KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Memmed İsmayilov: Tahran Zirvesi Fazla Mı Abartılıyor?

Memmed İsmayilov: Tahran Zirvesi Fazla Mı Abartılıyor?

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
30 0

Dünya’nın gözü Tahran Zirvesi’nde. Herkes bu görüşmeden olağanüstü sonuçlar beklemektedir. Ancak bu zirvenin oyuncuları olan Türkiye, Rusya ve İran’ın içinde bulundukları duruma bakıldığında portföylerinde birbirlerini törpüleme dışında herhangi etkili bir malzeme bulunmamaktadır. Dolayısıyla tarafların birbirilerine karşı ileri sürdükleri her talep her birinin içinde bulunduğu koşullardan dolayı geri tepecektir. Üç tarafın ortak noktası içinde bulundukları ekonomik güçlüklerdir. Bundan dolayı bu Zirve daha çok ekonomik ve ticari ilişkilere yönelik antlaşmalarla sonuçlanacaktır.
Tahran Zirvesi garantör ülkeler olan Türkiye, Rusya ve İran’ın 2015’te oluşturduğu Astana Zirvesinin devamı gibi görünse de Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan dolayı nitelik ve içerik açısından farklıdır. Peki, Tahran Zirvesi’ni diğer Astana Zirvesinden ayıran özellik nedir?
Her şeyden önce Rusya, Ukrayna saldırısından ve bunun neticesinde hem askeri anlamda güç kaybetmesi hem de ekonomik yaptırımlardan dolayı daha zayıf konumdadır. Batı, Rusya’yı dünyadan izole etmeye çalışmaktadır. Bundan dolayı Tahran Zirvesi Putin için Rusya’nın hala dünyada ve özellikle Ortadoğu’da etkin olduğunu gösterme çabası anlamına gelebilir.
Tahran Zirvesi’nde Türkiye’nin eli nispeten daha güçlü. Şöyle ki Türkiye dışında hiçbir NATO üyesi devlet, Rusya’yla aynı masaya oturmak istememektedir. Bununla birlikte tahıl krizinden dolayı Rusya’yla iletişim kanallarının açık tutulması gerekmektedir. Bunun için en iyi oyuncu Türkiye’dir. Dolayısıyla Erdoğan NATO üyesi devletlerden Putin’in görüşme imkânı bulduğu tek liderdir. Yani bu süreçte hem Rusya hem de Batı, Türkiye’yi kaybederse sahip oldukları en güvenli iletişim kanalını da kaybetmiş olacaklardır. Buna ek olarak Rusya ekonomik kaygılarından dolayı Türkiye’ye ihtiyaç duymaktadır. Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımları hafifletmek için Türkiye, Rusya için hayati öneme sahiptir. Bundan dolayı Türkiye, Rusya’nın içinde bulunduğu bu durumu kendisi açısından avantajlı hale getirerek Suriye’nin kuzeyine operasyon düzenlemek istemektedir. Bu nedenle Rusya, Türkiye tarafından Suriye’nin kuzeyine olası operasyon gerçekleştirmesine açık bir şekilde karşı çıkmamaktadır. Zaten İran açık bir şekilde Türkiye’nin olası operasyonuna karşı çıkacaktır.
Tahran Zirvesi’nin bir diğer oyuncusu olan İran’ın ise Rusya’ya çok sayıda yüksek saldırı kapasitesine sahip SİHA satabileceği geçtiğimiz günlerde ABD tarafından duyuruldu. Bu SİHA’ların satılması halinde Rusya hava saldırılarında büyük avantaj elde edecektir. İran ise bunun karşılığında Suriye’de Rusya’dan boşalan koltuğu kendisi doldurmak isteyecektir. Ayrıca İran’da Ukrayna Savaşı’ndan dolayı Batı’nın, İran’ın enerji kaynaklarına ihtiyaç duyulabileceği bilinmektedir. Dolayısıyla İran ve Türkiye’nin eli Rusya’ya göre daha güçlüdür.
Sonuç olarak Tahran Zirvesi Rusya açısından görünüşte dünya diplomasisinde hala ben de varım sinyalini vermesi olarak okunabilir. Gerçekte ise kendi içinde bulunduğu durumdan dolayı Türkiye ve İran arasında dengeyi gözetme çabası olarak değerlendirilebilir. Türkiye ise İran’ın halihazırda sahip olduğu avantajlı durumdan dolayı Suriye’nin kuzeyine olası operasyon imkanını bir müddet daha ertelemek mecburiyetinde kalabilir.
Kanaatimce Tahran Zirvesi’nin en önemli sonucu Rusya ve İran’ın Türkiye’yi Suriye’yle yeniden iletişim kurmaya sevk etmesi olacaktır. Hatta yakın günlerde Türkiye-Suriye hattında sıcak temasların kurulmasına da şahitlik edilebilir.

Memmed İsmayilov Kafkassam

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.