Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Kürt düşmanı İran genelkurmay başkanı Türkiye’den ne istiyor?

Gündem, İran, Türkiye 15 Ağustos 2017
647

Türkiye’nin bölgede kilit ve aktör ülke olduğu hep söylenir. Türkiye müttefiklerine veya rakiplerine göre pozisyonunu belirlemez ama onların kendisine hangi gözle baktıklarını da bilir. Örneğin ABD’li darbe finansörü spekülatör George Soros, Türkiye’nin en iyi ihraç ürünün ordusu olduğunu söyleyerek, emperyalist ülkelerin ülkemizden beklentisinin ne olduğunu ortaya koymuştu. Soros, 2003’te kendisinden Türkiye ile Arjantin’i karşılaştırmasını isteyenlere “Türkiye’nin Arjantin’den tek farkı stratejik pozisyonudur. Bu stratejik pozisyonuna bağlı olarak, Türkiye’nin en iyi ihracat ürünü de ordudur.” demişti. İran Şahının İran ordusunu Amerika’nın Ortadoğu’daki jandarması gibi göstermekten hoşlandığı biliniyor. 2000 yıldır sürdürülebilir ve yenilenebilir özelliğe sahip Türk Silahlı Kuvvetlerinin böylesi aşağılayıcı ve itibarsızlaştırıcı rol biçmeyi kabullenmesi söz konusu bile olamaz.

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri (Bageri), Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın davetlisi olarak üst düzey bir askeri heyetle Türkiye’de. İran genelkurmay başkanının üç günlük Ziyaret programında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesi, Savunma Bakanı ve Türkiye Milli İstihbarat Başkanı ile de görüşmesi var. General Bageri’ye Ankara ziyaretinde Dışişleri Bakan Yardımcısı İbrahim Rahimpur, Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri komutanı General Muhammed Hakpur, Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat ve Güvenlik Dairesi başkan yardımcısı ve diğer bazı üst düzey askeri yetkililer eşlik ediyor. Bu ziyaret iki ülke askeri ilişkilerinde önemli. Çünkü Suriye’deki çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulmasından sonra ilk kez üst düzey İranlı askeri yetkili Ankara’ya geldi. Terörizmle mücadele (?), bölgesel gelişmeler, ikili savunma ve sınır işbirliği konuları ziyaretin ana eksenini oluşturuyor. Bu temaslara İran tarafının büyük önem verdiğini özellikle belirtelim.

Önceki İran genelkurmay başkanının Türkiye’ye bakış açısı sorunlu ve hastalıklıydı. Suudilerin CIA patentli Sünni kuşak projesinde Türkiye verdikleri rol sanki Türkiye tarafından içselleştirilmiş gibi İran’ın önceki Genelkurmay başkanı Firuzabadi; İngiliz istihbaratının (Military Intelligence Section 6) Şii kuşak projesindeki düşman kategorisine göre Türkiye’yi konumlandırıyordu. Dini lider Hamaney’in talimatıyla ne kadar isabetsiz ve çapsız olduğunu fark edilen Firuzabadi, 27 yıldır sürdürdüğü görevinden alındı. Kendisini Kaf dağında gören Tümgeneral Firuzabadi’nin görev değişikliğine sebep olan gelişmelerde Kürdistan ve Belucistan’da yaşanan güvenlik sorunları etkili olmuştu. 29.06.2016’da Firuzabadi’yi fildişi kulesinden indiren İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Genelkurmay başkanlığına Tümgeneral Muhammed Hüseyin Bakiri’yi atamıştı.

1980-88 yıllarındaki İran-Irak Savaşı sırasında İran Devrim Muhafızları’nın İstihbarat ve Operasyonlar Komutanı iken öldürülen ve rejim tarafından savaş kahramanı ilan edilen Muhammed Hasan Bakiri’nin kardeşi İran’ın yeni Genelkurmay Başkanı Bakiri’ydi.(1) İran’ın dini lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, Tümgeneral “Muhammed Hüseyin Bakıri”yi İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na atama kararında, Tümgeneral Muhammed Hüseyin Bakıri’nin kutsal savunma yıllarında ve ardından özellikle Genelkurmay ve Hatemül-Enbiya -saa- Karargâhı’nda aldığı görevler ve elde ettiği değerli deneyim ve liyakatıyla verdiği hizmetler dikkate alınarak, İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na atadığını belirtmişti.(2)

1990-2000 arası Devrim Muhafızlarının Kürt gruplara yönelik operasyonlarında istihbarat sorumluluğunu üstlenen İran’ın Genelkurmay Başkanı Bakıri’ni, PJAK ve Komala gibi terörist gruplarla mücadelede deneyimli olması dikkat çekmişti. Bu atama İran ordusunun yeni süreçte üstleneceği rolü de açığa çıkarıyordu. Bakıri Genelkurmay’daki devir teslim töreninde, bölgedeki mevcut durum ve şartlara işaretle, İran’ın bugünkü durumu ve gücünün 37 yıl öncesiyle kıyas edilmeyeceğini belirterek düşmanların İran’ın güvenliğine yönelik sayısız komplo ve tehditler oluşturduğunu, buna karşı silahlı kuvvetlerin hazırlıklı olması gerektiğini kaydetmiş İran sınırlarındaki güvenliğine işaretle, İslam Cumhuriyeti’nin Fars Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Kuzey Hint Okyanusu başta olmak üzere sınırlarının ötesinde ulusal çıkarlarını savunduğunu ve savunma hazırlığını daha da artıracağını vurgulamıştı.(3)

İran heyetiyle görüşmelerde mutlaka körfez krizi ve her iki ülkenin Katar’a verdiği askeri siyasi destek, Suriye’de devam iç savaş, Irak’taki durum, IŞİDle mücadele hatta ABD Kuzey Kore gerginliği gündeme gelecektir. Ama İran heyetinin birinci gündem maddesinin Kuzey Irak Kürtlerinin bağımsızlık çabalarının olduğu yüzde bin beş yüz. Çünkü daha çok yakın zamanda İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Iraktan ayrılmasını öngören bağımsızlık referandumunu “kabul edilemez” diye değerlendirmişti. Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri komutanlarının hazır bulunduğu bir toplantıda konuşan Tümgeneral Bakıri, Irak’ta referandum konusunun gündeme getirilmesinin bölgede yeni sorunların ortaya çıkması için bir başlangıç olacağını söylemişti. Bunun anlamı şu; İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, Sykes-Picot’sun dayattığı Irak devletini nasıl koruyabileceğinin arayışında. Tek derdi İngiliz projesi yapay Irak devletinin devamlılığını sağlayabilmek.

Sakın konuyu saptırdığımı ya da İranlılara bühtanda bulunduğumu sanmayın. İran hem bu asırlık projenin devamından yana hem de Irak Kürtlerinin bağımsızlığına karşı. Çünkü kendi Kürt kökenli yurttaşlarına model olmasını istemiyor. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, 25 Eylül 2016’da Kuzey Irak’ta bağımsızlık konusunda referandum düzenleyeceğini bütün dünyaya ilan etmiş ve Alman basınına yaptığı açıklamada, “Referandum bizim doğal hakkımızdır. Bu konu, Bağdat’la aramızdaki iç meseledir. İran ve Türkiye’yle hiçbir ilgisi yoktur. Bir ulusun kendi geleceğine karar vermek istemesinin, demokrasi ve insan haklarına aykırı hiçbir yanı yoktur. Bu referandumu yapmak için hiç kimsenin izin ve müdahalesine ihtiyacımız da yoktur” demişti. Bu açıklamaya en sert tepki İngiltere ve İran’dan gelmiş, ABD referandumun henüz zamanının gelmediğini söylemişti.(4)

ABD’nin eski Ankara ve Bağdat Büyükelçisi James Jeffrey ise ABD’nin Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu açıklamıştı. İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, Kuzey Irak’taki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) eylül ayında düzenlemeyi planladığı bağımsızlık referandumuna karşı olduklarını belirtmişti. (5) İran Genelkurmay Başkanı Sykes-Picot’sun dayattığı Irak devletini korumaya geliyor diye boşuna yazmıyorum. Çünkü 05 Haziran 1926’da, Türkiye, Irak ve İngiltere arasında imzalan Türkiye ile Irak arasındaki sınırı belirleyen ve komşuluk ilişkilerini düzenleyen Ankara Antlaşmasının 1. Maddesi ile Türk-Irak hududu, Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihinde kararlaştırdığı şekilde (Brüksel Sınır Çizgisi) kesinleşmişti. Kuzey Irak’ta bağımsız bir devlet kurulması halinde 1926 Ankara Antlaşması ile Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihli kararı ortadan kalkmış olacak. Böyle bir durumda statüko ante’ye (önceki duruma) dönülerek Musul ve Kerkük petrol alanları dahil olmak üzere Kuzey Irak bölgesinin yeniden Türk toprağı olmasının önü açılacaktır. Sıkı durun ve cevap verin İran bunu ister mi?

Bakınız:
1- http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/559515/iran_Genelkurmay_Baskani_degisti.html
2- http://parstoday.com/tr/news/iran-i25327-
3- http://www.ehlibeythaber.net/iran-genelkurmay-baskani-bakiri-silahli-kuvvetlerin-savunma-gucune-vurgu-yapti/
4- http://odatv.com/referandum-olursa-turkiyenin-musul-ve-kerkuke-girme-hakki-dogar-0308171200.html
5- http://www.hurriyet.com.tr/moore-kuzey-irakta-referanduma-karsiyiz-40528952

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar