Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Myanmar Arakan Müslümanlarını öldürme emri Amerika’dan!

Gündem 30 Ağustos 2017
1.269

Myanmar gün geçtikçe üzerinde tahmin yürütülmesi güç bir politik alana doğru ilerliyor. Türkiye’den bakıldığında Myanmar Çin yörüngesinde bir pasifik devleti sanılıyor. Oysa gerçek hiçte öyle değil. Sekiz ana etnik grubun (Bamar, Karen, Karenni, Shan, Mon, Kachin, Chin, Rakhayn) bulunduğu ülkede, anayasa tarafından tanınan yaklaşık 135 etnik grup bulunuyor. Türkiye, Kızılay, TİKA ve AFAD aracılığıyla insani yardım ve kalkınma yardımı faaliyetlerini sürdürmektedir. İnsani yardımlar Müslüman ve Budist ayrımı yapılmaksızın ciddi yoksulluk koşullarında yaşayan tüm Arakan halkının halkına ulaştırılıyor. Türkiye, UNICEF ve UNHCR üzerinden de bölgeye insani yardımlar sağlamakta başarılı.

50 yıldır süren askeri cunta sonunda NLD (National League for Democracy – Demokrasi için Ulusal Birlik) iktidara geldi. Aung San Suu Kyi liderliğindeki NLD, 2015 yılının kasım ayında yapılan seçimlerde parlementonun iki meclisinde de çoğunluk sağlamıştı.
NLD’nin yükselişi bir yandan da Myanmar’ın ABD ve Çin gibi iki büyük emperyalist gücün jeopolitik yörüngesine doğru kaydığı bir döneme denk geldi. Ordu destekli hükümet, 2011’de ülkeyi batı menşeili yatırımlara açtığından beri ABD, Asya-Pasifik bölgesindeki tesirini tekrar artırmak üzere Myanmar ile olan ilişkilerini eskisine göre daha öncelikli bir konuma getirirken Obama da dahil olmak üzere ABD’nin bir çok önemli lideri de Myanmar’a ziyaretler gerçekleştirmişlerdi.
Myanmar’ın komşusu ve de en büyük ticaret ortağı olan Çin ise uzun süredir ABD’nin, Myanmar’da Çin karşısında yer alan iktidar kurma arayışında olduğundan şüphelendiğini gizlemiyor. ABD ve müttefiklerinin uzun sürelerdir methiyeler düzdüğü NLD hükümeti şimdi Arakan Müslümanlarının katili.

Bugün NLD ve ordunun ortak bir zeminde buluşması Batı’nın insan hakları savunucularında hayal kırıklığı yaratırken Suu Kyi’nin izlediği pragmatik siyaset, insan hakları mücadelesinde geri adım atmak olarak okunmaktadır ki Suu Kyi, Batı Myanmar’da kamplara yerleştirilen Rohingya müslümanlarına ve ülkenin birçok yerindeki azınlıklara uygulanan ayrımcılıklara sessiz kalmıştır. Suu Kyi son yıllarda yabancı yatırımlara göz kırparak ve ABD ve müttefikleriyle yakın diplomatik ilişkiler geliştirilmesini destekleyerek USDP hükümetiyle sıkı bir işbirliği geliştirmiştir. ABD şirketlerinin üzerindeki yaptırımların kaldırılmasında Suu Kyi’nin ABD’yle olan yakın ilişkileri etkili olmuştur. Yabancı sermayenin ülkeye girmesi; ağır çalışma saatlerini ve güvenliksiz çalışma şartlarını da iyiden iyiye arttırmıştır.

Çin’in ülke üzerinde jeopolitik ve ekonomik anlamda çok büyük bir etkisi olsa da Myanmar’da 2011’den bu yana işleyen siyasi süreç Myanmar’ı aslen ABD’ye yakınlaştırmıştır.
2011 öncesi dönemlerde askeri cuntanın ana destekçisi ve ülkedeki en büyük yabancı sermaye girişimlerinin sahibi olan Çin, Myanmar’ın boru hatları, liman, baraj ve benzeri altyapı tesislerine çok yüksek harcamalar yapmışsa da uygulamaya geçirilen büyük ölçekli projeler sonucunda ordu zoruyla topraklarından edilen ve göçe zorlanan insanlar arasında Çin karşıtlığı yaygınlaşmış, özellikle son dönemlerde sansür yasalarındaki hafiflemelerle bir çok yerelde Çin’e yönelik eleştiriler eskisine oranla daha da artmış ve hatta normalleşmiştir.
Her ne kadar Çin ve Myanmar Devleti arasında açık bir düşmanlık baş göstermiş olmasa da son yıllarda iki ülke arasındaki ilişkiler git gide bozulmuştur. 2010-2011 yıllarında 8.2 milyar dolara ulaşan doğrudan yabancı yatırım 2013-2014 yıllarında 56 milyon dolara gerilerken Çin destekli Myitsone barajı ve Letpadaung bakır madeni projelerine karşı, ABD tarafından finanse edilen sivil toplum ve medya kuruluşlarının da desteklediği protestolar gerçekleşmiştir.

2011’den bu yana ABD’nin ekonomik ve askeri anlamda yoğunlaştığı Asya-Pasifik bölgesi, bu emperyalist gücün dış politikasında büyük bir yer tutmaktadır. Myanmar’ın ABD sermayesine açılması, ABD’nin Güneydoğu Asya pazarında Çin’le giriştiği mücadelenin bir ayağıdır.
Trans Pasifik Ortaklığı (TTP) anlaşması ve bazı Pasifik ülkeleriyle giriştiği benzer ticaret anlaşmaları yoluyla Çin’i ekonomik anlamda zayıflatma arzusundaki ABD, kendi stratejik çıkarları temelinde uluslararası ticarette yeni denklemler kurma arayışındadır. Myanmar her ne kadar TTP’nin bir parçası olmasa da son dönemlerde Çin’in yörüngesinden ABD’ye doğru kaymıştır.
Myanmar Devleti’nin ABD sermayesine yarattığı olanaklar ve Aung San Suu Kyi’nin zaferi şüphesiz ki demokrasi maskesi altında ABD’nin bölgedeki çıkarlarını sağlamlaştıran gelişmelerdir. NLD’nin Çin’le olan pragmatist ilişkilerine rağmen Batı kampının, Myanmar’ın Çin’le olan ilişkilerine set çekme çabaları inkar edilemez.

ABD, Myanmar ordusu için de önemli bir müttefik sayılmaktadır (Tayland ve ABD’nin her yıl gerçekleştirdiği Kobra Altını adlı (Cobra Gold) askeri tatbikata Myanmar ordusundan gözlemciler katılmıştır). Görüldüğü gibi ABD ve Avrupalı ülkelerin Myanmar ile ilişkileri Çin’e göre daha baskındır. Arakan Müslümanlarına yönelik katliam haberlerinde kullanılan resimlerin San Salvador, Hindistan veya Vietnam gibi ülkelerde yaşanan olaylara ait olması, uzmanların dikkatinden kaçmıyor.

Ayrıca yeryüzündeki tek Müslüman ülke Türkiye imiş gibi algı operasyonu yapıldığı izlenimi söz konusu. Belki bu övgü ya da algı operasyonları gururumuzu okşuyor ama ülkemizin uluslararası platformlarda enerjisini boşaltıyor. Küresel bir kapana kıstırılıyoruz. Unutmayalım Afganistan’da Rus işgaline karşı cihad ilan eden Amerika olmuştu. Şapkadan tavşan çıkarır gibi Afgan cihadından El Kaide terör örgütünü çıkaran da Amerika oldu. El Kaide’yi Irak ve Suriye’ye taşıyıp Daeş(IŞİD)’i devleştirende ne tesadüf Amerikaydı. Balkanları karıştırıp bölgeye yerleşmesine zemin hazırlayanda Amerika’ydı. Lütfen akıllı olalım!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar