Etem Coşkundan MERAKLISINA HİDİV [ خدیو ]

İran komplolarla koronayı siyasallaştırıyor

BAQDASAROVA DƏSTƏK VERƏNLƏRİN VƏ SUSANLARIN BAKIDA NƏ İŞİ VAR İDİ?

Türkiye Kazan Başkonsolosu: Türkler ile Tatarlar arasındaki kardeşlik ilişkilerinin zengin bir tarihi ve sağlam bir temeli var

Korona sonrası enflasyon ve işsizlik oranında artış olacak mı?

Gündem 4 Mayıs 2020
218

Korona çıkışında gördüğümüz hızlı ölüm rakamları iniş sürecinde de hızla azalmakta. Gelecek hafta güney yarım küre haricinde çoğu ülkede hem enfekte sayısı hem de ölüm sayısı çok çok azalacak. Peki bu salgın sürecinde yaşanan kısıtlamalar sonucu düşen ekonomik faaliyetler özelliklede hizmetsektöründe hızla bir geri dönüş olabilecek mi? Uzmanlara göre hayır. Bu durum enflasyona ve işsizliğe peki nasıl etki edecek? Ciddi kısıtlamalar ve hijyen temelli hizmetlerin bir maaliyeti olacak. Kısıtlı bir müşteriye hizmet edileceğinden ister istemez verilecek hizmetde o oranda pahalı olacak. Bu durumda basit ekonomi mantığıyla hizmet sektörü kaynaklı enflasyonu tetikleyecek. Berber, kuaför fiyatları hem kısıtlı çalışma hem de hijyen tedbirleri yüzünden pahalanacak. Aynı şekilde cafe, lokanta hizmetleride gerek sosyal mesafeden kaynaklı sınırlı müşteri sayısı gereksede hijyen masrafları gerekçe gösterilerek pahalanacak. Benzer durumları ilk hafta olmaz ancak ikinci hafta itibariyle Avm lerdeki mağzalarda satılan gerek giyim gerekse diğer ürünlerde göreceğiz. Bu durumda mayıs, haziran ve temmuz ayı enflasyonlarının bilinenin ötesinde yükseğe taşıyacak. İşsizlik ise işten çıkarma yasağı bittikten hemen sonra artacak. Devlet desteği ile 3 milyondan fazla kişi çalışıyor gözüküyor. Devlet desteği ve yasak kalkınca yıkarıda bahsettiğimiz şekilde korona kuralları nedeniyle işletmeler çalışanlarının 3 te 1 ile yollarını ayıracaklar. İşlerinden olan bu kişiler birkez daha işkur kurumuna başvurup bu seferde 9 ay işsizlik maaşı alacaklar. Peki bu durumda işkur’un daha doğrusu hazinemizin finansal yapısı nasıl etkilecek? İşsizlik ödeneğinde biriken para Türkiyenin finansal anlamda siğortası işlevi görüyordu. Erimiş bir işsizlik ödeneği ise Türk ekonomisini ani dolar başta olmak üzere finansal ataklar karşısında zayıf bırakacaktır. Peki çare ne? Birşekide Türkiyenin ülke dışından sıcak para bulması ve ekonomik faaliyetleri daha direk yönden destekleyici adımlar atması. Bu sakın ha daha çok kredi musluğu açsın şeklinde alğılanmasın. Bunun daha sağlıklı yolları var. Mesala emekli, işçi ve devlet memurlarının maaşlarına ekstra zam yaparak bu kişilerin alım gücünü artırarak piyasayı hareketlendirebilirler. Kredi vermek ekonomiyi daha doğrusu piyasaları hareketlendirmeye yetmiyor ve de verilen kredilerin en az yüzde 25 i dövize yönleniyor. Bu da dövizin artmasına sebep oluyor. Ancak memura, işçiye ve emekliye verilecek para büyük oranda piyasaya yansır ve ekonomik aktiviteyi ateşler. Anlayacağınız üzere ekonomimizi yönetenler için asıl ciddi kriz önümüzdeki günlerde gelmeye başlayacak. Umarım sağlıklı adımlar atarlar.
Oğuzhan Alpaslan

Yorumlar