Rus uzman Ermenilerin sözde “soykırım” iddiaları için BM’e neden başvurmadığını açıkladı

A. Yılmaz Soyyer ile Bektaşilik ve Din Sosyolojisi Üzerine Bir Söyleşi

Çin, Kovid-19 ile ilgili suçlamalar hakkında ne düşünüyor?

“No Deal” Brexit Belirsizlik Değil Süreçsel İstikrarsızlık Yaratır!

Milli Mücadeledeki Önemli Merkez; Sivas

Gündem 4 Eylül 2019
205

Yabancı bir devletin hakimiyetinde yaşamayı, savaşarak istiklalini elde etmeyi, şerefli ve vazifelerini yerine getirmiş bir millet olmayı hedefleyen ve bunun için ilk iş olarak halkı teşkilatlandırmak gerektiğini düşünen Mustafa Kemal Paşa, 18 Haziran 1919’da Trakya’ya gönderdiği talimatla milli bir kongre toplanmasını istemişti. Mustafa Kemal Paşa’nın direktifi şöyledir:
“Trakya ve Anadolu’daki milli teşkilatların birleştirilmesi ve milletin sesini bütün gürlüğü ile dünyaya duyurabilmesi için, güvenli bir yer olan Sivas’ta ortak ve güçlü bir heyet kurulması kararlaştırılmıştır”.
21/22 Haziran 1919 tarihlerinde aynı karar bu sefer tüm illere dağıtılmış, İstanbul Hükümeti’nin yeterli gelmediğini, ülkenin dört bir yanının işgal altında olduğunu ve ülkeyi ancak milletin azminin kurtarabileceğinden bahsedilerek bir heyet oluşturulması gerektiğinden söz edilmiştir. Bu heyet için Anadolu’da en güvenli yer olarak Sivas’ın seçildiğinin üzerinde de durulmuştur.
Kongre için Sivas’ın seçilmesinin, Sivas’ın işgalinin diğer şehirlere göre daha zorlayıcı olması, çevresinin yüksek dağlarla çerçevelenmiş olması ve çevresinin az geçitli oluşu olabilecek bir tehlikeye karşı işgalin önlenmesinin zor olmayacağı da belirtilmesi gereken detaylardandır.
Sivas’ta kongre hazırlıklarını duyan İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri, kongrenin toplanmasına engel olabilmek için 23 Haziran 1919’da 84 sayılı bir genelge yayınlayarak “Mustafa Kemal Paşa’nın İngiliz Fevkalade Temsilcisi’nin ısrarı ile azledildiğini” bildirmiştir. İstanbul Hükümeti genelge yayınlayarak işini riske atmamış Elazığ valisi Ali Gali Bey’i Anadolu’ya göndermiş ve Sivas valisi Reşit Paşayla görüştüğünde Mustafa Kemal Paşa’nın, Sivas sınırları içerisinde tutuklanmasını emrettiğini bildirtmiştir.
Fakat Ali Galip Bey ve İstanbul Hükümeti ciddiye alınmamış, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları Sivas’ta coşkuyla karşılanmıştır. İstanbul Hükümeti engel olamadığı için 8 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın görevine son vermiştir. Bu son veriliş Kolordu Komutanlıklarına bildirilmeden Mustafa Kemal Paşa bir telgrafla müfettişlik ve askerlik görevinden istifa ettiğini Harbiye Nezaretine ve Padişaha iletmiştir.
Aynı zamanda Fransız subayı olan Mösyö Brunot ve subay arkadaşları Reşit Paşayı ziyarete gelmiştir. Brunot, Reşit Paşa ile konuşmasında “Mustafa Kemal Paşa Sivas’a gelip burada kongre toplamaya çalışırsa beş-on gün içerisinde Sivas’ın işgal edilecektir” demiş ve açıkça tehdit etmiştir. Reşit Paşa huzursuzlanmıştır çünkü daha önceden de Dahiliye Nezaretinden gelen telgrafta bu işgalden söz edilmektedir. Fransız subaylar, Reşit Paşayla bir başka toplantısında “İtilaf Devletleri aleyhinde bir toplanma olmaması durumunda” kongrenin yapılabileceğinden bahsetmişlerdir. Reşat Paşa bu durumu Mustafa Kemal Paşayla paylaştığında pek ciddiye alınmamıştır. Aslında İtilaf Devletleri kongrenin amacını, ne için toplanılacağını da bilmektedir. Tehdit yoluyla kongre üyelerini saf dışı bırakmak istemektedirler.
23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan Erzurum Kongresinden sonra Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Sivas’a gelmiştir. Fakat önceki gelişinden sonra bir fark vardır. Mustafa Kemal Paşa artık müfettiş ve asker olarak değil, Türk Milleti için çabalayan biri olarak geri dönmüştür. Emretme yetkisi olmamasına rağmen bu sefer daha da coşkulu bir karşılama yaşamıştır. Bunun anlamı ise Sivas halkının, Mustafa Kemal Paşayla aynı düşüncelerde olmasıdır.
Ve Sivas Kongresi 4 Eylül 1919’da ilk oturumuna başlamıştır. Davet sahibi olarak Mustafa Kemal Paşa konuşmasına başlamıştır:
“Saygıdeğer Efendiler!
Vatan ve milletin kurtuluşunu hedefleyen mecburiyetler, sizleri bunca sıkıntı ve engellere rağmen Sivas’ta topladı.
Kahramanca kararlılığınızı tebrik eder ve sizlere hoş geldiniz demekle mutluluğumu arz ederim… “
Konuşmasını yaptıktan sonra Kongre başkanı seçimine sıra gelmiştir. Aslında, Rauf Bey ve diğer temsilciler, Mustafa Kemal Paşa Sivas’a gelmeden önce Bekir Sami Bey’in evinde toplanıp Kongre başkanının Mustafa Kemal Paşa olmasına karar vermişlerdi. Çünkü Mustafa Kemal Paşa, her türlü manda ve himayeyi reddediyordu ve eğer başkan seçilirse mandacılar kendileri için bir karar çıkartamayacaklardı. Yapılan gizli oylamada Mustafa Kemal Paşa başkan, Bekir Sami Bey ve Rauf Bey ise başkanvekilliğine seçilmişti. Kongre ikinci toplantısında Padişah’a gönderilmesi için bir yazı düzenlemiştir bu yazıda Sivas Kongresinin siyasi bir hedefi olmadığını belirtmişlerdir. Çalışmaların ilerleyişini halka duyurmak için de bir beyanname okumuşlardır. 14 Eylül 1919’da İrade-i Milliye Gazetesinde yayınlanan beyannamede Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin 4 Eylülde Sivas’ta toplandığını ve Kongre’nin padişaha bir yazı gönderdiğinden bahsedilmiştir.
Kongrede konuşulan ve karara bağlanan bir diğer konu ise Amerikan Mandasıdır. İstanbul’da Wilson Prensipleri Cemiyeti kurulmuştur ve faaliyete başlamıştır. Amerikan Mandasının Türk destekleyicileri bu konunun Sivas Kongresinde konuşulması gerektiğini, bunun kendileri için bir fırsat olabileceğini düşündüklerinden kongreye taraftarlarını göndererek kendileri için bir sonuç çıkarmaya çalışmışlardır. Kongrede bu durum, Amerikan Senatosuna bir telgraf çekilmesi ve Türkiye’yi incelemesi içinde bir heyet gönderilmesi kararına bağlamıştır.
Kongre’nin diğer kararları ise şöyledir;
1. Mondros Ateşkes Antlaşması ile sınırlarımız içerisinde bulunan topraklar parçalanamaz.
2. Ülkenin dengesini bozacak herhangi azınlıklara, Rumluk ve Ermenilik kurma çalışmalarına karşı vatanımız hep birlikte savunulacaktır.
3. Milli Cemiyetlerin, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında toplanmasına karar verilmiştir.
4. Sivas Kongresi tarafından Heyet-i Temsiliye kurulmuştur.

Sivas Kongresi, İstanbul Hükümetine milli bir teşkilatın olduğunu göstermiştir. 11 Eylül 1919’da Kongre tarafından Padişaha bir telgraf gönderilmiştir. Telgraf da Ferit Paşa Hükümetiyle ilgili bilgiler vardır. Fakat bu telgraf padişaha ulaşamamıştır çünkü Sadrazam engel olmuştur.
Damat Ferit Paşa Hükümeti 2 Ekim 1919’da istifa etmişlerdir. Yeni hükümeti Ali Rıza Paşa kurmuştur ve bu hükümet için Cemal Paşa da milli iradeyi zedeleyecek, ona zarar verecek her türlü hareketten kaçınılacağına söz vermiş ve yeni Hükümet, Heyet-i Temsiliye tarafından tanınmıştır.
Sivas Kongresinin başarıları diğer ülkelere de yayılmıştır. Hatta Renin gazetesinde Mustafa Kemal Paşanın çocukça bir hayali olduğundan bahsedilmiş ve Anadolu’nun zavallı bir halde olduğunu, orada bir şey kalmadığını yazmışlardır. Buna karşı Fransız kamuoyu ise Türk’ün gücünün yaşadığından, gücünün de bilincinde olduğundan bahsetmiştir.
“ …. Erzurum ve Sivas Kongrelerinin milli ruhu temsil eden birbiri peşi sıra toplantıları, muhakkak iyiye alamettir. Açıklamalarım son bulurken vatan ve milletin kurtuluş zaferi amacına bağlı olan heyetimizin başarılı olmasını Allah’tan dilerim.” Mustafa Kemal Atatürk
http://www.atam.gov.tr/ataturkun-soylev-ve-demecleri/sivas-kongresini-acarken
Tosun, Ramazan, Milli Mücadele’de Sivas’ın Yeri ve Önemi, s:67-85
İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 4.sınıf öğrencisi
Kafkassam Stajyeri Ebru ÇELİK

Yorumlar