KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: HEDEF ÜLKE TÜRKİYE

Mehmet BOZKUŞ: HEDEF ÜLKE TÜRKİYE

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
7 0

AB içinde ABD yanlısı siyasi yapılarla, milli yapıların Ukrayna, Rusya krizi ile başlayan yaptırımlar sürecinde yaşanılan sıkıntıların ortaya çıkmasıyla çatışma,tartışma ve çekişmelerin artacağı bir dönemden geçmekteyiz.
AB’nin güçlü ülkeleri Almanya, Fransa ve İtalya içerideki çekişmeleri AB’nin geleceğinin nasıl şekilleneceğini ortaya çıkaracaktır.
SSCB’nin dağılmasıyla, ABD’nin dünyanın tek hakimi olma politikası ve tek kutuplu yönetme isteği, batının hakimiyet altında küresel ölçekli tek dünya kurma düzeni bir çok ülke içinde değişimlere yol açarken, batı tehditlerle ülkelerin kendi kontrolünden çıkmasını önlemeye çalışmaktadır.
Tek kutuplu dünya düzeni ile ülkeleri siyasi askeri ve ekonomik boyutlarıyla tehdit, yaptırım uygulayan batı yapılanması, kültürel ve toplumsal ahlak düzeyinde oluşturduğu yapıları ile milletleri kendine hayran bırakan sosyo kültürel etkinlikler üzerinden toplumları algısal olarak yönetme planları yapmakta, NATO ve BM etkin şekilde ABD kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kararlar çıkartarak uygulama yetkisini kendinde görmeye devam etmektedir.
Bu duruma karşı çıkan ülkeleri ve yönetimlerini diktatör, demokrasi karşıtı, bölgesel barışı bozan, nükleer güce sahip gibi bir takım söylemlerle müdahale edecek söylemler geliştirmekte ve uluslararası kurumlardan çıkarttığı kararlar ile meşru müdahale hakkını kendinde görmektedir.
Müdahale ettiği ülkelerde kan, gözyaşı ile beraber kendi yerleştirdiği vekil aktörler ile ülkeleri tehdit eder konuma gelerek yer altı ve yer üstü bütün zenginliklerinin kendine ait olduğu iddiasıyala istediği gibi hareket etmektedir.
SSCB sonrası dünyanın tek gücü olduğuna inan batı Asya’dan,Afrika’ya kadar bütün yönetimleri tehdit etmeye devam ederken üretim gücü ucuz ülkeleri üretim merkezi konumuna getirerek refah ve sömürge yapısına devam etmektedir.

Üretim merkezi konumuna gelen ülkeler gelişen teknolojiler ile beraber yapılan haksızlıklara karşı seslerini yükseltmeye başlamışlar BM yapısının değişmesini ve yeni dünya düzeninin tek kutuplu değil çok kutuplu olarak yeniden şekillenmesini gerektiğini ifade eden açıklamalar yapmaya başlamışlardır.
Türkiye bu durumu dünya beşten büyüktür söylemi ile Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN tarafında BM kürsüsünden bütün dünya önünde ifade ederek yeni dönemin Türkiye ve coğrafyasındaki huzursuzlukların ve batının yarattığı kaos ve kriz ortamından en çok etkilenen ülkesi olarak ortaya koymaktadır.
Batı Türkiye’nin bu söylemi karşısında Türkiye üzerine oynadığı oyunları gören ve artık kendi kontrollerinde olmayacağını gördüğü ülkemize karşı bilinen ve bilinmeyen bir çok siyasi, politik, ekonomik tehditler ile ülkemizi kriz ve kaos ortamına sürükleyecek hamleleriyle kendini göstermek istemiştir.
Liderinin yanında duran halkalara karşı hiç bir girişiminde başarılı olamayan (Venezuella,Rusya,Bolivya,Türkiye)batı vekil aktörler ile sahneye çıkmaya tehditler üzerinden ülkeleri kontrölü altına almaya çalışmaktadır.
Üreten ve kendi kaynaklarına sahip çıkmaya başlayan, bilinçlenen toplumlara ve ülkelere karşı çıkış yolu bulamayan batı daha çok karanlık eylemlerle yoluna devam etmek istemektedir.
Köklü devlet geleneği olan Türkiye bütün yaptırımlara karşı güçlü halk kitlelerinin desteğiyle batı yapılanması karşısında yer alan eylemler ile cevap vermiştir.
Geldiğimiz noktada ;
Kontrol edilen devlet yapısından,
Milli ve yerli devlet yapısına,
Toplumasal düzeni bozmak üzere planlanan küresel saldırılardan,
Toplumsal huzur ve kalkınma ve refah yaratma projeleriyle büyümeye, Ekonomide dışa bağımlı olan hale getirilen yapısını,
Üretim,İstihdam,Büyüme ve İhracat stratejileriyle dünyanın sayılı ekonomileri arasında yerini almasına,
Enerji de dışa bağımlı kontrol edilebilir ülke konumundan,
Yerli ve kendi kaynaklarını kullanma yeraltı zenginliklerinin çıkartılarak enerjide üretiminde kullanılmasına,

Petrol ve Doğalgaz aramaları için daha önce dışarıdan küresel şirketlerin kontrolünde olan ve dünyanın her yerinde kendilerinde bu gücü gören enerji şirketlerinin karşısında ülke kaynaklarını kullanılarak alınan sondaj,arama ve sismik gemileriyle denizlerde aramaların bizzat devlet tarafından yapılmasıyla ortaya çıkan dünya enerji yönetiminde küresel ölçekli şirketlere karşı verilen cevaplar,
Enerjide nükleer güç santrallerinin yapılmaya başlanması,
Savunma sanayisinde dışa bağımlı olan yapıdan,
Kendi savunma ürünlerini üreten ve büyüyen yüksek nitelikli teknolojiler gerektiren ürünlerini üretilmesiyle kendi savunmasının yapan ve tehditlere karşı caydırıcı güç konumuna gelmesi,
İstikrarlı siyasi yapılanmasıyla gelecek planlamasının sağlıklı yapılanmasının hedeflenmesi,
Türkiye kalkındı,üreten, ihracat yapan yüksek nitelikli teknolojileriyle yerini almaya başladı.
Yerli ve milli devlet olma yolunda ilerleyen ülkemize yönelik küresel saldırının cephelerine baktığımızda
Ahlak ve Toplum üzerine
Ayrıştırıcı kimlik ve siyaseti
Etnik ve dinsel ayrıştırıcılık
Toplumsal dayanışmayı engelleme,
Ahlak düzeni(LGBT)
Ermeni soykırımcılığı suçlaması
Milli duyguları yok etme
Bencil insan yapısı oluşturma,
Eğitimi
Uyuşturucu
Ekonomi üzerine,
Küresel ölçekli hamleler
Özelleştirme
Tarım ve Sanayi sektörlerini gelişmesini engelleme,
Tüketim toplumu oluşturma,
Ülkemizi üretimden kopartarak milli devlet ve toplum yapılanmasını engelemek,
Ülkemiz bütün ekonomik yaptırımlara karşı ,
Milli enerji kaynaklarına bulunup çıkarılması ve üretim yapılarak kullanıma sunulması;
Ticaret yapılan ülkeler ile milli paralarla yapılması,
Savunma sanayisinde yerlilik oranının artırılması ve millileşme,
Yerli ve milli hedeflere karşı ekonomide birlik ruhunun oluşturulmasının ivedilikle planlaması gerektiğidir.

Siyaset üzerine,
Milli idareden ,millet iradesine dönüş yolunda büyük emeklerin sarf edildiği günümüzde,
Küresel saldırı ile devletin bütün yapılarını hedefe koymaları;
AB ve ABD kontrolündeki siyasi yapılara destek verilmesi,
Uluslararası alanda ülkemizi suçlu konumlara düşürme çalışmaları,
Ülke milliyetçiliğini düşmanlık düzeyinde kullanarak ayrıştırma politikaları,
Bunlara karşılık milli devlet
İçeride birlik olma,
FETÖ’nün tasfiyesi,
AB ve ABD’nin gerçeklerini halkın görmeye başlaması, HDP’nin ve PKK‘nın kimlerin kontrolünde olduğunun bilinmesi,
Bunlara karşı,
Ermeni soykırımı iddialarına karşı kazanılan davalar
Kimlik siyasetlerine karşı bütünlük siyasi yapılanma oluşturma,
Uyuşturucuya karşı mücadele
Aile yapısının korunması
İstikrarlı siyasi yapılanması ile Türkiye bölgesel güç ve küresel güç olma yolunda emin adımlarla ilerlerken sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın batılı güçler tarafından hedef alınması, AB ve ABD’nin Cumhur İttifakının çökmesi için yaptığı çalışmalar,
Cumhur ittifakı ile ülkemiz geleceğini planlamakta büyük ve şanlı mücadele ile yoluna devam etmektedir.
Mehmet BOZKUŞ

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir