Şimdi yükleniyor

Levon Demirciyan: TRIPP (Trump Rotası) Uygulama Çerçevesi: Ermenistan’ın Egemenlik Esasları

TRIPP (Trump Rotası) Uygulama Çerçevesi: Ermenistan’ın Egemenlik Esasları

Ermenistan Cumhuriyeti, toprakları üzerinden geçecek olan TRIPP güzergâhı kapsamında aşağıdaki haklarını ve yetkilerini saklı tuttuğunu açıkça beyan eder:

Tam Egemenlik ve Yargı Yetkisi: TRIPP kapsamındaki tüm bölgelerde, Ermenistan’ın toprak bütünlüğünden doğan tam yasama, düzenleme ve yargı yetkisi korunur. Tüm faaliyetler Ermenistan iç hukukuna ve uluslararası anlaşmalara tabidir.

• Güvenlik ve Kolluk Gücü: Ulusal güvenlik, kamu düzeni ve kolluk faaliyetlerinin kontrolü münhasıran Ermenistan Cumhuriyeti’ne aittir.

• Gümrük ve Sınır Denetimi: Ticaret ve transit işlemlerine ilişkin her türlü gümrük prosedürü ile sınır kontrol yetkisi Ermenistan makamlarının elindedir.

• Mali Yetki ve Vergiler: Geçiş güzergâhındaki ticari faaliyetlerden doğan vergiler, gümrük harçları ve diğer zorunlu ödemelerin tahsilinde Ermenistan tam yetkilidir.

• Erişim Hakkı: Ermenistan Cumhuriyeti, kendi toprakları içindeki TRIPP alanlarının tamamına her an ve sınırsız erişim hakkına sahiptir.

• Hukuki Süreklilik: Transit rotası üzerindeki tüm bölgelerde Ermeni yasalarının uygulanması ve yürütülmesi yetkisi kesintisiz olarak devam eder

Ermenistan Hükümeti’nin son dönemde bölgesel ulaşım hatlarını açma vizyonu olarak sunduğu “Barış Kavşağı” (Crossroads of Peace) projesinin temel prensiplerini yansıtıyor. Özellikle Azerbaycan’ın batı bölgeleri ile Nahçıvan’ı birbirine bağlaması planlanan ulaşım hatları (sıklıkla “Zengezur Koridoru” tartışmalarıyla anılan güzergah) üzerinde Ermenistan’ın hangi hakları saklı tuttuğunu netleştiriyor.

Bu metni, Ermenistan’ın bölgedeki egemenlik haklarından ödün vermeyeceğine dair bir deklarasyon olarak okuyabiliriz. İşte bu maddelerin kısa bir analizi:

Temel Egemenlik Koruması

Ermenistan, bu maddelerle toprakları üzerinden geçecek herhangi bir yolun “eksterritoryal” (toprak dışı) bir statüde olmayacağını vurguluyor:

• Tam Denetim: Geçiş rotası üzerinde Ermenistan kanunları, mahkemeleri ve güvenlik güçleri tam yetkili olacak.

• Gümrük ve Vergi: Transit geçişler sıradan bir uluslararası ticaret işlemi gibi görülecek; yani Ermenistan gümrük kontrolü yapma ve harç/vergi tahsil etme hakkını saklı tutuyor.

• Güvenlik: Yolun güvenliğini dış güçlerin değil, Ermenistan kolluk kuvvetlerinin sağlayacağı belirtiliyor.

TRIPP (The Republic is the Pivot) Nedir?

Paylaşımınızda geçen TRIPP ifadesi, genellikle Ermenistan’ın stratejik konumunu vurgulayan ve ülkeyi bölgesel bir ulaşım merkezine dönüştürmeyi hedefleyen teknik veya siyasi bir kısaltma olarak kullanılmaktadır.

Bölgesel Bağlam

Bu şartlar, özellikle Azerbaycan ve Türkiye’nin beklediği “basitleştirilmiş geçiş” veya “koridor” mantığına karşı, Ermenistan’ın “herkesin kendi egemenliği altında yolları açması” fikrini savunuyor. Eğer bu şartlar üzerinde mutabık kalınırsa:

1. Bölgesel ticaret canlanabilir.

2. Ermenistan’ın izolasyonu sona erebilir.

3. Ancak, geçişlerin hızı ve bürokrasisi konusunda taraflar arasında müzakerelerin devam etmesi gerekebilir.

Ermenistan’ın bu katı egemenlik şartlarına karşı, başta Azerbaycan ve Türkiye olmak üzere ilgili tarafların yaklaşımları oldukça dinamik bir süreç izliyor. Temel fikir ayrılığı, “koridor” (denetimsiz geçiş) ile “bağlantı yolu” (denetimli geçiş) kavramları arasında düğümleniyor.

İşte tarafların bu şartlara verdiği tepkiler ve mevcut durum:

1. Azerbaycan’ın Yaklaşımı

Azerbaycan, başlangıçta 2020 ateşkes beyannamesine dayanarak Rusya sınır muhafızlarının kontrolünde, gümrük ve pasaport işlemlerinin olmadığı bir koridor (Zengezur Koridoru) talep ediyordu.

• “B Planı” Kartı: Ermenistan’ın gümrük ve vergi konusundaki ısrarı üzerine Azerbaycan, rotayı İran üzerinden geçirebileceğini (Aras Koridoru) belirterek bir stratejik hamle yaptı. Bu, Ermenistan üzerindeki baskıyı artırmayı hedefleyen bir “bypass” (devre dışı bırakma) hamlesiydi.

• Son Durum: Azerbaycan son dönemde, Ermenistan ile barış anlaşması sürecini hızlandırmak için ulaşım yolları meselesini barış metninden ayırmayı ve daha sonraya bırakmayı teklif etti. Ancak temel talepleri hala hızlı ve minimum bürokrasili bir geçiş yönünde.

2. Türkiye’nin Pozisyonu

Türkiye, bu süreci doğrudan Ermenistan ile olan normalleşme süreciyle ilişkilendiriyor:

• Bölgesel Entegrasyon: Türkiye, Ermenistan’ın paylaştığınız “egemenlik” vurgularına prensipte karşı çıkmasa da, bu yolların ekonomik olarak verimli ve hızlı olması gerektiğini vurguluyor.

• Gümrük Esnekliği: Türkiye, geçişlerin Ermenistan egemenliğinde olmasını kabul edebilir ancak gümrük işlemlerinin transit ticareti yavaşlatmayacak kadar modern ve hızlı olması (dijital gümrükleme gibi) gerektiğini savunuyor.

3. Rusya’nın Rolü

Bu konu aslında Ermenistan ile Rusya arasında ciddi bir gerilim kaynağı:

• Kontrol Kimde Olacak?: 2020 protokolüne göre bu yolların güvenliğini Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) sınır muhafızları sağlayacaktı. Ancak Ermenistan’ın sizin paylaştığınız maddelerdeki ısrarı (kendi güvenlik güçlerinin kontrolü), Rusya’nın bölgedeki etkisini sınırlıyor. Rusya, Ermenistan’ın bu “tam egemenlik” çıkışını Batı’ya yakınlaşma hamlesi olarak görüyor.

Süreçteki Son Gelişme:

Ermenistan, bu maddeleri hayata geçirmek adına sınırlarda görev yapacak özel bir “gümrük ve güvenlik birimi” kurduğunu duyurdu. Yani kağıt üzerindeki bu şartları uygulamak için fiziksel hazırlıklara başladılar.

KAFKASSAM), bölgedeki barış sürecine dair yaptığı analizlerde genellikle “gerçekçi ve sürdürülebilir bir denge” üzerinde durmaktadır. Sizin de belirttiğiniz gibi, Ermenistan’ın egemenlik haklarının korunması ile Türkiye ve Azerbaycan’ın stratejik beklentilerinin (ulaşım hatlarının açılması) birleştirilmesi, bu “3’lü barış” tezinin merkezinde yer alıyor.

KAFKASSAM’ın ve bölge uzmanlarının bu konudaki perspektifini şu üç ana eksende özetleyebiliriz:

1. Egemenlik ve “Barış Kavşağı” Uyumu

KAFKASSAM analizlerinde, Ermenistan’ın sunduğu “Barış Kavşağı” (Crossroads of Peace) projesinin aslında bölgedeki tüm aktörler için bir fırsat olduğu vurgulanıyor. Buradaki temel tez şudur:

• Hukuki Zemin: Ermenistan’ın toprak bütünlüğü ve yasama/yargı yetkisi korunarak açılacak bir yol, uzun vadede daha güvenli olur. Çünkü “koridor” gibi özel statülü alanlar her zaman yeni bir çatışma potansiyeli taşır.

• Kazan-Kazan Formülü: Ermenistan bu yolla ekonomik tecritten kurtulurken, Türkiye ve Azerbaycan da Orta Asya’ya açılan en kısa rotaya sahip olur.

2. Acil 3’lü Barışın Gerekliliği

KAFKASSAM, barışın kalıcı olması için sadece Azerbaycan-Ermenistan arasındaki sorunların değil, Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan üçgenindeki güven bunalımının aşılması gerektiğini savunur:

• Türkiye’nin Rolü: Türkiye’nin Ermenistan ile sınırlarını açması ve diplomatik ilişki kurması, Ermenistan’ı Rusya veya diğer dış güçlerin etkisinden çıkarıp bölgeye (Kafkasya’ya) entegre edecektir.

• Azerbaycan’ın Beklentisi: Azerbaycan’ın Nahçıvan ile kesintisiz bağlantı isteği, Ermenistan egemenliği altında ama “hızlı ve basitleştirilmiş” bir gümrük rejimi ile çözülebilir.

3. TRIPP ve Batı-Doğu Dengesi

Son dönemde KAFKASSAM yayınlarında da değinildiği üzere, TRIPP (Trump Route for International Peace and Prosperity) gibi modeller, bu yolların güvenliğinin sağlanmasında üçüncü tarafların (özel şirketlerin) denetimini ama egemenliğin Ermenistan’da kalmasını öneriyor.

• Bu tez, Ermenistan’ın “güvenlik” endişesini giderirken, Azerbaycan’ın “yolların kapatılmayacağı” güvencesini almasını sağlıyor.

Türkiyenin savunduğu önkoşulsuz 3 lü barış anlaşması ile tüm sorunlar çözülür ve Günry Kafkasyaya kalıcı barış gelir.

Yorum gönder