Çeçenya ve Dağıstan’dan binlerce Müslüman hacca gidecek

Kərim Əsgəri: Xarici təhlükəni görən İran daxildə basqıları artırıb

ABD başkanlık seçimleri 2020 De

DİNİ DEĞERLERİ KULLANARAK DEVLETE YÖNELİK KALKIŞMALAR

Kültürel Karşı İstihbarat Ve Elçibey

Gündem 12 Temmuz 2017
395

İstihbarat, bünyesinde pek çok konseptsel, metodolojik ve taktiksel yaklaşımı barındıran geniş kapsamlı bir olgudur. Bu durum, istihbaratın, farklı bağlam ve konularda işlevsellik kazanmasını sağlamış, bu noktada bir çok alt alanın oluşmasını beraberinde getirmiştir. Günümüzde, siber istihbarat, teknolojik istihbarat, ekonomik istihbarat gibi pek çok modern istihbarat alanlarından, son derece önemli bir yere sahip olan alanlardan bir tanesi kültürel istihbarat olarak görülmektedir. Kültürel istihbaratı, herhangi bir ülke, toplum ya da etnik gruba ilişkin sosyolojik, sosyo-psikolojik, demografik ve toplumsal kimliğe ilişkin bilgi ve verilerin temini ve elde edilen bu veriler doğrultusunda söz konusu hedef ile ilgili davranışsal veya tepkisel öngörülerde bulunmak, bunun da ötesinde, hedefin sahip olduğu kültürel kodları değişime ve dönüşüme uğratabilmek için gerekli olan fizibiliteyi sağlama şeklinde tanımlamak mümkündür. Bu bakımdan, kültürel istihbarat kavramının işlevsel ve niteliksel sınırlarının geniş olduğunu söylemek mümkündür. Fakat, kültürel istihbaratın belki de en etkili ve önemli işlevi, kültürel değişim ve dönüşüm yaratma kabiliyeti ve araçsallığıdır. Bu araçsallığın rasyonel biçimde kullanılması, hedefin, arzulanan zihinsel yapıya ve algı evrenine doğru evrilmesini sağlamaktadır. Tabii ki bu süreç, kolaylıkla işlerlik kazanamamakta ve bir takım engeller ortaya çıkmaktadır. Bu engellerin başında kültürel karşı istihbarat (cultural counter intelligence/espionage) olarak tanımlayabileceğimiz kavram gelmektedir. Kültürel karşı istihbarat, istihbarat hamlelerinin deşifresi, bertarafını ifade eden karşı istihbaratın, kültürel değişim ve dönüşüm sağlama amacı ile yürütülen kültürel istihbarat faaliyetlerini etkisiz bırakma anlamını taşımaktadır. Bu şekilde, kültürel değişim ve dönüşüme karşı korumacı bir refleks gelişmektedir.
Yakın tarihte, kültürel karşı istihbaratın en başarılı ve en iyi örneği Elçibey tarafından ortaya konmuştur. Uzun yıllar boyunca, Rus ve Fars kıskacında kalmış olan Türk kimliğinin korunması bu durumun somutlaştırılmış biçimidir. Elçibey, Sovyetler dönemi ve Azerbaycan’ın kuruluş döneminde, Türk kimliğinin sistematik bir biçimde silinmesine yönelik tezlerin ortaya konduğu bir ortamda, suni “Azeri” kavramı ve kimliğinin temelsizliğini ortaya koyan çalışmalar ve söylemler geliştirmiştir. Diğer yandan, Azerbaycan’ın bağımsızlığının ardından, Türk kimliğinin bir tehdit olarak görülmesi dolayısıyla, İran tarafından oluşturulan “Azeri-Azerbaycan-Perslik” tezleri, Azerbaycan ve Azerbaycan Türklerinin Fars kökenli olduklarına yönelik iddialar da Elçibey’in bilimsel çalışmaları ile boşa çıkarılmış ve bu noktada Türk kimliği korunmuştur. Elçibey’in bu konuda yaptığı çalışmalar, Türk kimliğine karşı yürütülen kültürel istihbarat faaliyetlerini etkisiz bırakmış ve kimlik ve algı değişimi yaratmayı hedefleyen tezleri çürütmüştür. Elçibey bu anlamda, Türk dünyasında kültürel karşı istihbaratın öncülerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Çağatay BALCI/kafkassam

Yorumlar