Putin’in Suriye’deki Siyasi Süreci Tekeline Alma Arzusu

Էկոլոգիական աղե՞տ, թե՞ «պլանային կանգառ». Թեղուտի հանքի շահագործումը դադարեցվել է

Marneuli İlməzli kəndində İftar layhiyəsinə start verildi

Qasım Süleymaninin İraqda Amerikalılar tərəfindən öldürülməsi

Necip Topuz: Nemrut Mustafa Divanında ölümlerden ölüm beğen

Gündem 24 Nisan 2021
51
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

Aziz Milletimiz, acizene bendiniz ve aile fertlerini de vuran feci bir salgınla boğuşurken buruk bir şekilde idrak ettik 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını. Sevgili dostum Erdoğan Tost güne dair yazısında bayramın nasıl ortaya çıktığına dair her zamanki gibi enfes bir yazı kaleme almış. Meraklısına hararetle tavsiye ederim.

23 Nisan 1920 öncesinde memleket ahvalini düşündüm biran. Devletin başkenti işgal edilmiş, dönemin kudretli devlet adamların bir kısmı yurt dışına çıkmak zorunda kalmış, ülke içinde yakalananlar ise Nemrut Mustafa Divanında ölümlerden ölüm beğeniyorlardı. Kimisi asıldı, kimisi Malta’ya sürgün edildi. Kimisi de Ermeni teröristler tarafından şehit edildiler.

Bir çok Osmanlı entelektüeli ise hürriyet ve istiklalden umudunu kesmiş, kimi İngiliz’e kimi Amerika’ya yaranma telaşında idi. Memlekette ordu kalmamış, bir avuç inançlı Vatanseverden maade elde avuçta hiçbir şey yoktu. Ne asker, ne para, ne de umut.

İşte bu yokluk içinde Büyük Gazi ve milli mücadele kahramanları hürriyet ve istiklal ateşini yakmış ve birinci meclisi açmıştır.

İstiklal harbi yıllarında milli mücadelenin en esaslı düşmanlarından biri olan Refik Halit’in aşağıdaki resimdeki düşüncesi kısa ve öz bir şekilde memleket ahvalini betimler. Fazla söze ne hacet. Hazretin dediği gibi 23 Nisanda ateşlenen fitil aslında mucizenin diğer adıdır.

Yazacak çok şey var lakin burada bir nokta koyalım. Yüzümüzde küçük bir gülümseme olması bakımından, Feylesof Rıza’nın (Rıza Tevfik Bölükbaşı) Refik Halit’e dair meşhur nükte ile sözlerimize son verelim.

Malum Feylesof Rıza ‘da Sevr Anlaşmasını imzalamaya giden heyette olduğu için sürgün edilen 150’liklerdendir. Hatta bu mevzu ile ilgili Yahya Kemal’in meşhur bir beyiti de vardır:
“Kimse kızmasın Rıza Tevfik’e Sevr’i imzalamaya gitti diye
İdam cezasına mahkûm olunanın çektirirler ipini çingeneye”.
Rıza Tevfik sürgün yıllarında çoğunlukla Beyrut’ta yaşamıştır. Memleket hasretiyle yanıp tutuşup meşhur “Uçun kuşlar” şiirini de burada kaleme almıştır.
Sürgün yıllarında yanına gelen biri Türkiye’de bir şiir antolojisi yayınlandığı bilgisini verir. Rıza Tevfik bu haberi veren dostundan antolojiden bir tane edinmesi ricasında bulunur. Nihayet antoloji gelir, bakar kendisi yok. İncelediğinde Refik Halit var. Bunu görünce nükteyi söyleyiverir:
“Ulan şairlikse ben de şairim, mevzuu Vatana ihanetse bende sunturlusu var. Refik Halit antolojide yer alır da ben nasıl yer almam.”

Bir daha esaretten kurtulacağına dair umutlar yok olmak üzere iken o meşaleyi ateşleyen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere milli mücadele kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Baki Selam.

Necip Topuz

Yorumlar