Авраам Шмулевич: Путин жаждет реванша. Украина должна определиться.

Çin sermayesi Türkiye’nin politikalarını nasıl etkiliyor?

İyad Ebu Şakra:İran, Biden’ın Ortadoğu politikasını erkenden test ediyor

Huriye Yıldırım ÇInar: Afrika’da büyük kapışma İtalyan elçi niye öldürüldü

Mehmet Bozkuş: Siyasi Virüsler ve Papa Ziyaretleri

Gündem 15 Mart 2021
227

19. Yüzyıl Güneş Batmayan İmparatorluk olarak adlandırılan İngiltere’nin hakim olduğu, 20.Yüzyılda ABD’nin üstünlüğünün olduğu Dünya , 21.Yüzyılda ise Çin’nin ilerlemesini ve gelişmesini engeleme çabaları sonucunda kimin hakim güç olacağının belli olacağı süreçlerden geçmektedir.
Batı medeniyetinin en büyük ekonomik gücü olan ABD yaşadığı sorunlar nedeniyle içeride ve dışarıda çöküşü yaşarken, doğuda ise kendi elleri ile ekonomik güç olarak destekledikleri Çin ile olan büyük çekişmelerin yansımaları pandemiden sonra siyasal virüslerin mücadelesi olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır.
Biden’nın ABD seçimlerini kazanması ile dünyanın güç belirleme noktalarında gerginliklerin tekrar oluşmaya başlaması, ABD’nin yeniden dünyanın tek küresel gücü olduğunu gösterme yetisi ile hareket etmesi, stratejik olan bütün noktaları harekete geçirmeye başlamış olması, barış ve huzur arayan bütün ülkeleri ve toplumları yeniden rahatsız etmektedir.
Trump yönetiminden görevi devir alan Biden yönetiminin atadığı bütün yetkililerin çekişme alanı olan bölgelerde daha önce görev yaptıkları ve bu görevlerini yerine getirirken bölge ülkelerinin karşısında olarak hareket eden odakları destekledikleri görülmektedir.
Ortadoğu ve Kafkaslar bölgesi yeni dünya düzeninin belirleyici güç merkezi olarak bu gün ABD için yeniden prestij kazanma ve istediklerini elde etme merkezi olarak tekrar gündeme alınmıştır. ABD’nin yeni yönetimi uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayarak bölgelerde yeniden yapılandırma faaliyetleri içerisine girdikleri görülmektedir.
Türkiye’ye karşı terör odaklarını açıktan desteklemekten çekinmeyenlerin asıl hedeflerinin Türkiye üzerindeki emellerine ulaşabilmek için denedikleri dünkü stratejilerine yenilerini ekleyerek, bölgede eylem planlarında değişime giderek, hedeflerini başka alanlara kaydırması ve içeride siyasi çekişme alanları yaratarak kendine yeniden alan yaratma stratejileri ortaya çıktıklarıdır.

Ekonomi silahının bütün argümanlarını kullanarak yaptırım kararları alan ve ülkeleri kendine biat etmeye zorlayan, yazılı ve görsel medya yandaşları ile toplumları etkilemeye çalışan ABD’nin, yeniden manevi değerler üzerinden toplumları etkileme yönünden yeni stratejileri ortaya çıkmaktadır.
Küresel güçler kendilerine biat ve hizmet etmeyen seçilmiş liderleri hedefe alarak toplumları etkileme doktrinleri ile ülkeleri gizli yaptırım tehditleri üzerinden istediklerini elde etme dönemlerinin, teknolojinin gelişmesi ve bilgiye ulaşmanın kolay olduğu bu dönemde zorlaşmaya başlamış olması nedeni ile hedeflerine ulaşamadıkları görülmektedir.Bu durum karşısında yeni algısal oyunlar üzerinden çalışmalar başlatmalarıdır.
Teknolojiden tarıma kadar olan bütün yeni gelişmelerin batıdan doğuya kaymaya başladığını gören güç merkezleri bu güç kontrollerini kayıp etme korkusuna karşı hamleleri, ülkeleri parçalama ve bölme üzerine geliştirerek zayıf şehir devletleri üzerinden emellerine ulaşmayı hedeflemektedir.
Hristiyan dünyasının lideri Papa’nın Irak’ı ziyareti ile İran’a karşı verilen mesajlarla birlikte Şii merkezi olarak Necef’in muhatap alınması ve uluslararası kimlik kazandırma girişimleri olarak görülmesi gerekmektedir.
Papa’nın Irak’ın kuzeyinde IKBY yönetimi ile görüşülmesi, gelecekte sözde bir devlet kurma çabalarına ve IKBY yönetimine destek verdiğinin bilinmesi gerekir.
Bölgede Hrıstiyan nüfusun Deaş saldırıları sonrası 1.500.000 den yaklaşık olarak 350.000 civarlarına düşmesi Hrıstiyanlar için önem arz eden Ninova bölgesine geri dönüşün sağlanması ile nüfus azalışlarının önüne geçilmeye çalışılması,Türkmen bölgelerine yaptıkları ziyaretleri Musul ve civarlarında yeni bir planın habercisi olarak görülmesi, Irak devletinin kurucu unsurları olan ve bu bölgede yaşayan Türkmenlerin yok sayılmak istendiğinin göstergesidir.
Papa görüşmeleri ile bölgemizde tekrar hristiyanlığın etkinliğini artırmaya çalışırken, 2006 yılında ABD‘li Albay Ralph Peters tarafından yayınlanan bir çok makalelerinde pul üzerindeki gibi bu tür haritaları yayınlamaktan çekinmediklerinin bilinmesi gerekir.
ABD dış politika açıklamaları ile AB destekli geri dönüşüm politikalarının bölgemize yeni etkilerinin amacı yayınlanmak istenen hatıra pul ve üzerindeki harita ile bölgemiz ve ülkeleri için hedeflerini ifşa etmiş olmalarıdır.
Mehmet Bozkuş

Yorumlar