KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: Enerjide Güvenlik Yapısının Değişimi

Mehmet BOZKUŞ: Enerjide Güvenlik Yapısının Değişimi

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
229 0

Çok kutuplu dünya düzeninde vekil savaş alanlarının enerji üzerinden sahneye konulmaya başlanmasıyla beraber finasal hakimiyeti rezerv para üzerinden elinde tutan ABD için büyük bir tehdit olarak ortaya çıkması, ABD yönetiminin rezerv para dolar hakimiyetini enerji ticaretinde sonlandırma çabaları içinde olan ülkeleri ve enerji üreten ülkeleri tehdit ederek, baskılarla yönetmek ve kontrolünden çıkmasına engel olmaya çalışmaktadır.
Dünyadaki en büyük üretim gücü olan Çin ekonomisi enerji maliyetlerini kendi para birimi üzerinden yapmak istemesi, çok kutuplu dünya düzeninde ekonomi alanında kendine rakip olarak yerini alan, Çin’e karşı ABD’nin enerji piyasalarını kontrol etmek istemesi petro dolar anlaşmaları yerini petroyuan üzerinden yapan ülkelerin şimdiye kadar ABD kontrolünde olan ekonomilerinin kontrolününde kayıp edebilmesi sürecini ortaya çıkarmaktadır.
Suudi Arabistan ve diğer ülkelerin petrodolar üzerinden satışlarının büyük çoğunluğunu ABD bankalarında tahvil, bono ve hisse senedi üzerinden elinde tutan ABD kendi ekonomilerinin bir nevi can damarı olan sistemler üzerinden (Senyoraj) para kazanma ve ekonomisini canlı tutma ve kalkınmakta olan ülkelerin ekonomilerini tehdit etme unsuru olarak ABD tahvil satın alma hakimiyet alanını da kayıp edecektir.
ABD’nin küresel güç ve küresel enerji piyasalarında güç kayıp etmesi ile ortaya çıkan durum, ABD ekonomisinde yaşadığı sıkıntıların savunma güvenliği ile stratejik bölgelerdeki hakimiyetini devam ettirme çabası içerisinde olmasına rağmen enerji üreten ülkeler savunma güvenliklerini azaltma ve ülke yönetimleri tarafından kabul görme oranlarının azaltması sebebi olarak ABD’nin

kendi kaya gazı ve kaya petrolu ile üreten ülkelere rakip olarak sahneye çıkmasıdır.
OPEC ülkelerine karşı ABD’nin bütün politikalarının aksine OPEC Ülkelerinin kendi kararları ile hareket etmeleri ABD’nin yaptırım gücünün azaldığının göstergesidir.
2. Dünya Savaşı sonrası ile enerjiye duyulan ihtiyaçların artması ve sanayi ülkelerinin sömürgeci düzen içinde varlıklarını sürdürmeleri, sömürgeci ülkelerin ham madde ve enerji üretimleri üzerindeki hakimiyetlerinin, ülkelerin yönetimsel yapıları üzerinden devam ettiren emperyal sistem çok uluslu küresel şirketler üzerinden bir çok icraatlarını gerçekleştirmişlerdir.
Çok kutuplu dünya düzenine geçilirken sömürülen ülkelerin yönetimsel yapılarındaki ve kendi iç dinamiklerine hakimiyetleri artmaya başlayınca emperyal sisteme hizmet eden bir çok yapı daki adamlarının ülke dışına çıkmak zorunda kaldıkları görülmektedir.
Çok kutuplu dünya düzeninde dünya güç dengelerini tamamen yeniden yapılandığının da habercisi olarak ortaya çıkmaktadır.
ABD’nin bu güne kadar enerji piyasalarındaki hakimiyetinin en çok görüldüğü alan petrol olmuştur.
Petrole sahip ülkelerde kendine hizmet eden yapılar oluşturarak kendi varlığını petrol ülkelerinin güvenlik alanında yer alarak güvenliklerini sağlarken petrol satışlarından elde edilen gelirlerin dolar üzerinden kendi finans sistemi içinde kalmasını sağlamıştır.
Dünya piyasalarına petrolun fiyatının belirlenmesi ve rezerv para üzerinden satılması hakimiyetinin devamını sağlamıştır.
ABD dünya ülkelerini petrol ve rezerv para dolar üzerinden tehdit ederek dünya politikalarını yönetme ve güçlenmesini sağlamıştır. Bu gün gelinen durumda ise ABD’nin tehdit ve güç unsuru olarak kullandığı petrol ve dolar üzerindeki hakimiyetini kırma ve ülkelerini

kendi para birimleri üzerinden ticarete yönelme hamleleri ABD’nin memnun olmadığı süreçleri başlatmıştır.
Özellikle OPEC ve Rusya petrol üretimi azaltma veya artırma politikalarında ABD’den bağımsız kararlar alarak uygulamaya koymaları ABD’nin askeri, siyasi ve ekonomik modeline karşı tepki olarak ortaya çıkmaktadır.
ABD Suudi Arabistan petrollerinin dünya piyasalarına arzında ABD’nin 1945 yılında Suudi Arabistan ile yaptığı petrol karşılığı güvenlik anlaşması ile ABD Suudi Arabistan’ın hem petrolünün dünya piyasalarına güvenli bir şekilde çıkmasını, hemde finasal olarak doların rezerv para olmasını sağlamıştır.
Aynı zamanda ABD, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve rejim güvenliğinin garantörü olmuştur.
Bretten Woods düzeni sonrası petrolün dolarla alınıp satılmasında ve petro-dolarların istikametinin tayininde önemli bir rol oynamıştır. 1973 yılındaki petrol ambargosu sonrası ABD ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşma, petrol gelirleri katlanan Suudi Arabistan gelirlerini ABD hazine tahvillerine yatırması sağlanmıştır.
Petrole sahip olan ülkelerin Rusya haricindeki yapıları güvenlik ve yönetim anlamında zayıf yapılara sahip olmaları büyük gelirleri olmasına rağmen tehditlere karşı kendilerini savunma alanında yetersiz olmaları ABD’ye bağımlı hale gelmelerini sağlamıştır.
Bu gün küresel güç merkezinden çok kutuplu dünya düzenine geçilirken, enerji üreten ülkelerdeki hakimiyetini kayıp etmekte olan küresel güç merkezleri yeni hakimiyet alanları ve politikaları ile dünya ülkeleri üzerindeki hakimiyetlerini yenilenebilir enerji, çevre,teknoloji üzerinden yeniden kurma çabası içerisindedir.
Ortadoğu’da hakimiyetini kayıp eden ABD için 800 milyar doları aşan savunma bütçesinin maliyetini karşılama oranı ülke ekonomisi için büyük bir maliyet olarak ortaya çıkmaktadır.

Rusya Ukrayna krizi ile savunma alanındaki sanayisi için AB ve kontrolündeki ülkelerin savunma bütçelerini artırmaları, Ukrayna’ya ellerinde bulunan silah sistemlerini vermeleri yönündeki baskıları artarken, savunma ve silah sistemlerini veren ülkeleri yeni savunma ve silah sistemleri almaları, ABD ile anlaşma yapmaya zorlamakta 2. Dünya savaşı sonrasında orduları küçültülen Almanya ve Japonya’nın yeniden savunma ve ordu yapılalarını güçlendirilmesi için ABD taraflı yapılar baskılar ABD savunma endüstrisi için ekonomi olarak ortaya çıkmaktadır.
Irak işgali Kuveyt, Suriye ve Katar ilişkileri değişen güç dengeleri içinde ABD’nin güvenlik yapısının zayıflaması ve Petrol üreten ülkeleri Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkeler çok kutuplu yeni düzenin yeni aktörleri olarak yerini alırken bu ülkeleri de birbirlerine yaklaştırmakta ABD dışı güvenlik üreten ülkeler oluşmaktadır.
Mehmet BOZKUŞ
KAFKASSAM mehmetbozkus06@hotmail.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir