KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: Bölgesel Diplomasi Atakları ve Türkiye

Mehmet BOZKUŞ: Bölgesel Diplomasi Atakları ve Türkiye

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
267 0

İran ve Suudi Arabistan arasında arabuluculuk görevini yerine getirerek iki ülkenin diplomasi ilişkilerinin yeniden başlamasını sağlayan Çin’nin bölgedeki etkinliğinin artması, enerjide yeni para birimleri üzerinden anlaşmaların yapılması Türkiye, Çin, Rusya’nın ve bir çok ülkenin daha kendi para birimleri üzerinden ticaret yapmasıyla batı finansal sistem hakimiyet alanındaki üstünlüğünü, kontrol ve yaptırım gücünü kayıp etmeye başladığı bir döneme girmiştir.
Finansal sistem üzerinden ülkeleri tehdit ederek kendi hakimiyet alanında tutmak istediği enerjide söz sahibi ülkelerin dünyanın en büyük ekonomik gücü haline gelen Çin ile Yuan üzerinden anlaşmalar yapması Suudi Arabistan’ın Şangay İşbirliği Örgütüne dialog ortağı statüsü ile katılması,M.Bin Selman’ın Çin’in Suudi Arabistan-İran ilişkilerinin güçlenmesine destek için üstlendiği rolden ve Çin-Suudi Arabistan ilişkilerinin “en iyi dönemini” yaşadığı bir süreçteyiz.
Çin’in bölgedeki diplomasi ataklarına tehditler ile cevap veren batı dünyası Suudi Arabistan gibi enerjisinin bütün finansal girdilerini batı bankalarında değerlendiren Suudi Arabistan’a karşı nasıl bir yaptırım tarzını benimsiyeciği önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır.
İran ile ilişkilerin düzelmesi ve Basra Körfezinde yeniden huzurlu ortamın ortaya çıkmasıyla Katar üzerinden yürütülen Kriz ve Kaos ortamında Türkiye’nin üstlendiği rol ile Türkiye bölgede ağırlığını ortaya koymuş İran ve Suudi Arabistan görüşmelerinde diplomasi başarılarında yerini almıştır.
Enerjide kontrolü kayıp etmek istemeyen batı bölgede yeni kriz ve kaos arayışlarında bulunmaya başlayacaktır.

Irak ve Suriye üzerinden bölgeyi yeniden dizayn etmek isteyen batı ve ABD Irak’ın kuzeyinde hava sahası kontrolü kendisinde olmasına rağmen düşen helikopterler ile ilgili açıklama yapmaktan kaçınmaktadır.
Bölgede cereyan edecek her kriz ve kaos ABD ve onun destekçilerinin bölgede aktivasyonlarının artmasına neden olacaktır.
Bölgede güçlü İran ve Suudi Arabistan yakınlaşması Türkiye’nin Basra Körfezindeki görevleri Irak üzerinden Kalkınma Yolu projesi ile ekonomik güç kazandırılması,İran üzerinden Trabzon limanı ile Karadeniz’e ulaştırılması,Hazar Denizinden Türkmenistan ve Kazakistan’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının dünya pazarlarına BTC boru hattından taşınması bölgede güç dengelerinin nasıl değiştiğinin göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır.
Çin ve Türkiye’nin bölgede işbirliği ve rakip diplomasi atakları içinde gelişirken, Rusya’nın Hindistan ile yaptığı enerji anlaşmaları kendi para birimleri üzerinden ödenmesi ABD’nin bölgede güç kayıp etmesine neden olacaktır.
Çin enerji için bölgede yerini alırken, Türkiye hem enerji hemde güvenlik merkezlerini kontrol altına alma diplomasi ile birlikte yürütülen Politikalar ve Çin’in kazanımları, Türkiye’nin seçimleri ile beraber gelişmekte olan beklentileri hem batı dünyası için önem arzetmekte hemde Çin ve Rusya’nın geleceği için kader seçimleri olarak ortaya çıkmaktadır.
Yeni finansal sistemin ana birimi enerjide ulusal para birimleri üzerinden ticaret yapılması, ABD’nin Akdeniz’de yeniden aktif rol almak için GKRY ile son anlaşmalar ile bölgeyi kontrol altına almak isteyen ABD,beş deniz de kontrolü sağlayan Türkiye’nin Türkmenistan gazından sonra Kazakistan petrollerinin BTC boru hattından taşıması, Rusya’nın dünyaya açılan penceresi olması ve TDT ekonomik ayağının başlangıcı Varlık Fonu ile Türk Devletler Teşkilatının Çin-Rusya,ABD-İngiltere ile yeni çok kutuplu güç merkezi olmasının sinyallerini ortaya çıkarmaktadır.

AB’nin, ABD-İngiltere yapılanmasında bahçelerinde oynayan ve oynatılan yapıya kavuşturulmasıyla, Türkiye için AB’nin önemini kayıp ettiği NATO’nun nasıl bir yol alacağının da Türkiye için sadece gücünü gösterme anlamından öteye gitmediğini ortaya çıkmaktadır. Türkiye izlediği politikalar ile coğrafi konumun sağladığı avantajlar ile Şanghay İşbirliği örgütünde dialog ortaklığı ile yerini alırken Afrika veAsya’da yürüttüğü politikalar ile yerini almaktadır. Bölgesinde hem enerji merkezi ,finasal merkez ve güvenlik sanayisi üreten Türkiye Ortadoğu’da üstlendiği güvenlik ve ticari politikalarıyla bölgede hinterlant ağırlığını ortaya koymaktadır.
Bölgemizdeki gelişmelere bakıldığında Rusya ile bir çok alanda anlaşmazlıklar olsada bir çok politikada beraber yol alındığı göz önüne alındığında iki ülke liderlerinin bölge ve dünya şekillenmesindeki ağırlıklarını ortaya çıkarmaktadır.
AB’nin Rusya yaptırımlarını ABD etkisinde aldıkları kararlar ile ortaya koyarken Türkiye uluslararası hukuka dayanmayan bu yaptırımlara karşı kendi bağımsız politikalarıyla yoluna devam etmektedir. Böylece Türkiye hem batı dünyası hem de AB ile Rusya aralarında denge politikaları sağlayarak yerini almaktadır.
AB’nin Rusya ile ilişkilerinde yaptırımlar nedeni ile aşamadığı bir çok konuyu Türkiye üzerinden aşma çabası içinde olduğu tahıl krizinin çözümü ile ortaya çıkmıştır.
Karadeniz’de kendine alan açmak için her türlü yolu deneyen ABD bunu başardığı takdirde Karadeniz’in bir kan gölüne dönmesi için Gürcistan-Rusya,Azerbaycan-Ermenistan-Türkiye,Ukrayna – Moldova Rusya krizlerini destekleyecek ve Nato üyesi Bulgaristan ve Romanya üzerinde sağlayacağı askeri üs ile Karadeniz’e hakim olmak isteyecektir.
Bu durum dünya çok kutululuğunun başlamadan bitmesi,finansal hakimiyetin yeniden kazanılması,enerjinin kontrolünün sağlanması ve Çin’in ipek yolu projesinin bitmesi

anlamına gelecek olup bölgede bir çok ülkenin Ortadoğu ile beraber haritasının da değişmesi anlamına gelecektir.
Ambargo ve yaptırımlar ile Rusya karşı alınan tavırların ,Türkiye’ye karşıda S-400 ,le ortaya çıkmakta terör örgütlerine ve hain yapıları desteklerinin açıktan vererek ortaya koymaktadırlar. Bu durum yaptırım ve ambargo uygulanan ülkelerin kendi ayakları üstünde durmasını ve yakınlaşmasını sağlamakta Rusya ile Türkiye’nin ticari ilişkileri 2022 yılında zirve yaparak bu durumu ortaya koymaktadır.
Avrupa’nın her tarafında sorunlar yumağının artarak devam ettiği,Türkiye’nin etrafında her alanın sorunlu olduğu bu dönemde dünyanın yeniden şekillenmesini Türkiye seçimleri ortaya çıkaracaktır.
Düne kadar batı dünyası Türkiye’yi gelişmekte olan ülke olarak değerlendirirken seçimler öncesi ‘’Bölgesel Güç’’ olarak tanımlamakta ve kayıp edilen Türkiye onların geleceğinin kararının verilmesi anlamını taşımaktadır.
14 Mayıs 2023 seçimleri siyasetin 15 Temmuz’u olarak görülmeli ve yerli ve milli olan her kesim bu bilinçle hareket etmelidir.
Mehmet BOZKUŞ
Kafkassam

mehmetbozkus06@hotmail.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir