KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: Avrasya ve Türk Dünyası

Mehmet BOZKUŞ: Avrasya ve Türk Dünyası

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 15 dk okuma süresi
52 0

Ülkelerin salgın sonrası yeniden şekillenmeye başladığı günümüzde stratejik önemine sahip olan ülkelerin coğrafi konumları, yer altı zenginlikleri, ekonomik yapıları, istikrarlı siyasi yönetimleri, lojistik, ulaşım, enerji kaynakları, finansal merkezleri yönetme becerileri ve yaşlanan dünya nüfusun en çok ihtiyaç duyacağı insan kaynaklarını yönetme ve yönetilme yapıları ile yerlerini alacaklarıdır.
Türk dünyasındaki ülkelerin stratejik konumları, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri ve sahip oldukları genç insan kaynakları ile dünyanın yeniden şekillenmesinde en etkin güç merkezi konumuna gelmiştir.
Türk dünyası zengin kültür yapısı ve dil zenginliği ile yaşamsal hayatını bütün baskılara rağmen yaşatmayı bilmiş ve mücadele azminden asla vazgeçmemiştir. Kafkasya coğrafyasından başlayarak dünyanın her noktasında var olma gücünü ve sahip olduğu insan kaynakları ile devam ettiren Türk dünyası SSCB’nin dağılması sonucunda kendi devlet düzenlerini sürdürme ve birlikte hareket etme kararlarını vererek dünyanın yeni güç merkezlerinden birisininde Türk Dünyası olacağını göstermiştir.
Türkiye’nin dış politikasında bağımlı politikadan bağımsız politika anlayışına dönmesi ve kendi kardeş toplumlarının politikalarında etkin rol almaya başlaması ülke olarak geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir.
Türk dünyası lider ülke olarak gördükleri Türkiye’nin izlediği bütün politikaları yakından takip etmekte ve kendilerini Kafkasya ve dünya gelişmelerinde birlikte hareket etme gerekliliğinin siyasi alandaki gelişmeler neticesinde ne kadar önemli olduğu gerçeğini görmüşlerdir.
Yeni dünya düzeninin Kafkasya üzerinden şekillenmeye başlayacağı gerçeğini bütün dünya görmekte ve Türk Devlet Teşkilatının önemini anlamışlardır. Emperyalist devletler Kafkasya hakimiyetini kayıp ettikleri zaman enerjiden yeni güç merkezlerine kadar bir çok alanda güçlerini kayıp edeceklerinin farkına varmış olmaları gerekir.
Asya ve Afrika kıtalarındaki ülkeler çoklu küresel sisteminin kuruluş ve uygulama merkezi konumunda olacağı dolayısıyla yer altı zenginlikleri ile gelişen ve gelişmekte olan ülkeler için stratejik konumlarını kendi alanlarında geliştirerek tamamlamaları gereceğini görmeleri gerekmektedir.
Kafkasya hakimiyetinin önemi çok iyi bilen batı emperyalizmi Kafkasyadaki yapılarını eylemsel hazırlıklar içinde kriz ve kaos yaratma stratejisi ile harekete

geçirdiği, Afganistan üzerinden terör ihraç etme politikasının devam ettiği böylece Kafkasya’nın stratejik öneme sahip geçiş güzergahlarında ve sorunlu bölgelerinde bu durumu devam ettirmekten çekinmediğinin iyi görülmesi,
Kafkasyanın yeni dünya düzeninde ekonomik, siyasi ve savunma alanındaki gösteri merkezi konumuna gelmesi hem Rusya hem Çin ve hem de Türkiye için büyük bir tehdit ve yükselen güç olan bu üç ülke içinde büyük bir risk oluşturmaktadır.
Batının kendi içindeki planlarının Ukrayna üzerindeki hesaplarının kendilerini vurmaya başladığı Avrupa kıtasında ve AB içinde yaptırımlara destek veren ülkelerin siyasi yönetimlerinin tehdit eden toplumsal eylemlere dönüşmesi batının kendi içinde eyaletler yapısı ile oluşan devletlerin parçalanmasının önünü açmaya hazır bir kangren olarak batıyı tehdit edeceği dönemden geçmekteyiz.
Refah toplumu olarak bir arada bulunan bu ülkelerin toplumları refah düzeylerinin ortadan kalkmasının nedenini kendi içlerindeki milliyetçi ve ırkçı yapıların güçlenmesiyle ortaya çıkan paylaşım yapmak istemeyen ve sonradan gelenlerle refah paylarından üretmeden yararlanan ülkeler ve toplumları kendilerine düşman ve rakip görmekte bu durum iktidarları tehdit etmekte ve Avrupa kıtasındaki siyasal değişimlerin hızlanacağı yönünde ilerlemektedir.
Türkiye etrafında ABD eski devlet başkanı Wilson haritasıyla büyük idea fikri ile sözde Türkiye’nin parçalanmasını öngören haritaların;
Sözde Büyük Ermenistan,
Büyük Kürdistan,
Büyük Yunanistan,
Büyük İsrail gibi ifadeleri ortaya koyduğunu ancak bu sözde haritalar ile toprak paylaşımlarının birbirlerine içine geçtiklerinin görülmediğinin iyi anlatılması gerekir.
Türkiye’nin kendi güçlü savunma sistemini oluşturması ve üretmesiyle bölgedeki batı emperyalizminin büyük oyunlarını bozmuş olması ile halkın batı emperyalizmine karşı devletinin yanında yerini alması, batının bütün yaptırımlarına karşı mücadeleye hazır olduğunu göstermesi ile üretim odaklı çalışma ortamına dönülmesi ve Türkiye’nin savunma sanayi alanlarında gösterdiği gelişmeler, bölgedeki tehdit edilen diğer ülkeleride cesaretlendirdiği bu nedenle dün zorunlu olarak bir araya getirilen ülkelerin Türkiye ile yeniden yol almak istemelerinin altında yatan gerçeklik siyasi istikrar ve güçlü savunma teknolojilerine sahip olması ve üretmesidir.
Türk coğrafyası olarak yeraltı zenginlikleri ve enerji kaynakları ile dünyanın en önemli kaynaklarına sahip bölgesi Kafkasya’nın Ukrayna krizi ile Rusya’nın parçalanması ve zayıf Rusya yönetimi oluşturma hayalleri bütün Rusya’nın zenginlikleride dahil olmak üzere bu zenginlikleri elde ederek tekrar kendilerini güç merkezi konumuna getirme planlarıdır.
Ukrayna ile Rusya, Türkiye ile Yunanistan ve Kafkasların giriş kapısı Ermenistan Azerbaycan kriz ve savaşları ile bölgenin güç merkezlerinin güçlerinin

kırma, Çin ve İran karşıtı yapıların Kafkasya üzerinden etkin hale getirilerek Çin’in yeni ipek yolu projesinin önünü kesme ve Avrasya güç merkezi oluşumunun önüne geçme planları olduğunun iyi görülmesi gerekir.
Şangay İşbirliği Örgütü ülkelerin etkin bir şekilde ekonomik topluluk yapısının şeklinin uluslararası güç merkezi konumuna gelmesi ve Türk Devletler Teşkilatı yapısının güçlenerek ortaya çıkması dünyanın yeni güç merkezlerindeki etkin rol oynayacak yapılar olarak öngörülmesi kapitalist sistemini uluslararası güç yapıları üzerindeki etkinliğininde azalmasına neden olacaktır.
Rusya, Çin, İran ve Türkiye dahil olmak üzere kendi para birimleri üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürme yönündeki aldıklar kararların Kapitalist sistemin elinde bulunan finansal sistemi yönetme ve kontrol gücününde zayıflaması, finansal sistemdeki ülkelerin ekonomileri üzerindeki yaptırım güçlerini kayıp etmesiyle siyasi ve askeri güç kayıplarına ekonomininde eklenmesiyle beraber kendi iç dinamiklerinin kriz ve kaos ortamına sürüklenmesine neden olacak, siyasal sorunların ve çözüm merkezi olarak Kafkasyadaki güç merkezlerine ihtiyaç duyacaklardır.
2008 Gürcistan, Rusya krizinden sonra Gürcistan’ın Ukrayna benzeri batı tarafından kullanılmaya meyil ülke içindeki yapılanmaların önümüzdeki süreçlerde Rusya’ya karşı yeni bir cephe açılarak Rusya’nın zayıflatılması sürecinin unutulmaması gerekir. Ay zamanda bu durum Kafkasya ‘da birlikteliklerin önüne geçme ve sorunlu Kafkasya yaratma eğilimidir.
Gürcistan, Ermenistan ile Kafkasya’da, Rusya ve Azerbaycan’a karşı batı destekli gelişmeler iki ülke içinde büyük riskler oluşturduklarını hem Gürcistan’ın hem de Ermenistan yönetimlerinin iyi anlamaları gerekir.
Kafkasya’daki gelişmelerin barış ve huzur ortamlı olması her iki ülke halklarının refah ve ekonomilerinin gelişmesi, büyümesi ve bölgenin gelişmesiyle beraber stratejik konumlarının kendilerine siyasi, ekonomik olarak büyük avantajları da beraberinde getirecektir.
Rusya Avrasyacılığı; bölgede kendi hakimiyet alanı yaratma, kontrol etme ile Türk Devleri arasındaki birliktelik ortak uzlaşı ve yapılanma ile önemli bir güç merkezi konumuna gelecektir.
Tek taraflı güç merkezi olma istekleri ise bölgede yeni kriz ve kaosların oluşması var olan anlaşmazlık bölgelerinde sorunların çatışmaya dönmesine, yönetilmesi zor bir döneminin başlaması anlamına gelir ki bu durum batının oluşturmayı planladığı politikaların kazanmasına ve bölgenin küçük parçalara ayrılan zayıf ülkelerin oluşmasına neden olacaktır.
Türk Devletler Teşkilatı bölgede yaşanan sorunlara çözüm odaklı yaklaşım politikaları ile siyasi, ekonomik ve ilerleyen zamanlarda barış, huzur ortamını sağlamak amaçlık güvenlik işbirliği yapısına kavuşması ile bölgesel düzenin sağlanması aynı zamanda güç merkezi konumuna gelmesini sağlayacaktır.

Dünya güç dengelerinin ;
Sabit güç ülkeleri,
Bağımlı güç ülkeleri,
Bağımsız güç ülkeleri,
Bağımlı denge ülkeleri,
Bağımsız denge ülkeleri olarak yeniden şekillenmeye başladığı günümüzde güç merkezlerinin Batı’dan Doğu’ya doğru hareketlendiğini gördüğümüzde salgın krizi ile ortaya çıkan değerli insan kaynaklarının ve ülkelerin doğal zenginliklerinin yeni dünya düzeninin en belirleyici stratejik kozu olduğu gerçeğidir.
Güç şekillenmelerinin ülkeler bazlı yapılanmasında en önemli etkenin yaşlanan Batı’ya karşı genç nufuslara sahip ülkelerin üretkenlikleri olacağı ve yeni işbirlikleri örgütlerinin, Batı kontrolündeki bir çok uluslararası kuruluşların yerini alarak güç ve otorite konumuna gelecek olmasıdır.
Şanghay İşbirliği Örgütü yeni dünya güç merkezi konumuna gelebilecek bünyesinde BM’nin iki daimi ülkesi Çin ve Rusya, dünyada nükleer güce sahip dokuz ülkeden dördünü Pakistan,Hindistan,Rusya ve Çin’in üye ülkeler olduğu, Dünya nüfusunun % 40’ını ve GSMH’nin yüzde 30’undan fazlasına sahip NATO gibi ortak bir savunma örgütü ne de AB gibi tek bir devlet yapılanmasında değildir.
Dünya siyasetinde jeopolitik açıdan bakanların, ülkelere ve uluslararası kuruluşlara coğrafi konumları ve zenginlikleri açısından bakıldığını gördüğümüzde, Türk Devlet Coğrafyasının ve bu Coğrafya ülkelerinin oluşturdukları Uluslararası Örgütlerin nasıl bir yapı ile dünya siyasetine etki edeceğini görmemiz açısından önemlidir.
Türk Dünyası sahip olduğu coğrafi konumları, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, enerji kaynakları, genç insan kaynakları, kültürel birlikler, Batı’dan Doğu’ya kayan güç çekişmelerinin coğrafi olarak en stratejik konumuna sahip olmalarıdır.
Doğu Akdenizden, Çin’e kadar olan bölge yeni çekişme ve çatışma aynı zamanda güç olma merkezidir. Kafkasya stratejik önemi ve paylaşılamayan konumu ile kriz ve kaos odaklı güç merkezlerinin önümüzdeki dönemde en çok çekişme alanı olacak merkez konumundadır.
Ukrayna krizi ile Rusya’nın, Ermenistan ve Yunanistan kışkırtmalarıyla Türkiye’nin , Tayvan ile Çin’in Afganistan üzerinden terör ihraç ederek bölge ülkelerinin, sınır çatışmaları çıkartarak kardeş ülkelerin kriz ve kaos ortamına sürüklenmesini hedefleyen emperyal sistemin kurucusu ve işleticileri Kafkasya’ya hakim güçleri olma arzularından vazgeçmedikleri görülmektedir.
İşte bu anlamda ŞİÖ dünya şekillenmesinde çok önemli görevler üstlenmek üzere yapılanması ile bölgesel barış ve işbirliğinin önemini ortaya koymaktadır.

Türkiye jeopolitik güç olma yolunda yürümeye devam etmeli, her iki tarafla da ittifakların menfaatinden çok kendi menfaatini düşünen bağımsız bir denge politikalarını sürdürmelidir.
Gücün denge merkezini değiştirmesi bir çok sarsıntı ve çalkantıları beraberinde getirirken kriz ve fırsatlarında ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
Jeopolitik güç Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında arabulucu rolü ve tahıl anlaşması ile dünya sahnesine önemini ve konumunu Avrupa’nın soğuk kış günlerinin yaklaştığı günlerde enerjinin lojistik merkezi konumuna gelen ülkemiz enerji içinde devreye girerek bir kez daha ortaya koyacaktır.
Bu durum Batı’dan Rusya’ya yaptırımlara Türkiye de katılsın baskılarının artacağı Jeopolitik güç olma çabamızda erken ve kesin bir tercihe zorlanmaya neden olabilecektir.
Yeni dünya düzeni kurulurken Türkiye ve Türk Devlet Teşkilatı jeostratejik ve jeopolitik olarak coğrafi konumları ile en önemli konumdadırlar.
Güçlerin birleşmesiyle teknolojik, siyasi, ekonomik, kültürel birliktelikleriyle büyümeye ve gelişmeye devam edecektir.
Büyüdükçe, geliştikçe dünyanın başka bölgeleri gibi sükunetle değil yeni çalkantılar ve çatışmalarla yaşamaya devam edecek. Mevcut sorunların çeşitliliği yeni sorunlara ve gelişmelere refleksler geliştirmesine de zemin oluşturacaktır.
Dünyanın en büyük ekonomileri içinde yerini alırken Türk Devlet
Teşkilatı yapısıyla hem ekonomik hem de siyasi olarak karar merkezi, caydırıcı güç içinde barış için dünya ve bölgesel sorunların çözüm merkezi olacaktır.
Mehmet BOZKUŞ KAFKASSAM mehmetbozkus06@hotmail.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir