İSRAİL İRANI VURARSA, İRAN DA…

Avrasya Kombat ciu-citsu federasyonun yeni başkanı Aqil Acalov seçildi

Rusya ve Kuzey Kore Bir araya Geliyor

ÇALIŞTAYA DAVET

Miryokefalon Zaferi: Doğu ve Batı Medeniyetlerin Kavuşması ve İslamiyet’in Hoşgörüsü

Gündem 16 Eylül 2018
273

Bugün 842 yıl önce Selçuk İmparatorluğu’nun Bizans İmparatorluğu’na karşı günümüzdeki Isparta vilayetinde kazandığı Miryokefalon zaferinin yıldönümüdür ve bunu kutlamak için Hamideli Derneği, Türk Tarih Kurumu ve Gelendost Belediyesi tarafından ortaklaşa Eğirdir’e gezi programı ve bilimsel toplantı düzenlendi.
Ayrıca günümüzde Miryokefalon Savaşı’nın tam olarak nerede meydana geldiğine dair yeni kaynaklar tespit edilmesiyle, bu savaşla ilgili geçmişte sunulan teoriler çürümeye başlamıştır. Bu konuda Ramazan Topraklı’nın araştırmaları geçmişe ışık tutmaktadır. Yeni ortaya çıkarılan belgelere göre, Milattan önce 6. yüzyılda Eğirdir gölünün iki tarafını doğrudan bağlayan kadim pers dönemine ait “Kral Yolu” olarak bilinen tarihi yol üzerinde Kemer Boğazı mevkiinde inşa edilen köprünün varlığı tarihi olayların lokalize edilmesinde önemli bir işlev görmüştür. Miryokefalon Savaşı da bu köprü üzerinden geçen Bizans ordusunun Anadolu-Selçuklu topraklarına girdiği yerde yapılmıştır.
Türk tarihi ve dünya tarihinde Selçuklu İmparatorluğu’nun Miryokefalon Savaşı’ndaki zaferi Malazgirt’taki zafer kadar bilinmemektedir. Ama bu zafer dünya tarihinde son derece önemlidir, çünkü bu zaferinden dolayı Selçuklu İmparatorluğu Anadolu’daki kendi üstünlüğünü sağlam hale getirmiş, Hıristiyan-Müslüman-Türk kültürünün sentezi olan özgün kültürünü geliştirebilmiş ve İslamiyet’in özelliği olan hoşgörüyü dünyaya gösterebilmiştir.
Bu zaferden sonra Selçukluların Hıristiyan-Müslüman-Türk kültürlerini birleştirerek kendine has kültürünü geliştirebildiğini Isparta’nın birçok yerlerinde görebiliriz. Mesela Eski Uluborlu’da bulunan eski camiler ve medreseler daha önce mevcut olan Roma-Yunan kalıntılarının üzerinde inşa edilmiş ve mimarilerinde de Roma-Yunan medeniyetinin etkisi belirgin şekilde görülmektedir. Ayrıca inşaatta kullanılan taş malzemeleri arasında Yunan-Roma medeniyetine ait yazıların kazıldığı malzemeler de var ve bu durum Selçuklu İmparatorluğu’nun bölgedeki Hristiyan kültürünü tamamen yok etmek yerine bunu da benimseyerek kendi kültürünü daha karmaşık, yapıya dönüştürdüğünü göstermektedir.
Ayrıca Selçukluların benimsediği hoşgörü anlayışının en belirgin örneğini Atabey Medresesi’nde görebiliriz. Bu medresenin en önemli özelliği şudur: Medresenin Kıble tarafındaki duvarında aslen İslamiyet’e göre haram olmasına rağmen Roma-Bizans dönemine ait heykel ve haç işaretleri bulunmaktadır. Bu heykel ve haç işaretleri ulemaların devamlı sert tepkilerine rağmen günümüze kadar kaldırılmamış ve Selçukluların farklı din ve kültürüne karşı hoşgörünün sembolü niteliğine sahiptir. Yani Selçukluların günümüzdeki Taliban, El-Kaide ve İŞİD gibi radikal ve zorlayıcı İslamiyet’in yerine hoşgörüyü en önemli unsur olarak taşıyan gerçek İslamiyet’i benimsediğini ve İslamiyet’in başka kültürlere aslen hiç kötü davranmadığını bu medrese açıkça göstermektedir.
Jeopolitik açıdan baktığımızda da, oldukça önemli ulaşım noktası olan Isparta’nın Selçuklular tarafından ele geçirilmesi Bizans İmparatorluğu’na karşı Selçukluların Anadolu’daki avantajlı konumu kalıcı hale getirmiş ve daha sonra Türklerin Anadolu’daki varlığının kalıcı olmasını kesinleştirdiği söylenebilir.
Bunlara baktığımızda, 842 yıl önce kazanılan Miryokefalon zaferi Türk-İslam kültürü ve Bizans-Hıristiyan kültürünün birleşmesi ve Selçukluların kültürünün daha farklı ve karmaşık medeniyete dönüşmesine yol açmıştır. Ayrıca Selçukluların başka kültürlere karşı ılımlı davranması Türk nüfusunun bütün Anadolu’daki varlığını kalıcılaştırmıştır. Böylece Miryokefalon Savaşı Doğu-Batı kültürlerin kavuşup birleştiği an ve Türklerin kalıcı olarak Anadolu’da kalmasını kesinleştirdiği an olarak nitelendirilebilir.
Keisuke Wakizaka

Yorumlar