KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: Milliyetçilik ve Seçimler

Mehmet BOZKUŞ: Milliyetçilik ve Seçimler

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
228 0

​Salgın sonrası lojistik sistem ile başlayan tedarik zincirlerindeki kopma ve arz talep dengesindeki bozulmalar, ülke ekonomileri için satın alma gücü paritesinin azalmasına, üretim merkezlerindeki üretimin azalmasına, toplumlarda satın alma gücünün azalmasına, enflasyon ile ortaya çıkan refahı paylaşma sıkıntılarını toplumsal ayrımcılık üzerinden ırksal milliyetçilik olarak refah toplumlarında, gelişen ve gelişmekte olan ülke insanlarına karşı ırkçı ve mezhepsel milliyetçilik oluşmasına neden olurken, emperyal ülkelerin sömürdükleri ülkeleri kontrol altında tutma baskısının artmasınıda beraberinde getirmiştir.
​Bölgesel güç konumunda olan ülkeler salgın sonrası gelişmekte olan ülkelerin gelişmelerinde söz sahibi olmalarının önüne geçmenin yollarını aramaktadırlar.
​Seçimler emperyalist sistemlerin güçlerini en etkin şekilde sahaya yansıttıkları zamanlardır.
​Macaristan ve Venezuela’daki seçimlerde emperyalist sistem seçim çalışmalarında, istedikleri sonucu alamayınca sonuçları tanımama ve STK üzerinden seçimlere dahil olma, basın ve medya üzerinden yönlendirme, belirli alanlarda zayıf söylemler üzerinden dışarıdan değerlendirme yapma, ekonomi ve yönetimdeki yapıları hedefe alarak toplum nazarında zayıf düşürme, kimlik ve mezhepsel siyaset alanına sürükleme, elit ve elit olmayan ayrımları yapma, seçimi kazanıyorlar algısı oluşturma, seçmen üzerinde tercih baskısı oluşturma, kamuoyunu yönlendirme, analiz şirketlerini kullanma, toplumsal değerleri değersizleştirme ve yapılan yatırımlar üzerinden toplumları yanlış bilgilendirme, tanıtım ve medya üzerinden siyasi söylemlerle politik yapıları toplumsal eylemlere yönlendirme, sanatçıları kullanarak kültür alanındaki insan kaynaklarını ve diğer yapıları kullanarak icranın başındaki yapıları hedefe alma, daha bir çok çalışmalar yaptıkları görebiliriz.

​Ülkeler bütün bu çalışmalar karşısında yerli ve milli yapılara sahip değil iseler o zaman ülkelerinin gelecekleri için mücadele etme veya teslim olma süreçlerinden birisini siyasi partiler ve devlet politikaları üzerinden yapacakları hamleler ve figürlerle mücadele etmektir.

​Türkiye Seçimleri Cumhuriyetin kurulması ile tek partili siyasal sistemde Mustafa Kemal Atatürk’ün çok partili sisteme geçiş denemeleri olmuş ancak devlet ve millet bekasında görülen tehditler nedeniyle tam uygulama alanı bulamadan kaldırılmıştır.

​Çok partili siyasal sisteme Mustafa Kemal’in ebediyete intikalinden sonra CHP içinden ayrılan beş milletvekili ile kurulan siyasi partiler ile 1945 yılında geçilmiş ancak gerçek uygulama ise 1950 seçimleriyle kendini göstermiştir.

​Demokrasi açısından önemli bir gelişme olsada çok partili siyasal sürecin başlaması sonrasında muktedir olma ile iktidar olma arasındaki çekişmeler ile devam etmiştir.
​Muktedir güç merkezi hep siyasal yapılarının önünde yer alarak kendini korumak istemiştir. Kayıp noktasına geldiğinde veya ülkenin yön değiştirme politikalarını izlenmesi sonucunda darbeler ile cevap bulmuştur.
​Darbe çeşitleri siyasi partilerin direnç güçlerine göre şekillenmiş ve toplumun yönlendirilmesiyle güç kazanmıştır.
​Mezhepsel ideolojik ayrılıkçı söylemlerle toplumsal bölünmelerin önü açılmış bu durum yaşamın her alanında kendine yer bularak şekillenmeye devam etmiştir ve halen devam etmektedir.

​Ancak bu durum sadece gelişen gelişmekte olan toplumlar için geçerlidir. Refah ve Kalkınmış toplumlarda bu durum söz konusu dahi değildir. Ancak refahı ve kalkınmışlığı paylaşıma gelindiğinde bugün ırkçı bir yapı ile kendini göstermekte olup gelişen ve gelişmekte olan ülkelerden gelip ülkelerinde çalışanlara karşı kendini daha yüksek dereceden göstermeye başlamıştır.

​Milli idare ile Milli İrade bugün, dünün çekişmesine karşı idarenin milli ve yerli olması için 15Temmuz hain darbe girişimi sonrası irade hâkimiyetinin içinde bulunan bütün hain yapıların, devlete karşı birleştikleri bir süreçte hep birlikte lideri ile bütünleşmiş toplum emperyalist sistemin yapılarına karşı meydanlarda mücadele vermiş ve bugün bu mücadelenin halen devam ettiğini son Türkiye seçimlerinde açıktan ve gizliden yapılan bir çok müdahale ile kendini yeniden güçlü bir şekilde ortaya koymuştur.

​Devlet, güvenliğine yönelik bütün müdahalelere seçim sonucunda seçmen, devletin bekası ve güvenliğini önceleyerek cevap vermiş ancak seçim sürecinde yaşanılan bir çok gelişme Türkiye siyasetinin yeniden şekillenmesi sonucu seçim sonuçlarında kendini ortaya çıkarmıştır.
​Türkiye’nin kurucu siyasi partisi, kuruluş ilkelerinden uzaklaştığı, ayrılıkçı siyasi partiler, milliyetçi muhafazakar partiler ile açıktan veya gizliden birlikte siyaset yürütmüş ve seçmen nazarında iktidar hedefleri kabul görmemiştir.
​Dünyadaki ülkelerin kurucu siyasi partileri ülkelerinin kalkınması, yatırımlarının artması, güvenlik ve bekası için iktidar partisi ile uyumlu politikalar izlerken, bizde ise dışarıdan ithal danışmanlarla seçim çalışmalar yürütülmüştür.
​Siyasi partiler yüzyıl adı ile organize ettikleri politikalarında bir devlet politikası izlemekten uzaklaşarak dışarıdan destek, yüzyılın hesabının sorulması ile yerli ve milli söylemler içinde geçmiştir.
​Türkiye Yüzyılı geleceği Milli mücadele merkezinden, 2.Yüzyıl programı ithal danışman ile işgal kuvvetlerinin merkezi İstanbul’da yüzyılın hesabının sorulacağını ifade eden terör örgütüne, terör örgütü diyemeyen, siyasal parti ise yüzyılın hesabını soracaklarını ifade ederek seçimlerin siyasi partilerin devlet güvenliği ile geçmiş devletin zarar görmesine neden olanların yeniden gücü eline geçirdiklerinde neler yapabileceklerini ortaya koymuştur.

Dışarıdan ithal edilen söylemler,projeler ile ortaya koyulan politikalar devlet yönetimine dair arayış yapısında olmayan dışarıdan destekli iç siyaseti ele geçirerek ülkeyi yönetme biçimi olarak ortaya çıkmıştır.

​Kayıp edenlerin ülke siyasetinin gelişimi ve bakış açısı kendini yeniden dizayn etme gayretinden ve hedeflerinden vazgeçmeyeceği aşikardır.

​Kazananların sadece seçimi kazanmakla değil ülke bekası ve güvenliğini tercih eden seçmenlerin ülkenin geleceği için büyük politikalar geliştirme çabalarının cevabı olarak görmeleri,ulusal ve uluslararası gelişmelerde hak edilenlerin elde edilmesi,toplumsal refahın sağlanması ve kalkınma ile beraber bütünlük politikalarının artık devletin milli bir devlet politikası oluşturulmasıdır.
Mehmet BOZKUŞ
mehmetbozkus06@hotmail.com-KAFKASSAM

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir