Türk’ün Avrasyası…

Türkiye’nin Afrika açılımında Gambiya ordusu neden güçlendiriliyor?

Kabardey-Balkar Cumhuriyetinde Türkler ve Kabardeyler Arasında Gerginlik

Поставка С-300 в Сирию повысит безопасность в регионе, считает эксперт

NATO’nun Karadeniz’de “Daimi Deniz Gücü” oluşturacak

Rusya 11 Temmuz 2016
605

NATO’nun Karadeniz’de “Daimi Deniz Gücü” oluşturacak göktürktüysüzoğluolması,Rusya’nın “arka bahçesine” sürekli olarak yerleşmek anlamına geliyor. Zira oluşturulacak çok uluslu görev gücünde NATO üyesi tüm devletlerin gemileri olacak. Bu süreç ekseninde özellikle ön plana çıkması beklenen ülkeler ise Bulgaristan ve Romanya olacak. Her iki ülke de Türkiye’nin aksine, NATO güçlerinin Karadeniz’e girmesine taraftar. Yine de özellikle Bulgaristan’da ciddi bir rahatsızlık da söz konusu. Bu rahatsızlık, ülkenin Rusya ile birlikte geliştirmek istediği enerji projeleri (Güney Akım) ve yine ülkenin Rusya ile olan tarihsel ve kültürel bağlarıyla da yakından ilgili. Nitekim Bulgaristan her daim Rusya’nın Balkanlar’daki müttefik ülkelerinden biri konumundaydı. Romanya ise, gerek Karadeniz’de kurgulanacak olan Daimi Deniz Gücü, gerekse de Doğu Avrupa’da konuşlandırılacak olan “füze savunma sistemi”nin bir parçası olabileceğine ilişkin söylentilerle de ön planda. Aslında NATO, bu hareketiyle, Moskova’nın önce Gürcistan,sonra Kırım özelinde Ukrayna ve belki de Transdinyester bağlamında Moldova üzerinde girişeceği “oldu-bitti”leri caydırmayı amaçlıyor olabilir. Zira “donmuş çatışma bölgelerini” kullanarak “yakın çevresindeki” etkinliğini arttırmak Rusya’nın teme dış politika stratejilerinden biri haline geldi. Ne var ki, bu girişim, her zaman olduğu gibi Türkiye’yi “iki ateş” arasında bırakıyor. Bir yanda güvenliğinin garantisi saydığı ve kendisini Batı Dünyası’na bağlayan esas unsur olan NATO, diğer yanda ekonomik, ticari ve enerji bağlamlı ilişkiler ve bölgesel istikrarın devamlılığı için ihtiyaç duyduğu Rusya. Bu çerçevede, Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde ciddi rahatsızlık duyacağı hususlardan biri, bu daimi deniz gücünün etkin bir şekilde görev yapabilmesinin önünde hukuki bir engel olarak duran Montrö Sözleşmesi’nin değiştirilmesi yönünde Avro-Atlantik Dünyası’ndan gelen talepler olacak. Karadeniz’de gerginliğin daha ileri bir seviyeye varmasını engelleyen bu sözleşmenin sorgulanmaya başlanması ve hatta değiştirilmesinin arzulanması Türkiye’nin Ortadoğu’dan sonra Karadeniz’de de ciddi bir kıskacın içerisine çekilmesine yol açabilir. Bu kıskacın bir yanında aynı zamanda bir parçası olduğu NATO, diğer yanındaysa ne denli önemli bir ülke olduğu “Uçak Krizi” sonrası bir kez daha anlaşılan ve arka bahçesinde Amerikan bayrağı ya da türevlerini görmek istemeyen Rusya var. Göktürk Tüysüzoğlu

Yorumlar