Yakındaki Uzak Ülke: İran

İran’daki yeni kitlesel protestolar nereye gidiyor?

Düşük Petrol Fiyatlarının Rusya’ya Etkisi Beklendiğinin Altında

protokol xidmətlərinin səhvləri

Maestrosuz orkestra Irak

Gündem 26 Mart 2020
79

Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) küresel düzeyde ‘pandemi’ olarak tanımlanmasının ardından özellikle Irak ile ilgilenen ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünyada neden olduğu panik ve endişe, belki de en çok Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Adnan ez-Zurfi’nin işine yarayacak. Bu sır Ebu Tayyib el-Mütenebbi’nin ‘Böylece günlerini ailesiyle birlikte geçirdi. Bir milletin başına gelen musibetler, bir başka milletin çıkarlarına olabilir’ beytinde saklı olabilir.

Irak’ta yeni hükümetin kurulması ve Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in Zurfi’yi yeni hükümeti kurmakla görevlendirmesine izin veren mekanizmayla ilgili tartışmalara odaklanan herkes şimdi, henüz tedavisi bulunamayan salgınla nasıl başa çıkacaklarını ve yaygınlaşmasının önüne nasıl geçecekleriyle meşgul. Bu ülkeler sadece insan kayıplarını azaltmaya değil, aynı zamanda bu zor durumun kendilerini siyasi ve ekonomik güçlüklere sürükleyeceği için yaşayacakları otorite kayıplarını da belirlemeye odaklanmış durumdalar.

Koronavirüs, başta Şii siyasi partiler olmak üzere Cumhurbaşkanı Salih’in hükümeti kurma görevini Zurfi’ye vermesine karşı çıkan veya bundan rahatsız olan tarafların bu duruma karşı sergileyecekleri tutum ve siyasi süreç üzerindeki etkilerini koordine etmek için toplantılarını yoğunlaştırmaya çalıştıkları Irak’taki yeni siyasi hareketliliği de gölgede bıraktı. Bu çalışmalar, sağlık açısından geçilen alarm durumundan ve geçici hükümetin ilan ettiği sokağa çıkma yasağından etkilenmiş durumda. Dolayısıyla özellikle görüşmelerin, bu partilere karşı çıkan ve iktidardaki paylarının yanı sıra devlet ve devlet kurumları üzerindeki hegemonyalarını Irak ve halkının çıkarları pahasına korumaya devam etmekle suçlayan gruplar tarafından yaygın bir eleştiri odağı haline gelmesinin ardından parti liderleri ile Zurfi’ye karşı çıkan Şii güçleri arasında hiçbir görüşme yapılmadı.

Schenker’ın sözleri

Tüm dünyanın duyduğu endişe ve uluslararası ve bölgesel güçler arasındaki Batı Asya bölgesi düzeyindeki çekişmeli dosyalara azalan ilgi çerçevesinde ABD Dışişleri Bakanı’nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı David Schenker Irak’la ilgili yaptığı konuşma, dikkatlerin yeniden bu dosyalara yönelmesini veya sadece küresel pandemiyle mücadeleye odaklanılmamasını sağlayamadı. Schenker, İran yanlısı Şii güçlerin ve siyasi partilerin saflarını birleştirmeleri ve Zurfi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine karşı ortak bir tutum sergilenmesi için bir takım çabalar sarf etmelerini engellemeye çalıştı. Cumhurbaşkanı Salih bu konuda “İran ve müttefiklerinin, Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için Adnan Zurfi’nin görevlendirilmesini etkileyecek çabalarda bulunmayacaklarını umuyoruz” diyerek Tahran’ı doğrudan uyardı.

ABD ve İran’ın Irak’ın mevcut durumu ile ilgili kesiştikleri noktalar yeniden düzenlenirken Washington, Irak sahnesinde dengeyi yeniden kurmak, İran’ın doğrudan veya müttefikleri aracılıyla edindiği nüfuzu ve müdahalesini zayıflatmak ve eski Başbakan Adil Abdulmehdi’nin istifası sonrasında hükümetin yeniden çalışmaya başlamasını sağlamak için Zurfi’ye mecbur kalınması fırsatını korumaya çalışıyor.

İran yörüngesindeki partiler

Öte yandan İran’ın yörüngesinde olan ve onun gereksinimlerine göre hareket eden güçlerin ve partilerin olduğu anlaşılıyor. Aralarındaki anlaşmazlıklarla birlikte her biri Başbakan pastasından en büyük payı almaya çalışıyorlar ve başbakan olacak adayı çıkaran merci olmak istiyorlar. Söz konusu partiler ve taraflar, aralarındaki süregelen anlaşmazlık nedeniyle Zerfi’ye alternatif bir isim üzerinde anlaşamadılar. Bunların üzerinde anlaştığı tek konu Zerfi’nin hükümeti kurmasına karşı çıkmaktır. Ancak buna rağmen yerine alternatif bir isim de sunamamaktadırlar. Bununla birlikte aynı partiler ve tarafların, Zurfi’nin anayasal olarak 15 günle sınırlandırılan kabinesini açıklama sürecini başarısızlıkla tüketmesine yönelik bir planları var gibi görünüyor.

Zurfi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine karşı çıkan Şii güçlerin vizyonunun belirsizliği ve ortak bir görüş üzerinde uzlaşamamaları birkaç önemli nedene bağlanabilir. Bunların başında hepsinin sadece kendi adayını çıkarmak istemesi geliyor. Burada iki grup ortaya çıkıyor. Birincisi, son dönemde Abdulmehdi’ye alternatif bir isim sunmamasına rağmen liderlerinden birini veya kendisine bağlı bir ismi aday göstererek iktidarı yeniden ele geçirmek isteyen Dava Partisi’nin dahil olduğu bir grup. İkincisi ise Dava Partisi’nin önceki başarısız deneyimlerinin ardından kendisini nitelikli bir alternatif olarak sunma umutlarının boşa çıkarıp başbakanlık koltuğunu ‘başkalarını engelleme esasına’ dayanarak ele geçirmeye çalışan bir grup.

Ayrıca, bu güçlerin net bir vizyonu olmamasının nedenlerinden birinin, diğer Iraklı güçle, bileşenler ve protesto meydanlarındaki gençlerin talepleriyle uyumlu olup aynı zamanda Aynı zamanda bakanlık kotaları, yatırımlar, maddi ve ekonomik çıkarlardaki paylarını garanti edebilecek bir aday sunamamaları olduğunu görüyoruz.

Bölgenin hamiliği

Belki de bu güçlerin bir anlaşma noktasına ve birleşik bir konuma ulaşmasını engelleyen en önemli nedenler biri de İran bölgesel nüfuzu olabilir. Irak ‘orkestrasını’ yöneten bir ‘maestro’ olan Kasım Süleymani suikastından sonra İran’ın bölgenin hamiliği vasfı yok oldu ve bunu bir daha geri kazanamadı. Bu da İran’ın Irak’taki nüfuzunun gerileme sürecine girmesinden ve durumu derhal toparlayamamış olmaktan rahatsız olduğu anlamına geliyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bölgesel dosyalarla ilgilenme sorumluluğunu üstlenen Kudüs Gücü’nün yeni komutanı İsmail Kani, kendisini İran vizyonunu Irak sahnesine aktarabilen lider bir figür olarak sunamadı. Bu da Irak’ta sesini yükseltmek isteyenlerin Tahran yörüngesindeki Iraklı taraflarla ortak olması gerekenlerin onlarla rekabet edebilmelerine olanak sağladı.

Hasan Fahas

Şarku’l Avsat

Yorumlar