ALİ EMİRİ-MUALLİM CEVDET-İBNÜLEMİN

Samir Hümbətov: ABŞ Ermənistanda hərbi baza qura bilər

İsrail’in yeni Afrika açılımı ne anlama geliyor?

A. Yılmaz Soyyer ile Bektaşilik ve Din Sosyolojisi Üzerine Bir Söyleşi

Mehmet Bozkuş: YENİ DÜZEN YENİ PLANLAR 4 REFAH TOPLUMLARINA BAKIŞ

Gündem 29 Aralık 2020
436
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

2020 Yılını bitirken dünya bir çok olayla karşı karşıya gelmiş, pandemi ile kendi içine kapanmış, dünyanın en gelişmiş ekonomileri dahil olmak üzere bir çok sorunla karşı karşıya kalmıştır.
Pandemi ile dünya iç dinamiklerine dönerken dünya yeniden dizayn ve şekillenme yolunda önemli gelişmeler olmuş ve bir çok ülke iç dinamiklerindeki , sorunlar yumağı, toplumsal sorunlar ve ekonomik küçülmelerin yarattığı sıkıntılarla beraber, pandemi kuralları karşıtı eylemlere karşı siyasi yönetimlerin etkisiz kaldığı, ikinci dünya savaşı sonrası şekillenen tek kutuplu dünya düzeni sistemlerinin günümüz sorunları karşısında etkisiz ve yetkisiz kaldığı gerçeğini görmüştür.
Tek kutuplu dünya sistemi siyasi yönetimlerinin dünya politikalarına karşı ortaya çıkardıkları, bireysel lider endeksli yönetimsel şekillerinin etkileri altındaki toplumlar üzerinde etkisini kayıp ettikleri gerçeğini görmelerine neden olması ile emperyal devletlerin daha çok sert tedbirlere başvurdukları dönem olmuştur.
Tek kutuplu soğuk dönemden çok kutuplu ve bölgesel güç merkezli yeni dünya yönetimsel merkezlerinin ortaya çıkması ve oluşması ile refah toplumlarının güç ve etki kayıplarının kendileri üzerlerinde yarattığı etki ,teknolojik gelişmeler ile dünyayı kontrol altına almak isterken kendi

güvenliklerinin yok etmek üzere saldırılara maruz kalınması ve sömürülen toplumlarda bilinçlenme düzeylerinin artmasına neden olmuştur.
Refah toplumlarının, sömürmeye ve üretmeye dayalı dünya yönetimsel yapısındaki etki kayıpları dünyada yeniden şekillenmeye yol açarken yeni bölgesel güç olma adına gelişen ülkelerinin iç ve dış dinamiklerinin yok etmek üzere oluşturdukları sistemlerinde etkisiz kalması ile ortaya çıkan yeni siyasi güç yapılarının ortaya çıkmasına, toplumların tepkisel etkisinin kendi iç dinamiklerinde toplumsal eylemlere dönüştüğü ve sistemsel sorunların ortaya çıkması ile yeniden restorasyona girdikleri süreçleri başlatmalarına sebep olmuştur.
ABD Trump yönetimi ile başlayan dış politika uygulamalarında farklılıklar ve Çin politikası ile ticaret savaşlarının liderler düzeyinde söylemsel etkilerinin başlamasına, ABD seçimleri , iç siyasetindeki gelişmelerin kriz ve kaos ortamına dönmesi ile ortaya çıkan yeni durum ABD tarihi açısından prestij ve yönetimsel güç kayıplarına sebep olmuştur.
ABD’nin AB,Rusya,Çin ve Türkiye politikaları, NATO içinde yeni düşman arayışları ve Çin‘in yeni düşman ilan edilmesi,AB iç çekişmeleri ve güç değiştirme Almanya yerini Polonya’nın tercih edilmesi,Ortadoğuda Türkiye ile ilişkilerinin de sorunlar yaşaması , Mısır ve Yunanistan’ın desteklenmesi, Kafkasya politikalarında istedikleri sonuçları elde edememeleri,Abraham anlaşmaları ile İsrail üzerinden politikaları, ortadoğu toplumları nazarında destek görmemesi,Nato üyesi Türkiye’ye Caatsa yaptırımları uygulanması kararı alınması ile Nato içinde müttefiklik

kavramının yeniden tartışmaya açılması,Fransa’nın çıkışları ile ABD’nin Nato yapısında ekonomik,savunma ve stratejik olarak etki ile uluslararası itibarının zedelenmesine yol açan girişimlerin ortaya çıkmasıdır.
Dünya 2020 yılını uğurlarken bölgemizde bir çok olaylar meydana gelmeye devam etmiş bunun neticesinde ABD’nin bölgemizdeki etkisinin dengeleme politikaları ile dengeleyen ve gerektiğinde karşısında olan bir Türkiye ile karşılaması sonucu Türk Amerikan ilişkilerinde ilk günden Türkiye açık ve net olarak tavrını ortaya koymuş ve bölgesel güç olma yolunda emin adımlarla yoluna devam etmeyi başarmıştır.
Türkiye’ye karşı çevreleme ve frenleme stratejisini uygulamak isteyen emperyal devletlerin Türkiye’nin bölgesel güç olmasını istemeyerek birlikte hareket etmeyi tercih etmemişlerdir.
Türkiye’nin bölgesel güç ve küresel güç olma yolunda ilerlediğini gören birçok bölge ülkesi birlikte hareket etmeyi tercih etmeye başlamalarına rağmen ABD’nin Türkiye karşıtı yapılara açık ve dolaylı destek vermeye devam etmesi ABD’nin yeni dünya düzeninde eski dünya düzeni olarak kendini hala tek başına görmesini, değişen denge politikalarını uygulamak istememesi ve tehdit etmesinin yarattığı sonuç ülkeler nazarında karşı yapıların oluşmasının temellerinin hızla atılmasına neden olmaktadır.
Teknolojik olarak bu gün ilk adımları atmaya devam eden ABD taklitçi olarak sahneye çıkan ancak bütün teknolojileri üreten ve hakim güç olan Çin’in bu politikasının farkına pandemi sürecinde vararak Çin’li öğrencilerin ve bilim insanlarının ülkesindeki bütün faaliyetlerini engellemesi ile

ne kadar zayıf bir merkez konumuna geldiğini dünyaya göstermiş olmaktadır.
Yeni dünya düzenin de ülkeler birbirlerine karşı dengeleme politikaları izleme yolunu seçerek dünya yeni düzeninde etki altına girmek istememektedirler.
Üretim alanlarındaki bir çok stratejik ürünler çok üretim merkezlerinde üretilerek tek merkezde nihai ürün haline getirilirken ekonomilerin dengelenme süreci üretim alanlarında başlayarak yeni dünya düzeninde yerini almaya başlamış ve ülkelerin ilişkilerinde bu durum stratejik öneme sahip olmuştur.
Dengeleme politikaları zayıf ülkeleri güçlü olan ülkelere karşı, konumları,ekonomileri,sahip oldukları insan kaynakları,medya,yeraltı zenginlikleri ve bölgesel güç merkezleri ile olan ilişkileri ile küresel ölçekli güçler karşısında etkili,duruşlarının önünü açmaktadır.
Çevreleme doktrinleri ile kendilerine karşı olan ülkeleri kuşatan küresel ölçekli güç merkezi ABD’nin dengeleme politikaları karşısında yeterli üretken politikalar yerine tehdit politikaları ile karşı koymaya çalıştığıdır.
Refah toplumlarında pandemi ile başlayan içe dönme ve sistemlerinde ortaya çıkan var olan ancak görmek istemedikleri bir çok toplumsal sorunlarla baş başa kaldıkları gerçeğidir. Pandemi refah toplumlarında refah düzeylerinde azalmaya ve yaşamsal ve sömürge alanlarında tepkisel faaliyetlerin artmasına neden olurken kendi iç siyasi yapılarında ırkçılık ve milliyetçilik akımlarının artmasına aşırı

milliyetçi söylemlerin ve grupların artmasına neden olmaktadır.Artan ırkçılık ve milliyetçilik söylemleri sömürge düzenine dayalı ve sömürge ülkelerinden gelen insanlara karşı eylemlerin artmasına ve bir çok toplumsal sorunların açığa çıkması ile zayıflayan refah toplumlarının oluşmasına neden olmaktadır.
Zayıflayan refah toplumları yeniden yapılanma ve sistemlerinde oluşan sağlık,eğitim, üretim, ırkçılık,bozulan gelir kayıpları,siyasi oluşumlar,değişen teknolojik üstünlük merkezleri ile mücadele,değişen savaş teknolojileri dünya yeniden şekillenme sürecinde iken refah toplumları eski sistemlerinin devam ettirme gayretinden vazgeçmedikleri gerçeğini görmekten uzak yönetimsel anlayışlarının devam etmesi ile kayıp eden konuma kavuşmalarıdır.
20. Y.Y. eskiyen yönetim şekilleri ile 21.Y.Y. bu yönetim sistemleri ile nasıl yönetileceği sorusuna cevap arama ve sistemsel yeniliklerin pandemi ile beraber ortaya çıkması ve temellerinin atılmaya başlaması ile ortaya çıkan yeni bölgesel ve küresel ölçekte yeni uluslararası yapılar ile bunlara yön verecek yönetimsel yapıların oluşmasıdır.
Teknolojik esirlik ile ülkelerin siyasi yapılarına, kültürlerine ,toplumsal yapılarına,sosyal medya üzerinden toplumları yönetmeye,kriz ve kaos üretmeye,gerçek olmayan olayları gerçek gibi göstermek dahil bir çok alanda bilgi akışını kendi istedikleri gibi yönetme düşünceleri ile ortaya koydukları yapıların bu gün refah toplumları aleyhine kullanıldığı ve gelişmekte olan yapıların birlikteliklerinde ve toplumsal bilinçlenmelerini destekleyen en etkin kaynaklar olmasını sağladığıdır.

Küresel ırkçılık anlayışı içinde olan refah toplumları, toplumları birbirlerine karşı kullanma ve üstünlük sağlama stratejilerinin de günümüz için sadece kendi ülkelerinde geçerli olan büyük toplumsal tepkiler karşısında geri çekilmelerini sağlayan diğer nedenlerdendir.
Günümüzde ticaret şekillerinin değişmesi ile beraber, finans sistemlerinde ortaya çıkan yeni sanal para uygulamaları ve piyasalar karşısında finans ve ticaret yollarındaki hakimiyet alanlarındaki hakim güç olma yetilerini kayıp etmeye başlamalarıdır.
Dünyanın her noktasında oluşturmak istedikleri İslam karşıtlığı ile kendilerine yeni çıkış arayan refah toplumları düne kadar sömürdükleri bütün mazlum milletlerin bu gün karşılarında hak arayan ve haklarını isteyen konuma gelmeleri ile uluslararası hukuk karşısında seslerini çıkaramamakta olup illegal uygulamalar ile kendilerine yeni çıkış yolları aramanın içindedirler.
Mehmet BOZKUŞ

Yorumlar