KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Mişal Ebu Necm: Tahran nükleer dosyada ‘belirsiz pozisyonunu’ isteyerek koruyor

Mişal Ebu Necm: Tahran nükleer dosyada ‘belirsiz pozisyonunu’ isteyerek koruyor

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
230 0

İran, dört aydır durdurmuş olan nükleer nükleer müzakerelere yeniden başlamak için ‘yarım adım’ attı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Siyasi Direktörü Enrique Mora ile çarşamba günü Brüksel’de yaptığı görüşmelerin ardından Avusturya’nın başkenti Viyana’daki nükleer anlaşma müzakerelerinin kasım ayının sonuna kadar başlayacağını belirtti.

Tahran’ın haziran sonundan bu yana izlediği oyalama ve zaman kazanmaya dayalı ‘taktik’ ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın açıklamaları göz önüne alındığında müzakerelerin önümüzdeki ay hızlı bir şekilde yürütülmeyeceği söylenebilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan önceki gün yaptığı açıklamada, nükleer anlaşmayı canlandırmak için altı dünya gücüyle müzakerelerin ‘çok yakında’ yeniden başlayacağını söyledi. Abdullahiyan daha önce yaptığı açıklamada, müzakerelerin ‘yakında’ başlayacağını söylemekle yetinmişti.

İranlı bakan ve yardımcısının açıklamaları göz önüne alındığında Tahran’ın nükleer müzakerelerin başlaması için belirli bir tarih ve gün vermekten kaçınarak ‘belirsiz pozisyon’ almayı tercih ettiği görülüyor. Avrupalı kaynaklara göre İran’ın bu tutumu ‘manevra marjını’ koruduğu anlamına geliyor. İranlı Bakan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Direktörü Rafael Grossi’nin haftalardır gerçekleştirmek istediği Tahran ziyaretinin yapılacağını ancak ‘tarihin önemli olmadığını’ söyledi.

Aslında anlaşmayla ilgili altı taraf ve İran Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), Natanz tesisi dışında İran’ın çeşitli nükleer tesislerinde bulunan güvenlik kameralarının bir an önce yeniden başlatılmasını istiyor. Natanz, Tahran’ın santrifüj bileşenleri ürettiği bir tesis. İran, bu tesisin Grossi ile İranlı yetkililer arasında imzalanan ‘teknik’ anlaşma kapsamına dahil olmadığını ileri sürüyor.

Grossi’ye göre nükleer programla ilgili bilgilerin eksiksiz ve güvenilir olmaması halinde müzakerecilerin İran’la anlaşmaya varması zor. Tahran’ın ister uranyum zenginleştirme oranını artırmak isterse zenginleştirilmiş miktarları biriktirmek açısından olsun elindeki zamanı nükleer programını hızlandırmak için kullandığı bir sır değil. Tahran’ın en önemli hedeflerinden bir tanesi yüzde 20 ila 60 arasında saflığa sahip, daha modern ve daha hızlı santrifüjlerin konuşlandırılmasıdır.

İran televizyonunun çarşamba akşamı isimsiz bir kaynaktan aktardığı haber merak uyandırdı. Haberde,, İran’ın “’ükleer anlaşmanın üç Avrupa tarafı olan Fransa, İngiltere ve Almanya ile doğrudan görüşmeye istekli olduğunu resmen ilan ettiği’ öne sürülüdü. Söz konusu habere göre İran bu ülkeleri Tahran’ı ziyaret etmeye veya bu tür görüşmelerde bulunmak üzere üç ülkenin başkentlerine ziyaretler düzenlemeye çağırdı. Ancak henüz herhangi bir yanıt alamadı.

Bakıri, bir televizyon röportajında, müzakerelerin 4+1 grubu ile ve ABD’nin katılımı olmadan gerçekleşeceğini duyurdu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı’na göre Washington, nükleer anlaşmaya dönmeye hazır değil.

Viyana’ya dönmeye ve müzakerelere katılmaya hazır olduğunu ve İran’ın müzakerelere ‘iyi niyetle’ katılması gerektiğini defalarca teyit eden Amerikan tarafının katılımı olmadan müzakerelerin anlamsını yitireceğine dair köklü bir inanç var.

Abdullahiyan ise Bakıri’nin aksine bir açıklamada bulunarak ülkesinin ‘görüşmelerin önceki çerçevesini sürdüreceğini’ söyledi. Yani Avrupalılarla doğrudan, Amerikalılarla ise arabulucular vasıtasıyla dolaylı olarak müzakere etmek. Batılılar Brüksel’deki görüşmelerin Viyana’nın alternatifi olmadığını defalarca vurguladılar. Dolayısıyla müzakereleri aynı yerde Viyana’da altıncı turun sonunda ‘durduğu noktadan’ sürdürmeyi taahhüt ediyorlar.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, görüşmelerin altıncı tur müzakerelerinde sona ermesinden sonra askıda kalan başlıklara odaklanması gerektiğini söyledi.

İki tarafın anlaşma şartlarına tam uyumuna ve uygulanmasına ilişkin olarak hızlı bir şekilde anlaşmaya varılmasının halen mümkün olduğunu belirten Price, İran’ın son haftalarda olduğu gibi her fırsatta provokatif nükleer adımlar atmaya devam etmesi halinde kapının sonsuza açık kalmayacağı konusunda uyardı.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki de ülkesinin faaliyet gösterdiği çerçevenin aynı kalacağını, yani ‘nükleer anlaşmaya karşılıklı uyum’ ilkesini sürdüreceğini dile getirdi.

İranlı Bakan ise ülkesinin müzakerelere önceki turlarda ulaştığı çıkmazda devam etmeyeceğini belirtti. Batılıların korkusu ise Tahran’ın birbiriyle bağlantılı iki sonuç doğuracak bir dizi yeni taleple müzakere masasına dönmesi. Bunlardan ilki bunun, Batılıların yeni bir anlaşmaya hızla varma arzusunun yerine getirilmeyecek olmasıdır. İkincisi, İran’ın yeni taleplerinin prensipte ABD’den onay almayacak ve bu nedenle bir anlaşmaya varılamayacağıdır.

İran, anlaşmadan tekrar ayrılmaması için ABD’den resmi bir taahhüt istiyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump 2018 baharında, 2015 anlaşmasını yırtıp atmış, İran’a yeniden yaptırımlar uygulamıştı.

Tahran, Washington’ın Batılılarla birlikte balistik füze programı ve bölgesel politikası hakkında müteakip müzakerelerin başlatılmasını kabul etmeye zorlayan bir ek bir madde talep etmeyeceğinden emin olmak istiyor.

ABD’li yetkililerin açıklamalarına göre, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel politikası karşısındaki pozisyonuna bağlılığını sürdürüyor. Bu konuda taviz verilmemesi için içeriden ve dışarıdan baskılara maruz kalıyor. Bu nedenle Washington geleceğe yönelik garanti vermeye hazır değil.

Zorluklar burada da bitmiyor. İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, Uluslararası Ajansı’n Tahran’ın nükleer programı hakkında ayrıntılı raporlar yayınlamaya devam etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti ve ajansı söz konusu eyleminin uluslararası anlaşmaların temellerine aykırı olduğu konusunda uyardı.

Kemalvendi, İran’daki müfettişlerin çalışmalarını ‘bilginin gizliliğini ihlal ederek’ yürütmeye devam etmeleri halinde Tahran’ın ‘uygun’ adımlar atacağını ve ajansla olan ilişkilerini gözden geçireceğini bildirdi.

Mişal Ebu Necm Şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir