KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Murteza Hasanoğlu: Türkiye-Azerbaycan İlişkilerinde Tarihi Yıl: Diplomatik İlişkilerin 30. Yılı

Murteza Hasanoğlu: Türkiye-Azerbaycan İlişkilerinde Tarihi Yıl: Diplomatik İlişkilerin 30. Yılı

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 15 dk okuma süresi
270 0

Soğuk Savaş`ın sona ermesinden ve akabinde SSCB`nin dağılmasından sonra diğer birlik ülkeleri gibi Azerbaycan da 1991 yılında bağımsızlığını kazandı. Azerbaycan`ın bağımsız bir devlet olarak yeniden uluslararası arenaya çıkması, Türkiye ile ilişkilerde yeni bir dönemin başlamasına da neden oldu. İki devlet arasında ortak tarihi ve etnik kökene dayalı olarak yaşanan yakınlaşma, ortak çıkarlar etrafında çabaların birleştirilmesi günümüz küreselleşen dünyasında mevcut ve potansiyel tehlikelerin ortadan kaldırılmasına ve geleceğin güçlü temeller üzerine kurulmasına olanak sağlamıştır. Azerbaycan bağımsızlığını kazandıktan sonraki dönemde Türkiye ile çok boyutlu ilişkiler ağı oluşturmuştur. Bu ilişkiler ağı kültürel, askeri, ekonomik, politik alanları kapsamaktadır. Güney Kafkasya bölgesinde barış, güvenlik ve işbirliğine dayalı toplumsal ve ekonomik kalkınmanın sağlanması açısından Türkiye-Azerbaycan diplomatik ilişkilerinin ne kadar önemli olduğu ortaya konulmuşdur. Sovyetler Birliği`nin dağılması ve “Soğuk Savaş”ın sona ermesi uluslararası ilişkiler sisteminde nicel ve niteliksel açıdan değişikliklerin yaşanmasına neden oldu. Post-sovyet mekanında yeni bağımsız devletlerin ortaya çıkması, onların bölgesel ve küresel gelişmelerin önemli aktörlerine dönüşmesi bu değişikliklere örnek olarak gösterilebilir. Bu gelişmeler işığında Azerbaycan devlet bağımsızlığını yeniden elde etmiş, uluşlararası sistemin önemli subjelerinden birine dönüşmüştür.Türkiye ve Azerbaycan`ın aynı milletin iki devleti olduğu gerçeği kuşkusuzdur. Ancak bu kardeşliğin korunması, gelişmesi, derinleşmesi için iki ülke arasında tarihi ilişkilerin çok ciddi araştırılması ve günümüz insanlarına hertafarlı öğredilmesi büyük önem taşıyor. Çünkü, özellikle Sovyet döneminde diğer kardeş coğrafyalarda olduğu gibi, bu iki kardeş ülke arasında da tarihi ve kültürel bağların zayıflaması, hatta yok edilmesi için ciddi gayret gösterilmiş, sistemli bir devlet politikası uygulanmıştır. Türkiye ile Azerbaycan arasında mevcut diplomatik-siyasi ilişkilerin kökleri bir kaç asır öncesine dayanıyor. Fakat bu ilişkilerin en parlak aşamasını XX. yüzyılın ilk çeyreğinde ve günümüzde mevcut olan Türkiye-Azerbaycan ilişkileri oluşturuyor. Post-sovyet mekanında yeni bağımsız devletlerin ortaya çıkması, onların bölgesel ve küresel gelişmelerin önemli aktörlerine dönüşmesi bu değişikliklere örnek olarak gösterilebilir. Bu gelişmeler işığında Azerbaycan devlet bağımsızlığını yeniden elde etmiş, uluşlararası sistemin önemli subjelerinden birine dönüşmüştür. Türkiye ile Azerbaycan arasında hemen her sahada karşılıklı istişareler ve etkileşim mevcuttur.
Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan etmesinin ardından 14 Ocak 1992’de Bakü’deki Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu’nun büyükelçiliğe dönüştürülmesiyle başlayan diplomatik ilişkiler, aradan geçen 30 yılda her geçen gün “Bir Millet, İki Devlet” ilkesiyle geliştirilerek müttefiklik düzeyine çıkarıldı. Türkiye, 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti’ni 9 Kasım 1991’de tanıyan ilk devlet olmuştur. Diplomatik ilişkiler 14 Ocak 1992’de kurulmuş ve Bakü’de Başkonsolosluk olarak görev yapmakta olan temsilciliğimiz Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir. Azerbaycan’da ayrıca Nahçıvan ve Gence Başkonsolosluklarımız faaliyet göstermektedir. Azerbaycan’ın ise Ankara’daki Büyükelçiliğinin yanısıra İstanbul ve Kars’ta da Başkonsoloslukları bulunmaktadır. Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkileri çok boyutlu ve stratejik düzeydedir. Yoğun şekilde devam eden karşılıklı üst düzey ziyaretler, ilişkilerin arkasındaki en önemli itici güçtür. İki ülke devlet yetkililerinin göreve geldikten veya sembolik önemi haiz gelişmelerin ardından diğer ülkeyi öncelikli olarak ziyaret etmeleri şeklinde bir gelenek yerleşmiştir.İkili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi amacıyla 2010 yılında Cumhurbaşkanları düzeyinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) mekanizması tesis edilmiştir.Azerbaycan ile tesis edilen üçlü ve dörtlü mekanizmaların toplantıları, bölgesel istikrar, barış ve refaha katkı sağlayan önemli mekanizmalardır (https://www.mfa.gov.tr/turkiye-azerbaycan-siyasi-iliskileri.tr.mfa).
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: ‘Kardeş Azerbaycan’a tüm imkanlarımızla destek olmaya devam edeceğiz’ “Azerbaycan ile Sözde Değil, Özde Kardeş İki Milletiz”
“Azerbaycan Bizim İçin Sadece Devletlerden Bir Devlet Değil”
“ Millî İstiklal Şairi Bahtiyar Vahapzade’nin,
“Bir Ananın İki Oğlu / Bir Amalın İki Kolu / O Da Ulu / Bu Da Ulu,
Azerbaycan-Türkiye / Dinimiz Bir, Dilimiz Bir /Ayımız Bir, İlimiz Bir,
Eşkimiz Bir, Yolumuz Bir / Azerbaycan-Türkiye / Ana Yurt’ta Yuva Kurdum.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 30. yıl dönümü dolayısıyla tebrik mesajı gönderdi. Aliyev, ”Azerbaycan halkı, 44 günlük Vatan Muharebesi’nin ilk saatlerinden son dakikalarına kadar sizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve kardeş halkın sergilediği manevi desteği ve dayanışmayı asla unutmayacaktır. Bugün de işgalden kurtarılmış toprakların imarında Türkiye ile omuz omuza çalışmak bizi çok memnun ediyor. Biz de her zaman bütün konularda kardeş Türkiye’nin yanında olacağız” açıklamasında bulundu.Azerbaycan’ın 29 Ekim 1991’de uluslararası camianın eşit haklara sahip bir üyesi olduğuna dair iradesini kuvvetli biçimde ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, o tarihte Türkiye’nin adeta çifte bayram yaşadığı ifade edildi.Açıklamada, “Aradan geçen 30 yıl boyunca Türkiye, iyi günde de kötü günde de dost ve kardeşi Azerbaycan’ın yanında olmuş, bunu kahraman Azerbaycan ordusunun 44 günlük vatan muharebesiyle topraklarını işgalden kurtarması sonrasında duyduğu büyük sevinçle bir kez daha göstermiştir.” ifadelerine yer verildi. İki ülkenin de 30 yıl öncesine göre çok daha güçlü olduklarına dikkat çekilen açıklamada, iki ülkenin kardeşliği ve yakın iş birliğinin, ortak bölgelerinde barış ve istikrarın da büyük bir güvencesi haline geldiği belirtildi.
15 Haziran 2021’de imzalanan Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik seviyesine çıkartılan ilişkilerin bundan sonra da devam edeceği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:”Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimiz’ ifadesine ve Umummilli Lider Haydar Aliyev’in dile getirdiği ‘tek millet, iki devlet’ şiarına yakışan yaklaşım da budur.” Aliyev: Azerbaycan’ı ilk tanıyan ülkenin Türkiye olması milli hafızamıza ebediyen kazınmıştır.Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin geçen bu süre zarfında büyük bir gelişme kat ettiğini büyük bir gururla belirtmek isterim. Ülkelerimiz, tarihi sınavlardan onurlu ve alnı açık bir şekilde geçmiş, ‘tek millet, iki devlet’ sloganının ruhuna bağlılıklarını bir kez daha teyit etmiş ve onu yaşatmıştır. Halklarımızın asırlardan asırlara geçen birliği, kardeşliği ve dostluğu gibi sağlam temeller üzerine inşa edilmiş devletlerarası ilişkilerimiz bugün en üst düzeydedir. Kardeş ülkelerimizin gerek siyasi, ekonomik, ticari, kültürel, enerji, askeri, teknolojik ve diğer alanlarda karşılıklı fayda sağlayan işbirliği, gerekse uluslararası kuruluşlar çerçevesinde başarılı işbirliğinden memnuniyet duyuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz büyük enerji, ulaşım ve altyapı projeleri, ortak girişimlerimizin ve ortak çabalarımızın gerçek bir şaşasıdır. İkili işbirliği temelinde elde ettiğimiz eşsiz başarılar, ülkelerimizin kalkınması, halklarımızın refahı, bölgemizde huzur ve istikrarın tesisine katkıda bulunmaktadır.Türkiye ile Azerbaycan’ı tarih, kültür, ortak etnik köken, dil, din, milli ve manevi değerler ile halkların kardeşliği gibi etkenlerin birleştirdiğini belirten Aliyev, “Biz dünya çapında iş birliği ve müttefiklik örneği sergiliyoruz. İmzalanan beyanname tarihe dayanıyor. Sözleşmede, Mustafa Kemal Atatürk ve Haydar Aliyev’in sözleri yer alıyor. Atatürk, ‘Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir’, Haydar Aliyev, ‘Türkiye ile Azerbaycan bir millet iki devlettir’ demişti. Bu tarihi sözler faaliyetimiz için başlıca etkenlerdir. Biz bu vasiyetlere sadığız.” dedi.
Aliyev, işgalden kurtarılan Şuşa’da Müttefiklik Beyannamesi imzalarken ecdatlarına sadakatlerini gösterdiklerini belirterek, “Beyannamede Kars Anlaşması’na atıfta bulunuluyor. Tarihi Kars Anlaşması tam 100 yıl önce imzalanmıştı. Bu da sembolik önem taşıyor. 100 yıldan sonra, işgalden kurtarılan Şuşa’da Müttefiklik Beyannamesi bizim gelecek iş birliklerimizin istikametlerini gösteriyor. Beyannamede birçok önemli konu yer alıyor. Neredeyse tüm alanları kapsıyor.” diye konuştu. Beyannamedeki her konunun önemli olduğunu vurgulayan Aliyev, iki madde üzerinde özellikle durmak istediğini belirterek, şöyle devam etti:”Birincisi savunma alanındaki iş birlikleridir. Karşılıklı askeri yardım konusu da bu beyannamede yer alıyor. Bu tarihi başarıdır. Biz bir kez daha gösteriyoruz ki bundan sonra da her zaman birlikte olacağız. Bundan sonra da birbirimizin güvenliğini temin edeceğiz. İkinci önemli konu ulaştırma konusudur ve beyannamede Zengezur koridorunun açılmasıyla ilgili çok açık ifadeler yer alıyor. Bu da İkinci Karabağ savaşı sonrasında oluşan yeni jeopolitik durumun sonucudur. Bugün biz Türkiye ve Azerbaycan’ı demir yolu ve kara yoluyla birleştirecek Zengezur koridoruyla ilgili sadece konuşmakla yetinmiyor filli çalışmalarla bu koridoru oluşturuyoruz.”
Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, tüm dünyanın gözünün bugün Şuşa’da olduğunu, Erdoğan’ın ziyaretinin Azerbaycan’da sabırsızlıkla beklendiğini belirterek, “Bugün buradan yapılan açıklamalar tüm dünyada büyük yankı bulacaktır. Bu ziyaretin tarihi önemi bundan sonra uzun yıllar konuşulacaktır.” ifadelerini kullandı. Karabağ savaşında Türkiye’nin desteklerinden ve Türk gazetecilerin faaliyetlerinden övgüyle bahseden Aliyev, “Savaşın ilk saatlerinden aziz kardeşim Erdoğan Azerbaycan’a net ve açık desteğini ifade etti. ‘Azerbaycan yalnız değildir’ dedi. Bu hem bize moral verdi hem de müdahale etme düşüncesinde olan güçleri durdurdu. Savaşın son anlarına kadar kardeş Türk halkının desteği bize ek güç verdi, moral sağladı. Biz hiçbir zaman bu desteği unutmayacağız.” dedi. Aliyev, Erdoğan’ın ziyaretinin önemine bir kez daha değinerek, konuşmasını, “Duygularımızı kelimelerle ifade etmek mümkün değil. Çok duygulu günler yaşadığımız için Yüce Tanrı’ya minnettarız. Türkiye-Azerbaycan birliği ve kardeşliği ebedidir.” ifadesini kullandı. “Dünyada benzeri olmayan, dostluk ve kardeşliğin en güzel örneği olan Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin ve müttefikliğinin gelişmesinde ve güçlenmesindeki hizmetleriniz çok değerlidir. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlama konusundaki kararlı ve net tavrınız, hak davamıza verdiğiniz tereddütsüz destek bize her zaman moral ve ek güç verdi. Azerbaycan halkı, 44 günlük Vatan Savaşı’nın ilk saatlerinden son dakikalarına kadar bizzat sizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve kardeş Türk halkının sergilediği manevi desteği ve dayanışmayı asla unutmayacaktır. Bugün işgalden kurtarılan toprakların imar ve ihyasında da Türkiye ile omuz omuza çalışmamız memnuniyet verici. Biz de her konuda ve her zaman kardeş Türkiye’nin yanında olmaya devam edeceğiz.Günümüzün realitesi ve halklarımız için gurur kaynağı olan örnek niteliğindeki Azerbaycan-Türkiye birlik ve kardeşliğinin gelecek nesillere stratejik yol haritası, ebedi ve sarsılmaz bir miras olarak kalacağından eminim.”
1991 yılında uluslararası aktor olarak dünya sahnesinde yerini alan Azerbaycan Cumhuriyeti bu tarihten itibaren bağımsız dış politika yürütüyor. Bu politika Azerbaycan devletini sürekli olarak kuvvetlendirip geliştirmeye ve ulusal çıkarlarını korumaya yönlendirmiştir. Azerbaycan dış politikasını uluslararası hukuk normları ve ilkeleri, aynı zamanda devletleri egemenliği ve toprak bütünlüğünü saygı, içişlerine karışmama prensipleri üzerine kurmuştur.
Doç. Dr. Murteza HASANOĞLU

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir