Erbilli Esat Efendinin İngiliz casusu gayri Müslüm halifesi Carl Vett!

Türkiyədəki mövcud parlamentar sistem insanları siyasi baxışlarına görə parçalayırdı

Diriöz’den Rus basını ile tanışma toplantısı

Münhen Qarabağın həlli üçün başlanğıcdır – Türk ekspert Hasan Oktay

Nazim Cafersoy: Karadeniz’de Rusya-ABD rekabeti ve Türkiye

Gündem 9 Nisan 2021
18

Karadeniz’de Soğuk Savaşdan sonra strateji denge önemli ölçüde həm kendi imkanları, hem de NATO üyesi kıyı ulkeler nedeniyle Türkiye ve Batı lehinə dönmüştü. Fakat Rusya hem Putin döneminde Donanmaya yaptığı yatırımlar, hem de Gürcistan ve Ukrayna’dan ele geçirdiği bölgelerle Karadeniz’de stratejik dengeyi kendi lehine çevirmek üzeredir. Ayrıca, Rusya Türkiye ile hem genel, hem de Karadeniz üzerinden geliştirdiği Karadeniz gücü, Mavi Akım 1-2 projeleri ve “Karadeniz bölgesinde AB-deki Almanya-Fransa tarzı işbirliği yapalım” önerisi ile ABD’nin bölgede etkin olma sürecinde Turkiye’den yararlanma çabalarını akim bırakmaya çalışıyor.
Öte yandan Batının Turkiye ile yaşadığı sorular Karadeniz’de Batı-Turkiye ilişkilerini önemli ölçüde sınıflandırılmaktadır. Bu da hem Rusya’nın Karadeniz’de etkinliğini artırmasına ve Rusya-Türkiye İlişkilerine yeni ivme kazandırmasına hizmet ediyor. Ayrıca, Batının destek verdiği Erkenekon ve Balyoz tarzı operasyonlar Türk ordusunun donanma gücüne ciddi biçimde zarar vermiştir. Keza, Türkiye’ye uyğunlanan silah ambargolari da Türk ordusunu Karadeniz’deki gücün artıma çabalarına zarar vermektedir.
Türkiye ise Karadeniz’de strateji dengeyi sağlamak için bir yandan Gürcüstan-Azerbaycan hattını derinleştirmekte, Ukrayna ile ilişkileri güçlendirmeye çalışmakta, NATO bağlamında ve Karadeniz’e kıyısı olan üye ülkelerle iliskiieri güçlü tutmaga çalışmaktadır. Keza Karadeniz rekabetinin kontrolden çıkmaması için hem de Rusya ile ilişkiler de sürekli önemsemektedir. Keza Turk Ordusu da askeri sanayisi de son yıllarda Donanma konusunda önemli hamleler yapmakta ve ordunun FETO-dan temizlenmesi ile güçlenmeye çalışmaktadır.
Ancak günümüz koşullarında bu hamleler Karadeniz’de strateji dengenin sağlanması için yeterli değildir.
Amerikan’nın sürekli Boğazlar üzerinden Karadeniz’e rahat çıkmayı zorlaması ve bu konusa Türkiye’ye yapılmak istenen baskılar ise Ankara’nın hakki direnişi ile karşılaşmaktadır. Öncelikle Rusya gibi strateji problemlerinizi olan birini dengelemek için PYD, FETO, İrak’ın kuzeyi, F-35, S-400 ve kamuoyuna malum olan cok sayda strateji meselede Türkiye’nin stratejik hassasiyetini dikkate almak istemeyen bir müttefiki niye sürekli Karadeniz’e sokasınız ki? İki fırtınadan birini seçmek sorunun çözmek degil, daha da karmaşık hale getirmeye hizmet eder. Keza Amerikan gücünü Karadeniz’de sürekli hale getirirseniz sizden pek hazz etmeyen müttefik ABD bağımlılığınızı artırmak kalmaz, hem de Türkiye-Rusya ilişkilerinde ciddi tarihi temelleri olan Karadeniz məsələsini ilişkilerin tamamını sarsan bir soruna dönüştürür.
Oysa Karadeniz’de yeni sorun yaratmadan Rusya ile Batı’nın da işine gelen ve Türkiye’nin de milli strateji çıkarlarına uyğun bir çözüm mümkündür. ABD ve NATO Karadeniz’de Türkiye’nin Turk Donanma strateji gücünü artıran gemi ce silah sistemleri ile desteklesin.Ayrica NATO çerçevesinde ilgli uye ulkeleri Türkiye’nin önderliğinde bir strateji guc oluşturacak biçimde desteklesin. Böylece Batı Türk ordusunu komplolarla zayiflatma çabalarına verdiği zararın da diyetini ödemiş ve stratejik meselelerde gerçek bir müttefik olduğunu göstermiş de olur.
Aksi hâlde Rusya’nı dengelemek için ABD’nin Karadeniz’e sokmak bir sorunun daha büyük bir sorun yaratarak çözme çabası olucaktır.
Ayni biçimde Rusya Türkiye’nin ABD’ni Karadeniz’e sokmasını istemiyorsa Karabag’da, Kırim’da, Süriye’de ve Türkistan’da Ankara’nın hassasiyetini daha çok dikkate almalıdır.

Dr Nazim Cafersoy

Yorumlar