KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Mahmut Sami Mallı: YÜZ YIL ÖNCEKİ DÜNDEN YÜZ YIL SONRAKİ BUGÜNE DEĞİŞEN VE GELİŞEN TÜRKİYE

Mahmut Sami Mallı: YÜZ YIL ÖNCEKİ DÜNDEN YÜZ YIL SONRAKİ BUGÜNE DEĞİŞEN VE GELİŞEN TÜRKİYE

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
285 0

Bundan tam yüz yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 3 Mart 1924 tarihinde çıkarmış olduğu kanunla hilafet kaldırılmıştı. O zamanlar ile bu gün arasında dış mihrak odaklı oluşumlar arasında her hangi bir değişiklik olmadığı görülüyor. Nitekim tarih tekerrürden ibarettir nasihatine tanık olduk, bir zamanlar din adına mücadele ettiğini düşündüğümüz kişi ve gruplar daha sonra bağımsız partiler kurarak dinden uzak bir atmosfer içinde yol alarak boy gösterince ancak gerçeğin farkına varabildik.

Nitekim yüz yıl önce alınan kararlar yenilenme arzusu içinde bir araya gelenler pastadan pay kavgası için zıt kutuplarda seyir aldılar.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroglu partisini dahi yönetemezken, girdiği her seçimi kaybetmişken, 6’lı grup adına kendinde güç görüp, devletimizin sinir merkezlerini tehdit eden, bürokratlara video ile korku salan, fatura ödemeyin diye kara propaganda yapan bir kişilikken; cumhurbaşkanlığı gibi ulvi bir makama talip olup Türkiye’nin kaderine sekteye vurmayı arzuluyor.

PKK, PYD, YPG’ ye terör örgütü diyemeyen, kendi danışmanı genel merkezde basın açıklaması yaparken Türk bayrağını kaldıran, marjinal fikir ve düşüncelerden haz alan birisi kadim Türk devletini yönetme kabiliyetine sahip olamaz.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 6’li gurubun adayına razı olmamasını anlarım, ilkeli bir şekilde hareket etti. Fakat 28 Şubat mağduru olarak siyaset yapan Temel Karamollaoğlu, uzun yıllar ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı olan Ali Babacan; başdanışmanlık, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık yapmış olan Ahmet Davutoğlu’nu anlamakta zorluk çekiyorum.

Yıllardır din adına mücadele verdiklerini iddia ettiği bazı kişilerin yıllardır siyasette var olmalarına olanak sunan Ak Parti’ ye muhalif olarak adım almaktadırlar. Bilhassa Yıllardır yardımcılığı yaptıkları görevde oldukları sürede kendilerini en sadık gösterdikleri Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısını kıskanan ve hamaset bekleyen bu kişilerin ülkemize katacağı bir değer olamaz.

Nitekim Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükûmet sistemi ile yeni bir vizyon çerçevesinde yol alarak ülkemizin, milletimizin ve devletimizin geleceği için mücadele eden Cumhur İttifakı bu ülkenin geleceğini “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ile hayata geçiriyor.

Bugün deprem yaraları hızla sarılıyor, yeniden dayanıklı konut ve şehir planlaması yapılıyor, ekonomik zorluklarla mücadele veriliyor, hibrit savaşına karşı ülkemiz  korunuyor.

Dış politika olarak diplomasi mücadelesi veriliyor, sığınmacı ve mülteci problemi ile mücadele ediyor. Terör örgütleri ve bölücülerle savaşıyor, gıda terörü ile mücadele ediliyor.

İç politika olarak EYT için çalışılıyor, uluslararası medya saldırıları önleniyor, iklim değişikliği ve kuraklığı durdurmaya çabaları devam ediyor.

Nükleer çalışmalarını hızlandırıyor. Savunma sanayi, uzay sanayi ve havacılık alanında güçlü stratejiler geliştiriyor.

Tüm bu güzide çalışmaların olmasına rağmen milli görüş ve milli bir duruş içinde olduklarını iddia edenlerin gerçek his ve hedefleri aziz milletimiz tarafından açık bir şekilde görülüyor. Durmadan eleştiri yapan ve proje üretemeyen kisiler bu ülkeye ne katabilir?

Çağın değişen dengeleri Turkiyeyi öncü olmaya sevk etti. Jeo-stratejik konumda olan ülkemiz “Türkiye Yüzyılı” stratejisi ile hareket ederken bunu Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ile yol alıyor. Parlamenter sistemi guclendirecegiz biz ortak karar almadan hiç bir şey olmayacak diyenler henüz kendi aralarında aday konusunda uzlaşamıyor. Kaldı ki devlet politikalarında nasıl bir uzlaşı olacak?

Bağımsız hareket edecek bir sistem neden değiştirilmek isteniyor?

Güçlendirilmiş parlamenter sistem aslında kimin ekmeğine yağ sürüyor?

Bu işi planlayanların yurt dışı bağlantıları nelerdir?

AK Parti ve MHP öncülüğünde Cumhur İttifakı Türkiye’nin 100. yılını milli bir devlet, milli bir hükumet sistemi ve başarılı devlet politikalarıyla “Türkiye Yüzyılı” vizyonunu hayata geçirecektir.
 
Kazanan batı ve ve İçimizdeki uşakları değil bilakis ülkemiz, milletimiz ve devletimiz olacaktır.

Kazanan mavi vatan stratejimize muhalif olanlar değil, sınır güvenliğini temin eden milli güvenlik stratejimiz olacaktır.

Kazanan Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Dünyası olacaktır.

Mahmut Sami Mallı

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir