KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Mustafa Fahs: Viyana: İran’ın kısa ve öz iyimserliği

Mustafa Fahs: Viyana: İran’ın kısa ve öz iyimserliği

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
67 0

Viyana’da gerçekleştirilen nükleer müzakerelerin sekizinci turunun ilk kısmı Batılıların ihtiyatlı iyimserliği, İranlıların ise kısa ve öz iyimserliği ile sona erdi.

İran’ın kısa ve öz iyimserliği, kendisinden daha fazla taviz koparmaya çalışan ABD tarafından şüphe ile karşılandı.

Bu tavizler; İran ve ABD tarafları cesur tavizler verebilirlerse, çözüme yönelik kilit noktaların belirlenmesi için bir temel teşkil edebilir.

Yeni yıl tatili başlamadan önce İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan müzakere heyetlerinin üyelerine bir iyimserlik armağan etti. Bu da üyeleri sekizinci ve son turdaki gelecek aşamalarda bir anlaşmaya varılabileceği düşüncesine sevk etti. Zira Abdullahiyan açıklamasında “Viyana müzakereleri iyi bir yolda ilerliyor. Viyana’daki diğer taraflar müzakerelere iyi niyetlerle devam ederlerse, yakın gelecekte bir anlaşmaya varmak mümkün” şeklinde konuştu.

Abdullahiyan’dan tutun başmüzakereci Ali Bakıri Kani’ye kadar İranlı yetkililerin bu sefer esnek açıklamalarda bulunması, İran’ın müzakerelerin başarılı olmasına yardımcı olacak tavizler vermeye istekli olduğunun açık ve net bir göstergesi. Ancak Abdullahiyan ve Bakıri Kani topu ABD sahasına atmaya çalıştılar. Buna karşılık ABD de topu tekrar İran tarafına attı. Zira ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price İran tarafından gelen iyimser açıklamalara ihtiyatlı bir şekilde yaklaşarak Viyana müzakerelerindeki herhangi bir ilerlemeyi değerlendirmek için henüz çok erken olduğunu söyledi.

Ancak İran’ın iyimserliğini ve müzakerecilerin yedinci turun sonunda ulaştığı noktayı birbirine bağlayan Price “Şu anda müzakerelerin bu turunda İranlıların yeni bir gündemle mi, yoksa zaten öne sürülmüş olan ön çözümlerle mi döndüklerini değerlendiriyoruz” dedi. Bu, aynı zamanda müzakerelerin başarısız olduğunu ilan etmekten kaçınmak için kendisine daha fazla zaman kazandıracak bir müzakere çıkışı arayan ABD’nin tutumunda ciddi bir dönüm noktası sayılabilir.

Muhtemelen Viyana müzakerelerine katılan tüm uluslararası taraflar, yeni yılın ilk dört haftasında ön bir anlaşma da olsa bir anlaşmaya varılması için baskı yapacaklar. Bu da Tahran’a bir aylık süre vermiş olur. Uluslararası taraflar bu tarihin yenilenmesinin mümkün olmadığı konusunda ısrar ediyorlar. Ancak İran’ın ekonomik yüklerini azaltmak için hızlıca elde etmeyi isteyebileceği şeylerden ötürü İran’ın esnekliğine şüpheyle yaklaşıyorlar. Bununla birlikte ABD’nin bu yönetim tarafından sunulacak herhangi bir tavize karşı muhalefeti ve Tahran’ın herhangi bir yeni yönetimin anlaşmadan tekrar çekileceğinden duyduğu endişe göz önüne alındığında şart koşulan garanti kartı hakkında kimsenin hatta bu konuyla doğrudan ilişkili olan ABD tarafının bile net bir cevabı yok.

Pratik olarak bakıldığında İran’ın iyimserliği kısa ve öz olarak tanımlanabilir. Ancak bu iyimserlik İran’ın içeride ekonomik ve hayat koşullarından yakınan halkı kontrol altına almak için ve dışarıda tansiyonun yükseldiği nüfuz bölgelerindeki geri kalan istikrarı korumak için kendisine lazım olan bir anda geldi. Aynı zamanda İran ekibinin bu yarı doğaçlama iyimserliğine, İran’la nasıl başa çıkılacağı konusunda kendi içinde bölünmüş olan ve müzakereler için bir zaman sınırlaması konulmamasını savunan kişilerin de olduğu ABD tarafı ihtiyaç duyabilir.

Nükleer müzakerelerin sekizinci turunun başladığı geçen pazartesi gününden beri müzakereler için bir zaman sınırlaması konulmasına karşı çıkan Tahran, bilimsel bir yaklaşım izlediğini ve zaman uydurulmasına boyun eğmeyeceğini söyledi. Bu, zamanın tükenebileceğini ve Tahran’ın sadece birkaç ayı kaldığını söylemekte ısrar eden Batı tarafının açıklamalarının güvenilirliğini sarsıyor. İran kısa ve öz iyimserliğini ABD’lilerin sahasına atmayı başarmış olabilir. ABD’lilerden bir tarafın, gelecekteki tavizleri haklı çıkarmak için İran’ın doğaçlaması üzerine bir şeyleri inşa etmesi gerekebilir.

Ancak gelecek ay için merak edilen soru şu: Washington İran’ın iyimserliğine olumlu bir şekilde karşılık verebilir mi? Tahran’a göre muamma olan şey bu yönetimin, Washington’un yeniden yürütmesinin zor olduğu ve bölgenin kabul etmesinin imkansız olduğu eski anlaşmanın ne kadarını canlandırabileceği. Ancak yaptırımların olmadığı bir anlaşma yapılmasını isteyen İran’ın, siyasi içerikten yoksun teknik bir anlaşma ile Viyana’dan dönmesi mümkün değil. Bu, neredeyse imkansız bir şey ve müzakerelerin başarısızlığının duyurulmaması için süresinin uzatılmasına yol açabilir.
Mustafa Fahs şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.