The Future of Sunni Jihadist Violence in Iran

Balanslı xarici siyasətdən diplomatık konfrantasiyaya

Doğu, Batı Ve Güney Türkistan -Türkistan-Türkiye İrtibatının Siyasi Ve Fikri Temelleri-

ÇİN MODELİ: “YATIRIMLA EMPERYALİZM”

Mücahit PIÇAK: AFGANİSTANDAN TÜRKİYEYE GÖÇ YOLCULUĞU

Türkiye 10 Ağustos 2021
123
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

Afganistan Soğuk Savaş’ın sıcak sayılabilecek cephelerinden biri idi. ABD, uzun yıllar Sovyet işgaline karşı yerel İslamcı grupları desteklemiş, bu güçler zamanla Taliban’ı oluşturmuştu. Radikalleşen gruplardan El Kaide 11 Eylül 2001’de New York’taki ikiz kulelere saldırdıktan sonra, ABD Afganistan’ı işgal etti. Örgütün lideri Usame Bin Laden 2 Mayıs 2011’de öldürüldü. ABD Barack Obama idaresinde ülkeden birliklerini çekmek istediğini açık etmişti. Ülkenin dış politikasında zamanla belirginleşen doğrudan müdahale etmeme tercihi, Trump idaresinde de korundu. Nihayet geçtiğimiz Kasım’da göreve gelen Biden, normalde Eylül’de olması beklenen birliklerin ülkeden çekileceği tarihi öne aldı. NATO da ilkbahar itibariyle birliklerini bölgeden çekmeye başladı. Kabil hükümeti ile ABD birliklerinin hakim olduğu bazı bölgeler bir süredir hızla Taliban’ın eline geçiyor. Bu ciddi değişim, kitlesel bir göç ihtimalini de beraberinde getiriyor. Henüz elde, Taliban’ın ele geçirdiği bölgelerin tamamen boşaldığını gösterir bir kanıt yok ancak Taliban’la bir gelecek göremeyenler kaçmak zorunda hissediyor. Ülkede devam eden çatışmalarda sadece 1989’dan bu yana 278 binden fazla insan yaşamını kaybetti ve bu kaybın 30 bini 2019 yılında yaşandı. Yani tehdit yakın ve gerçek. Ekonomik ve siyasi istikrarın olmayışı, yüksek işsizlik, güvencesizlik ve iklim krizi gibi meseleler de, Afganları ülkelerinde bir gelecek hayal edebilmekten alıkoyuyor. Haliyle Afganistan bir süredir göç veren bir ülke. ReliefWeb’de yayınlanan Mixed Migration Center’ın Haziran 2020 tarihli “Bilinmeyen Hedef: Afganlar Türkiye’de Hareket Halinde” adlı araştırma raporuna göre, 2011’den 2019’a kadar Türkiye’ye Suriye dışındaki ülkelerden düzensiz göç 10 kat kadar arttı ve ilk sırayı Afganlar alıyor. Nitekim Afganistan’dan Türkiye’ye gelen ve uluslararası koruma başvurusunda bulunanların sayısında da dramatik bir artış var. Yani bu bir süredir bilinen, devam eden ve geleceği yer de öngörülebilen bir insanı kriz. Ancak Taliban’ın kontrolüne geçen yerlerden kaçanların göçü, yaz aylarının başlamasıyla birlikte yoğunlaştı ve Afgan mültecilerle ilgili birçok iddia yeniden gündemde. Bu defa bölgeden gelen görüntüler ve bazı rakamlar da dolaşıyor ve ortak bir varsayım göze çarpıyor. Kitlesel ve kontrolsüz bir göç var sınır delik deşik, günde bin 500 kişi ülkeye giriyor, aslında savaştan kaçmıyorlar… Kaygının yükselmesi üzerine İçişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak kontrolsüz geçiş olmadığını, öne sürülen rakamların da gerçeği yansıtmadığını ve videolarda görünen yerlerin Türkiye’de olmadığını söyledi.
Peki son bir ayda yaşanan göç bize ne anlatıyor?
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Afganistan’da olası bir insani kriz konusunda uzun zamandır uyarılarda bulunuyordu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Ocak 2021’den bu yana tahmini 270 bin Afgan, güvensizlik ve artan şiddet nedeniyle yerinden edildi. Böylece ülkede yerinden edilenlerin toplam nüfusu 3,5 milyonun üzerine çıktı. Yerinden edilen Afganlar, kaçışlarının başlıca nedeninin “güvenlik” olduğunu söylüyor. Siviller, çatışmaların yanı sıra, devlet dışı silahlı gruplar tarafından organize edilen gasp olaylarından ve ana yollarda el yapımı patlayıcıların varlığından da bahsediyor. BM Afganistan Yardım Misyonu’na göre sivil kayıpların sayısı bu yılın ilk çeyreğinde 2020’ye kıyasla yüzde 29 arttı. Çatışmalarda hedef olanların arasında artan oranda kadın ve çocuk da bulunuyor. Zaten Afgan nüfusunun yüzde 65’ini çocuklar ve gençler oluşturuyor. BM, uzun süren çatışma, kitlesel yerinden edilme, Covid-19’un etkisi, kuraklık dahil olmak üzere artan yoksulluk nedeniyle Afgan halkının dayanıklılığının sınırlarının zorlandığını belirtiyor. BM’ye göre Afganistan’da şiddetin durdurulamaması, ülke içi, komşu ülkeler ve ötesinde daha fazla yerinden edilmelere yol açacak. İran ve Pakistan, 2 milyondan fazla kayıtlı Afgan mülteci ile yerinden edilmiş Afganların yaklaşık yüzde 90’ına ev sahipliği yapıyor. Nitekim göç edenler yalnız Taliban’ın doğrudan hedefi olabilecek devlet memurları ya da Amerikan birlikleriyle işbirliği yapanlar değil. İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, Afganistan’da hükümetin dayanamayacağını öngören ve Taliban’ın zaferi halinde cezalandırılmaktan korkan memurların zaten bir süredir Türkiye’ye gelmenin yollarını aradığını söylemiş. Çorabatır’a göre de memurlar düzensiz göç yerine sağlık turizmi, konut, eğitim gibi alternatifleri deniyor, ancak çok azı vize alabiliyor. Amerikan birlikleri ile işbirliği yapanların ise ülkeden güvenli bir şekilde çıkarılmaları için çeşitli formüller söz konusu; onların hedefi de Türkiye değil. Yani şiddet, korku ve geleceksizlikle çevrili genç nüfus söz konusu olan. Bu şartlar altında başka türlüsü de beklenemezdi. Çorabatır’a göre yine de kitlesel bir akından söz etmek için erken, ancak gelenlerin sayısında artış olduğu muhakkak.
Afganların göç rotaları
Afganlar 2014 yılından bu yana Türkiye’ye düzensiz göçte ilk sırada Avrupa’yı nihai varış noktası olarak gören Afganların göç yolculukları, birkaç aşamadan oluşuyor. Afganistan’dan ayrılıp Pakistan veya İran üzerinden yürüyerek ya da araçlarla, insan kaçakçıların da yardımıyla Türkiye’ye hareket eden Afganlar, Türkiye’nin doğu sınırından geçtikten sonra batıya yöneliyor. Bir kısmı Bulgaristan’a veya Yunanistan’a geçmek derdinde. Buradan da Avrupa’daki bir sonraki varış noktasına ilerliyorlar. Bu yolculuk ucuz değil. Finansman ve uzun bekleme süreleri gerekiyor. Bir sonraki aşamaya hiç geçilemeyen, transit ülkelerin varış noktası haline geldiği haller de oluyor. Yani Türkiye de Afgan göçmenler için hem hedef ülke hem de transit ülke. Yani Afganlar, “kitlesel” denebilecek bir yoğunlukla olmasa da, Türkiye’ye geliyor ve mevsimin de etkisiyle bugünlerde geçişler daha sık olabilir. Bunu bazı açık kaynaklara başvurarak da görebiliriz. Türkiye ve İran 534 kilometrelik bir sınırla ayrılıyor. Sınırın Türkiye tarafında dört il var: Ağrı, Hakkari, Van ve Iğdır. Afganların geçiş güzergahı olarak kullanıldığı iddia edilen il Van. Göçmen gruplar genellikle kalabalıklar halinde hareket ediyor ve İran tarafından Türkiye sınırına 24 saat süren yayan yolculuklar yapıyor. Sınırdan geçen Afganların güzergahında pek çok köy var. Tulgalı ve Bakışık bunlardan bazıları. İçişleri Bakanlığı Afganların geçişini gösteren fotoğraf ve videoların Van’dan olmadığını açıklamıştı. Konuyla ilgili The Observers ekibi de İran tarafından kişilerin yardımıyla bir araştırma yaparak Videonun İran-Türkiye sınırından kuş uçuşu 3,7 kilometre uzaklıktaki Balesur Sofla köyünün yakınında çekildiği belirtilmiş. Ancak bu videodaki Afgan grubun Türkiye sınırına geçmeyi başaramadığı biliniyor. Sosyal medyada sıklıkla karşılaştığımız video ve görüntülere bu gözle de bakabiliriz. Bunlardan bazıları gerçekten de ülke sınırları içinde çekilmiş ve güncel olabilir. Ancak süregelen ve ayak sesleri epeydir duyulan bir insani krizin varlığını da göz önünde tutmak gerek. Moskova’da 9 Temmuz’da basın toplantısı düzenleyen Taliban 398 bölgenin 250’si dahil Afganistan’ın yüzde 85’ini kontrol altına aldığını açıkladı. Taliban heyeti, Kabil’deki hükümetle ateşkesi görüştüklerini, Doha’daki görüşmeler başarılı olursa saldırılarına son vereceklerini söyledi. Ancak bu iyimser senaryo. Kitlesel göç, bu iyimser senaryo gerçekleşmediğinde yaşanabilir. Yabancı ve mülteci düşmanlığı ya da korkusu yerine, karar vericileri gerçekçi insani çözümlere zorlamak için hala vakit var.
Mücahit PIÇAK
KAYNAKÇA
Reuters Taliban say they control 85% of Afghanistan, humanitarian concerns mount
The Observers ‘Hundreds’ of Afghans flee to Turkey every day in wake of Taliban takeover
Mixed Migration Centre Destination Unknown Afghans on the move in Turkey
AP Calls grow to evacuate Afghans to Guam as US troops leave
UNHCR UNHCR warns of imminent humanitarian crisis in Afghanistan
Dışişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü
UCDP Afghanistan
BBC News Hillary Clinton warns of ‘huge consequences’ in Afghan US troop withdrawal
Brookings Biden’s decision to pull troops from Afghanistan risks a major refugee crisis
NATO NATO and Afghanistan

Yorumlar