KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Memmed ISMAYILOV: Sistem Krizinin Tetiklediği Ukrayna İşgali ve Yeni Reform Önerileri

Memmed ISMAYILOV: Sistem Krizinin Tetiklediği Ukrayna İşgali ve Yeni Reform Önerileri

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 4 dk okuma süresi
46 0

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya uluslararası hukukun en ağır ihlali ile karşı karşıya kalmaktadır. Uluslararası barış ve güvenliği korumakla yetkilendirilmiş Birleşmiş Milletlerin (BM) ana organlarından biri olan Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan Rusya bağımsız ve egemen bir devlet olan Ukrayna’yı 24 Şubatta işgale başladı. Ukrayna’nın işgali kadar kapsamlı ve ağır olmasa da 2003 Irak’ın BMGK’nin bir diğer daimi üyesi olan ABD tarafından işgal edilmesi yaşanan işgallerin bir sistem krizi olduğunu göstermektedir.
Görevi uluslararası barış ve güvenliği korumak olan BMGK’nin bu işgali önleyememesinin temel nedenleri ise BM sisteminin yapısı ve günümüz dünyasının çok kutuplu yapısından uzak olmasından kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda Milletler Cemiyeti (MC) Birinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan dünya sistemine adapte olamadığı için İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına engel olamamıştı. BM de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan iki kutuplu dünya sistemine göre formüle edilmiştir. Dolayısıyla BM mevcut yapısı 1950’li yıllara hâkim olan çift kutuplu dünyayı yansıtmaktadır. Oysaki günümüz dünyasında güç dengeleri tamamıyla değişerek çok kutuplu bir dünya eksenine doğru gitmektedir.
BM’nin başarısızlığının en önemli nedenleri olarak BM sisteminde bütçesel özerkliğin mevcut olmaması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yapısı gösterilebilir. Şöyle ki özellikle ABD başta olmak üzere bazı ülkelerin BM Genel Bütçesi’ne katkısının diğer BM üyesi devletlere göre oldukça yüksek olması ve bu durumu BM üzerindeki etkileri için kullanmaları, BM Sistemini tıkayan en önemli nedenlerden biridir. Örneğin 2021 yılı itibarı ile ABD tek başına BM Genel Bütçesi’nin yaklaşık yüzde 22’sini karşılarken, Çin yüzde 12’sini karşılamaktadır. Bu durum, ABD ve Çin gibi ülkelerin BM’nin birçok faaliyetini kendi uygun gördükleri yönde etkileyebilme imkânına sahip olduklarını göstermektedir. BMGK’nin yapısı da 1950’li yıllara hâkim olan dünya düzenini yansıtmaktadır. Şöyle ki BM Sistemi uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için BM’nin beş daimi üyesi olan ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa’ya bütün devletlerin uymak zorunda olduğu bağlayıcı karar alma yetkisi verilmiştir. Ayrıca BM Sistemi bu beş daimi üyeye kararları tek başına veto etme yetkisi vermiştir.
Yukarıda aktardıklarımızdan hareketle günümüz dünyasının gerçekliklerine uygun, yeniden reform edilmiş bir BM Sistemi’ne ihtiyaç duyulmaktadır. Reform olarak ise her şeyden önce Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeliği kaldırılmalıdır. Bu mümkün değilse bile veto hakkının kaldırılması ve yeni daimi üyelerin sayısının artırılması gerekmektedir. Bunlara ek olarak BM Genel Kurulu’nun yetkilerinin artırılması ve uluslararası toplumu bağlayıcı kararlar alabilmesi sağlanmalıdır. Dolayısıyla daha katılımcı bir BM Sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Oluşturulacak bu katılımcı organların kararlarının uygulanmasını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması da bir o kadar önemlidir. Güçlü devletlerin kendi çıkarları gerektirdiğinde kendi ekonomik ve askeri gücü ile harekete geçen uygulama mekanizmaları yerine, uluslararası hukuk kurallarını etkili bir şekilde uygulayacak ve geniş katılım ile oluşturulmuş güç mekanizmalarının kurulması ve işletilmesi elzemdir.

Memmed ISMAYILOV Kafkassam

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.