KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: HEDEF ÜLKE TÜRKİYE Mİ

Mehmet BOZKUŞ: HEDEF ÜLKE TÜRKİYE Mİ

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 9 dk okuma süresi
21 0

​Güç merkezlerini içerisinde barındıran coğrafyaların yeniden şekillenmesi için stratejik konumlara sahip bölgelerde çekişme ve vekil savaşçılarının sahaya sürülerek etkinlik elde etme ve var olan güçünü kayıp etmek istemeyenlerin, her türlü senaryo ile sahada olduğu sürecin ülkelerin yönetimlerinden toplumsal yaşayış biçimlerine kadar etki altına aldığı, teknolojik savaşlar ile savunmadan, ülkelerin altyapılarına kadar dinlendiği, teknolojik ürün kullanımı üzerinden toplumların şekillendirilmeye ve yönetilmeye başladığı süreçten geçmekteyiz.

​İki kutuplu dünya düzeninde Kore ve Vietnam’da kayıp eden ABD ve batı ülkeleri Sovyetler, Çin birlikteliği karşısından kayıp etmek üzere iken Çin Rusya sınır çatışmaları ve 60.000 Uygur’un Çin’in Sincar Uygur bölgesine geçmesiyle devam eden (1962 yılında) tansiyonun yükselmesine sebep olmuş ve Sovyet sınır muhafızlarının Çin tarafından 1969 yılında Zhenbao adasında pusuya düşürülmesiyle devam eden çatışmaların Sovyetlerin Ussuri nehri ve Zhenbao adasını bombalamasıyla devam eden sürecin nükleer güç kullanmaya kadar devam etmesi ABD ve batı ülkelerinin araya girmesiyle sorun çözülmüş, Çin Sovyet yakınlaşması sonlanmış, ABD Çin yakınlaşmasının başlamasına neden olmuş, soğuk savaş dönemini ABD’nin kazanmasının en temel nedenini oluşturmuştur.

​Bu gün Ukrayna krizi sonrası gelişmeler ve büyüyen ekonomisi ile ABD’nin bir çok noktada rakibi konumuna gelen Çin’in Avrasya’dan Avrupa’ya Afrika’ya kadar bir çok alanda çekişme ve rakibi olarak her alanda karşısında görmesi ile devam eden süreçte, Rusya Çin yakınlaşması Atlantik cephesindeki iç çekişmeler ve gelişmeler bu cephenin en güçlü ülkesi ABD’nin Çin’i kendi çıkarları doğrultusunda Nato içinde düşman ilan etmesi, Rusya ile beraber hareket eden Çin Rusya yakınlaşmasının daha etkin olarak devam etmesine neden olmuştur.

​Uluslararası sistem üzerindeki yaptırım gücünü kayıp eden batı ve Atlantik cephesi ABD dışında kalanların Rusya yaptırımları sonrası enerjiden,üretime bir çok alanda karlaştığı sorunları çözmek için çıkış yolları araması, Almanya’nın Çin yakınlaşması Fransa’nın Avrupa’nın kendi savunma sistemini kurması gerektiğini ifade etmesi, İtalya’da iktidara gelem Milliyetçi hükümetinin Avrupa’nın sömürgeci anlayışının yarattığı sorunları yaşadığını açıktan ifade ederek Fransa’yı hedef alan açıklamaları, ABD ile birliktelik isteyenler ile ABD’siz yürümek isteyenlerin karşı karşıya geldiği siyasi yapılanmalardan, toplumsal yapılara kadar bir çok alanda tartışılır konuma getirmiştir.

​Atlantik yapılanmasının siyasi, ekonomi, uluslararası kuruluşlar ve finansal sistem ile sağladığı hakimiyet günden güne güç kayıp ederken yapıyı elinde tutmak için AB içindeki İngiltere’nin Brexit ile çıkışı sonrası gelişmeler,Pasifik ve Hint Okyanus bölgelerindeki (Hint-Pasifik, Hint Okyanusu’nun tropik suları, batı ve orta Pasifik Okyanusu ile Endonezya’yı bağlayan iki denizi kapsayan bir bölgedir. ) gelişmeler ile 2. Dünya savaşı sonrası silahlanma kabiliyetleri sınırlandırılan Almanya ve Japonya’nın yeni silahlanma politikaları ve ekonomileri oluşturmaları, AB içi iç çekişmeler, Ukrayna krizi ile ortaya çıkan enerji ve üretim krizleri, Çin’e karşı İngiltere, ABD ve Avusturalya ile oluşturulan Auskus ittifakı, Nato Türkiye ilişkileri, İsveç ve Finlandiya’nın Nato üyeliği adaylığı, Türkiye Rusya ilişkileri ile Ortadoğudan AB’ye kadar bir çok sorunun çözüm merkezi Ukrayna ve Rusya ile görüşen ülke Türkiye’nin bölgesel güç merkezi konumundan küresel güç olarak esir değişimi ve tahıl koridoru dahil sorunun çözümü için yürüttüğü diplomasi saygınlığı, Türkiye Çin ilişkileri ve kuşak yol projesindeki aktif ticari rolü,enerji merkezi konumuna gelmesi için yapılan yatırımlar, Rusya Çin yakınlaşması Ukrayna krizi sonrası artan ilişkilerin batıya nasıl yansımaları dahil bir çok sorunun kilit ülkesi olarak Türkiye hem anahtarı hem de kiliti açan ve kapatan ülke konumuna gelmiştir.

​Gücü kayıp etmek istemeyen Atlantik cephesinin kendi müttefiki olan Türkiye’ye karşı bakış açılarında 15 Temmuz hain darbe girişimi ve öncesi ve sonrası politikalarından bir değişiklik olmamış terör odaklarına verdikleri desteklerle, bir çok darbe girişimi ile Türkiye’ye karşı içten ve dıştan her alanda saldırı ve yıpratma politikalarıyla kontrolleri altında tutma isteklerine devam etmektedirler.

​Türkiye ise terör örgütlerine verdikleri destekler ve 15 Temmuz sonrası gelişmelerle ışığında kimin Türkiye’ye karşı kimlerin hangi politikaları izlediğini açıktan ifade etmekten çekinmeyerek izlediği siyasi politikalar cevap vermiştir.

​Türkiye, hava savunma sistemlerini vermeyen batıya karşı kendi hava sahası için savunma sistemleri tedarik ederek hava savunma alanındaki boşluğu güvence altına almış, Nato dışı ülkeden silah almasıyla beraber, batının ve Nato’nun Türkiye ilişkilerinde zaten gergin olan bu durum yeni bir evre kazanmıştır.

​Atlantik cephesinin güç merkezi konumunu kayıp etmek istememesi için Türkiye ile birlikte yürüme zorunluluğu olduğunu Ukrayna gelişmeleride dahil olmak üzere bir çok coğrafi bölgedeki gelişmelerde Türkiye’nin etkisinin ortaya çıkmasıyla beraber daha da önem kazanmıştır.

​Türkiye’yi istedikleri gibi yönetme arzusu içinde planlar yapanların kendisine karşı hain planlar yapan ülkelere verdiği cevap ise Türkiye’nin bağımsız Türkiye politikası ile yoluna yürümek istediği yönünde olmuştur.

​Ukrayna krizi sonrası Türkiye, izlediği başarılı denge politikalarıyla dengesizliği dengeye getirme yolunda önemli adımlar atarak esir değişiminden tahıl koridoru, enerji arz güvenliği,enerji merkezi olma dahil olmak üzere bir çok alanda başarılı politikalar ile varlığını ispat etmiştir.

​Atlantik cephesi içindeki gelişmeler ile bir çok sorun yaşayan yapılanma güçlenen ve bölgesinde güç merkezi olan Türkiye’ye karşı yeni oyunlar sahneye koymaktan geri durmamaktadır.

​ABD Yunanistan, terör örgütleri, Ermenistan, Suriye, Avrupa içinde bir çok kirli oyunları sahneye koymakta Adalar Denizi üzerinden Türkiye’yi tehdit eden açıklamalar ile kendi yanına çekme gayretleri içindedir.

​Küresel güç mücadelesinin çok boyutluluğu aktörleri ve alan çekişmelerinin tekil ve çoklu bütünlüğünün merkezi konumunda olan akıl ile yürütülen politikaların yarının Türkiye’sinin güçlü iradesini ortaya koymaktadır.

Mehmet BOZKUŞ
KAFKASSAM
mehmetbozkus06@hotmail.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir