KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Mehmet BOZKUŞ: Almanya ve Avrupa Birliğininin Geleceği

Mehmet BOZKUŞ: Almanya ve Avrupa Birliğininin Geleceği

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
44 0

AB içindeki ABD karşıtı yapılanmaların siyasi kesimleri ülkelerinin Rusya yaptırımları karşısında kaldıkları sorunlarla başa çıkabilmenin yollarını ararken ilk baş kaldırışın Hollanda tarafında resmen ilan edilmesiyle AB ve ABD arasındaki baskıya karşı ilk çıkışın resmen ilan edilmesi açısından önemlidir.
Hollanda’nın dünyadaki en büyük siyonist yapılanmaya sahip ülkesi olduğu gerçeği, ABD için gelecekteki tepkilerin AB içinde aratarak devam edeceğinin görülmesi gerekir.
AB’nin en büyük lokomotif ülkesi olan Almanya ikinci dünya savaşı sonrası ABD kontrolündeki yapısı, ABD ve NATO üslerinin merkezi konumuyla ABD’ye biat eden yönetimlerin zamanla Almanya merkezli yönetimlere dönmesine karşı siyasi iktidarları görünmez elleriyle değiştirdiği gerçeğini en son Merkel’in siyasetten ayrılmasıyla iktidara gelen ABD yanlısı bir çok siyasi partinin desteğiyle kurulan Alman hükümetinin Başbakanının Çin ziyaretiyle yeni bir boyut kazanmıştır.
Son yapılan ziyaret ile Almanya’nın dev şirketlerinin yöneticileriyle beraber Çin’nin ziyaret edilmesi ABD’nin Çin’e karşı Tayvan üzerinden politikaları ortada iken Almanya’nın hem liman anlaşmasıyla Hamburg Limanı’nın hisselerinin yüzde 24,9’unun Çin devlet şirketi Cosco’ya verilmesi ve yeni anlaşmaların imzalanmasıyla ABD’ye karşı Macaristan,İtalya’dan sonra Hollanda’nın Rusya yaptırımlarından çekildiğini açıklamasından sonra Almanya Çin ilişkileriyle ikinci bir cevap vermiştir.
Bu durum ABD’nin AB üzerindeki hakimiyeti için önümüzdeki dönemlerde yeni çıkışların habercisi olarak görülmelidir.AB içindeki Fransa’nın kendi iç siyasetinde karşı karşıya kaldığı kriz ve kaos

ortamları sömürgesi kontrolündeki ülkelerin tepkilerine karşı çıkış yolları araması Çin, Rusya ve Türkiye karşısında politikalar üretme ve ABD’nin yanında kalma politikalarından uzaklaştığı görülmektedir.
ABD’nin izlediği politikaları sorgulayan ülkelere karşı izlediği politikalar AB ülkeleri içinde geçerli olup, ABD’nin AB’ye karşı nasıl bir yol izleyeceği, kontrolü dışına çıkacak Avrupa’nın ABD için tek kutuplu süper güç dengesinin ve Avrupa içindeki güven ortamını kayıp etmesiyle beraber ABD içindeki bir çok sorunun ortaya yüksek ses tonuyla çıkmasını sağlayacaktır.
Almanya’nın eyaletleri arasındaki ekonomik uçurumlar üzerinden Almanya içinde yeni kriz ve kaos planları ile Hollanda’nın iç dinamiklerine karşı uygulayacağı politikaları destekleyecek ülke olarak gördükleri Polonya’nın Almanya’nın yerini alması AB içinde yeni liderlik çekişmeleriyle beraber ABD’nin karşısında AB içinde ve dışında yeni ittifakların oluşmasının yolunu açacaktır.
Almanya’nın Rusya,Çin ve Türkiye politikalarından vazgeçmemesi ve ABD politikalarına uymamasıyla yeni ittifakların doğmasına yol açacaktır.
ABD için en büyük tehlike gelişmiş ve teknolojik olarak sanayinin merkezi kabul edilen Almanya’nın hem Türkiye hem de Rusya ile birlikte ittifak içine girmesiyle beraber, dünyadaki dengelerin yeniden oluşması, uluslararası yapıların yeniden şekillenmesi ile olacaktır.
Türkiye ve Rusya’nın ABD karşıtı politikalar ile ABD’nin kendilerine karşı izlediği politikalar ile cevap verirken, Almanya’nın Çin ziyareti ile bu izlenen politikalara yenisi eklemesi ABD içindeki bir çok yapı tarafından büyük bir risk olarak değerlendirilmekte ve Almanya’yı kayıp eden ABD Kafkasya ,Ortadoğu’dan sonra AB içinde de hakim olduğu savunma sanayisinden finansal sistem de dahil omak üzere bir çok ulusal ve uluslararası hakimiyetinin süresinini sonuna gelindiğinin bilinmesi gerekir.

Savunma sanayisinde yaşanan çip sorunu çözmek adına Japonya ve Almanya’nın savunma bütçelerinin önündeki setleri kaldıran,Japonya ile savunma alanında stratejik işbirliğine yönelen ABD, Japonya ve İngiltere’nin Çin karşı ortak politika konusunda anlaşmaya varmalarıyla ABD, AB dışında yeni güç merkezlerinin oluşmasında İngiltere üzerinden yeni politikalar izleyerek çıkış yolları aramaktadır.
ABD’nin eski gücüne kavuşması için tekrar dünyanın üretim merkezi konumuna gelmesiyle mümkün olacaktır. Bu gün ülkeler kendi kaynaklarıyla üretim odaklı politikalar ile kendilerine çıkış yolları ararken üretimden uzaklaşan sadece finansal sistem ve savunma gücüyle dünyayı tehdit eden ABD’nin bilinçlenen halklar karşısındaki çıkış yolu bulamamaktadır.
Almanya’nın Japonya,İngiltere ve diğer emperyalist ülkeler yerine Çin’i tercih etmesi batıdan ayrı düşünmeye başladığının ve kendi başına yol yürüme isteğini ortaya çıkarmıştır.
Anglosakson yapılanma için her zaman büyük bir tehlike olarak görülen Almanya‘yı soğuk savaş döneminden bu yana içeride tutma stratejisini kayıp etmeye başlamıştır.
Rusya doğalgazının Putin’in Türkiye’yi enerji üssü yapalım önerisinden sonra Almanya’nın bu konuda Türkiye ve Rusya ile beraber hareket etmesiyle ortaya çıkacak yeni dönem aslında AB için ve dünya için yeni dönemin başlayacağına neden olacaktır.
Yeni dönemde jeopolitik ve jeostratejik çıkış yollarının birleştiği nokta ülkemiz olarak görülmektedir. Bölgemizde bir çok olaylar meydana gelirken çevremizde kriz ve kaos ortamında bir çok ülke bulunmakta siyasi istikrarı, üretim,savunma teknolojileriyle ve büyüyen ekonomisiyle bütün ülkelere güven veren ve işbirliği yapmak isteyen her kesimin Türkiye gerçeğini görmesi gerekir.
Mehmet BOZKUŞ
KAFKASSAM mehmetbozkus06@hotmail.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir