen gitmek zorunda kalanlar açısından değerlendirdiğimizde;
Bulgaristan’ da kalanlarda Türk milli şuurunun giderek azaldığı ve bazı bölgelerde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını yapmış olduğum Olgubilime dayalı anadili çalışmalarımda bizzat görmekteyim.
Bulgaristan’ da anadilimiz karanlık bir döneme girmiş, pekçok anneler, neneler ve aydın görünenler çocuklarıyla, torunlarıyla Bulgarca konuşmaktadır.
30 yılı aşkın bir süreçte gençlerin düşünce dili Bulgarcaya yönelmiş,önemli makamlarda olanların ise çoğunun kendilerini Türkçe ifade edemediği bir gerçektir..
2005-2009 döneminde Eğitim Bakan Yardımcısı görevinde bulunan ve yeni parlamentoda tekrar yer alacak Türk asıllı vekil, Türk dili toplantılarında Bulgarca konuşmayı tercih edip daha kolay kendini ifade edebiliyorsa burda güneş batmıştır.
2005-2009 yıllarında Eğitim Komisyon Başkan Yardımcısı ve hükümette olan HÖH’ ün ihrac edilen Türk asıllı başkanı döneminde , anadilimizin zinciri koptuysa, orada güneş batmıştır.
İsim değiştirme, asimilasyon sürecinde milli kimlikleri uğruna ölen şehitlerimizin köylerinde anadilimiz okunmuyorsa, orada güneş batmıştır.
Türk STK başkanı temsilcisi ünvanın taşıyan şahıslar, Türkçe konuşamıyorsa, çocuklarıyla Bulgarca iletişim kuruluyorsa orada güneş batmıştır.
Türkiye yetkililerimizin yapmış olduğu etkinliklerde katılımcılar aralarında Bulgarca konuşuyorsa, orada güneş batmıştır.
Özetle güneş batmıştır.
Asimilasyon ve göç olgusu yaşayan Bulgaristan Türklerinin soyo kültürel yapısı Osmanlı-Rus savaşı sonrası her dönemde farklılıklar arzetmiş, iniş ve çıkışlar olmuştur, ancak hiç bir dönemde anadilimiz bu denli ÖNEMSİZLEŞTİRİLMEMİŞTİR.
Berlin duvarının yıkılmasıyla Demokrasi sistemine geçen Bulgaristan’ da gizli bir el Türklerin bugüne kadar komunizmin narkozundan ayılmasına engel olmuş, sistematik olarak derin derin çalışmıştır.
Oysa, Bulgaristan Cumhuriyetinin 1991 Anayasası 3.ncü madde, 2.nci fıkrasında tanınan anadili hakkı 10 yıl önce görüşmüş olduğum pekçok kişi tarafından bilinmiyordu.Görünen o ki halkımız konuyla ilgili bilinçlendirilmemiştir. Bazı kimseler hala Türkçe konuşmanın yasak olduğuna inanmışlardır..
Sistem öylesine çalışmış olmalı ki, bugün sosyalizm yanlısı bir Cumhurbaşkanı ve etrafında kurulacak hükümetin görev alması beklenmektedir. Peki Türklerin yoğun olduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi bu tablonun neresende sorusunu soranlara, seçimi kazanan Harvard’lılar HÖH ile müzakere dahi yapmayacaklarını açıklamışlardır.
Her şerde bin hayır vardır. Kimbilir? Belki de Türkler anca güneşin battığının farkına varabilecekler? Ancak, bugün milli kimliğimiz uğruna ölmek isteyenler çıkar mı çıkmaz mı tartışılmalıdır…?
Diğer matruşkaya bakacak olursak ?
1989′ da dönemin Devlet Bakanı Konukman’ı hayrete düşürenler, bugün de bazı Türkiye siyasetçilerini hayrete düşürmüş olamazlar mı?
Bulgaristan siyasetinden bihaber olan Bulgaristan doğumlu bazı Akademisyenler,menfaat gözetleyen bazı Dernekler v.s. Türkiye’ de hatalı algılar oluşturup, Bulgaristan’ daki ırkçı milliyetçilerin uyanışına, Türkiye Cumhurbaşkanımıza karşı aşırı negativizm oluşumuna sebep olmuşlardır.
Diğer Balkan ülkelerine nazaran “Osmanlı negativizmi”Bulgaristan’ da giderek tırmanmaktadır. Globalleşme sürecindeki milliyetçilik, dünya genelinde bir sessizliğe girmişken, Bulgaristan’da tam aksine daha da artmaktadır.
Bulgaristan bizim vatanımız, Türkiye ise atavatanımızdır. Her ikisi de kalbimizdedir. Ancak, Bulgaristan Türklerinin siyasi, sosyal, dini, kültürel statülerini her iki ülkemizde iyi bilmek ve ayırmak gerek.
Türkiye’de Türk olmak kolaydır, mesele Bulgaristan’ da azınlık olup Türk kalabilmektir. Genellikle seçim dönemlerinde Bulgaristan’ da kalan kardeşlerini hatırlayan siyaseti ön plana alan göçmenler , kalanlara fayda yerine zarar vermektedir.
Atatürk’ ün 1931 Balkan Konferansında ifade ettiği sözleri dikkate alarak, siyasi kavgalardan uzak, kardeşçe yaşamayı hedeflemeliyiz.
Zira, Bulgaristan’ da halklar arasında sorun yoktur, hatalı politikalar halkları düşman etmektedir.
Gönül coğrafyamızda yüzyıllardır var olan Türk kimliğimiz ve kültürümüzün daha nice yüzyıllar yaşaması için, siyaset mühendisliğinden ziyade, gönüllere erişmek esastır.
Siyaset gelip geçici ve bir tercihtir, Türklük ise kaderdir.
Bulgaristan Türk toplumunun kim olduğunu anlayabilmek için öncelikle etnik ve ulus kimlik kavramlarının anlamları üzerinde durulmalıdır. Kimlik sorununa tarihsel açıdan ziyade çağdaş sorun olarak yaklaşılmalıdır. Bulgaristan Türklerinin kimliği tehdit altındadır ve buna sebep olan etkenler göz ardı edilmemelidir.

Bulgaristan’da doğmuş ve sahadaki gerçekleri gören ve bilen biri olarak, Bulgaristan politikasının matruşkalar misali uzmanlarca ele alınmasını ve revize edilmesinin güneşin tekrar doğması için isabetli olacağına inananlardanım .
Nesrin Kıratlı

Nesrin Kıratlı Kafkassam

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir