Lamiya Isaeva: Azerbaycan doğalgazı yükselişte
Azerbaycan ve Türkiye arasında Abşeron sahası için imzalanan doğalgaz anlaşması, stratejik öneme sahip bu projeyi hızlandırarak uygulama aşamasına taşıyor. Anlaşma, Hazar Denizi’ndeki Abşeron sahasından 2029 ile 2043 yılları arasında 33 milyar metreküp doğalgaz tedarikini veya 15 yıl boyunca yıllık 2,25 milyar metreküp doğalgaz tedarikini kapsıyor. Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmayı Türkiye’nin Kanal 7 kanalında duyurdu.
Haqqin.az ile yapılan bir görüşmede, müzakerelerin ayrıntılarına aşina üç kaynak, Absheron projesinin tam ölçekli geliştirmeye hızla geçmesi için önemli bir teşvik olması beklenen “Doğalgaz Tedarik Anlaşması”nın imzalandığını doğruladı. Bu, geçici olarak “Absheron-2” olarak adlandırılan projenin ikinci aşamasını ilgilendiriyor ve hissedarları arasında Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) %35, Fransa’nın TotalEnergies şirketi %35 ve BAE’nin ADNOC şirketi %30 hisseyle yer alıyor.
Bakan Bayraktar, Azerbaycan ve Türkiye arasında 33 milyar metreküp doğalgaz tedarikine ilişkin yeni bir anlaşma imzalandığını duyurdu.
İki kaynağa göre, Türkiye ile yapılan uzun vadeli doğalgaz tedarik anlaşması, Absheron-2 projesine ilişkin nihai yatırım kararının 2026 yılının ilk yarısında alınmasını mümkün kılıyor. Bazı sektör uzmanları bu tarihi ihtiyatlı bir şekilde 2030-2031’e kadar uzatsa da, kaynaklar doğalgaz üretiminin ve ihracatının 2029’da başlamasının gerçekçi olduğunu düşünüyor. Tam kapasiteyle çalıştığında Absheron’un yıllık 5-6 milyar metreküp doğalgaz üretmesi bekleniyor. Bu hacmin 2,25 milyar metreküpü (15 yıl boyunca) Türkiye’ye tahsis edilecek ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattı üzerinden tedarik edilecek. Geri kalan doğalgazın akıbeti ise 2026 yılının ilk yarısında belirlenecek: Değerlendirilen seçenekler arasında Güney Doğalgaz Koridoru üzerinden ihracat veya SOCAR’dan kalan hacimlerin satın alınması yer alıyor.
Haqqin.az’ın kaynaklarından biri, Azerbaycan’ın Abşeron sahasının tam ölçekli geliştirilmesi için gerekli olan ilk uzun vadeli ticari anlaşmayı fiilen sonuçlandırdığını ve bunun temel önem taşıdığını vurguladı. Örnek olarak, amiral gemisi Şah Deniz sahası için ana doğalgaz alım satım anlaşmalarının 2013 yılında imzalandığını, ardından o yılın Aralık ayında nihai yatırım kararının alındığını ve üretim genişletme çalışmalarının başladığını hatırlattı.
Hatırlatmak gerekirse, Şah Deniz 2’den ilk doğalgaz sevkiyatı 2018’de gerçekleşmişti ve bu sevkiyat da öncelikle Türkiye’ye, yani TANAP boru hattına yönelikti; Avrupa’ya sevkiyat için gerekli altyapı ise ancak 2020’nin sonlarında tamamen hazır hale gelmişti.
İlham Şaban’a göre, Azerbaycan 2029-2030 yıllarında Abşeron-2 ve Şah Deniz Sıkıştırma projelerinden doğalgaz elde edecek.
Bağımsız Petrol Araştırma Merkezi Başkanı İlham Şaban, Türkiye ile Azerbaycan arasında Abşeron-2 konusunda imzalanan ticari anlaşmayı, Azerbaycan gazının Türk pazarındaki artan rolünü ve Azerbaycan’ın genel kaynak tabanının güçlenmesini gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendiriyor. Ona göre, 2030 yılına kadar ülke, Türkmenistan gazıyla takas da dahil olmak üzere üçüncü taraf kaynaklara ihtiyaç duymadan, hem iç tüketim hem de ihracat için kendi sahalarından ek gaz hacimleri elde edebilecek.
Shaban’a göre, Azerbaycan 2029-2030 yıllarında Absheron-2 ve Şah Deniz Sıkıştırma projelerinden doğalgaz elde edecek. Azeri-Çırak-Güneşli bloğundan ilk derin deniz doğalgazının 2026 yılının ilk çeyreğinde elde edilmesi bekleniyor ve 2028 yılına kadar bu hacimler yılda 2 milyar metreküpe ulaşabilir.
Ayrıca, halihazırda yılda yaklaşık 2,5 milyar metreküp gaz üreten ve 2030 yılına kadar üretimini en az 3,5 milyar metreküpe çıkarabilecek kapasitedeki Umid sahasının daha da geliştirilmesiyle ilgili önemli beklentiler de bulunmaktadır. Bu durum, ülke için sürdürülebilir ve çeşitlendirilmiş bir gaz tabanı oluşturmaktadır. Aynı zamanda, Azerbaycan, Aralık 2020’de başlayan ve 2045’te sona erecek olan Avrupa şirketleriyle yapılan 25 yıllık gaz sözleşmeleri kapsamındaki sıkı yükümlülükleri ve Şah Deniz sahasında 2024-2025 yıllarında beklenen zirve üretimini dikkate alarak kaynaklarını dikkatli ve stratejik bir şekilde tahsis etmelidir.
Uzmanlara göre Azerbaycan, Ankara’nın en önemli ve güvenilir ortaklarından biri olmaya devam ediyor ve edecek.
Türkiye’nin boru hattı doğalgaz ithalatının yapısı açısından Azerbaycan, Rusya Federasyonu’ndan sonra ikinci sırada yer alıyor. Türk düzenleyici kuruluşu EPDK’ya göre, Rusya 2025 yılının ilk 10 ayında Türk Akımı ve Mavi Akım boru hatları üzerinden Türkiye’ye 17,7 milyar metreküp doğalgaz tedarik etti; bu da geçen yılın aynı dönemine göre %14’lük bir artış anlamına geliyor. Yıl sonuna kadar bu tedarik 20 milyar metreküpü aşacak. Azerbaycan ise aynı dönemde Bakü-Tiflis-Erzurum ve TANAP hatları üzerinden Türkiye’ye yaklaşık 10 milyar metreküp doğalgaz tedarik etti.
Yeni Azerbaycan-Türkiye sözleşmesi, iki ülke arasındaki enerji ortaklığının uzun vadeli niteliğini vurguluyor. Buna karşılık, Türkiye şu anda Gazprom ile çoğunlukla bir yıllık sözleşmeler imzalıyor; bu da sadece ticari mantığı değil, aynı zamanda Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer doğalgaz tedarikçileri arasında bir dengeyi korumayı amaçlayan siyasi bir hesaplamayı da yansıtıyor.
Türkiye’nin yıllık doğal gaz talebinin 55-60 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyor ve ülke, bir yandan uluslararası bir gaz merkezi altyapısını inşa ederken, diğer yandan da yerli üretimi aktif olarak geliştiriyor. Bu koşullar altında, tedarikçi seçimi hem ekonomik hem de jeopolitik faktörlere bağlıdır. Ancak bu bağlamda, uzmanlar Azerbaycan’ın Ankara’nın en önemli ve güvenilir ortaklarından biri olmaya devam edeceğini tahmin ediyor.



Yorum gönder