Şehit Aydoğan Aydın Azerbaycan’da CHP Adalet yürüyüşünde!

Azərbaycan Naxçıvandan İrəvanı vuracaq: Günün şoka salan ssenarisi

İran Türkiye’nin Kandil Harekatına Karşı Çıkmayacak

Türkiye Tanıtım Filmi

KORANA NOTLARI

Gündem 29 Mart 2020
252

1- Memleketimizde her kriz sonrası insan potansiyelimizin farklı farklı veçheleriyle karşılaşıyoruz. Bu krizle de Prof. Dr. Ateş Kara, Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ve isimleri hemen aklıma gelmeyen bilim adamlarımızın varlığı ülkemize ve insanımıza olan inancımızı daha da güçlendiriyor.

Fakat bir de her kriz sonrası ortaya çıkan, kimilerinde akademik unvan bulunan “leş” kişiler var. Bunların geçmişteki örneklerini 1999 depremi, 2001 krizi, Suriye meselesi vs. gibi gelişmelerde ziyadesiyle gördük. Şöhret budalası bu güruhun mümeyyiz temsilcileri şimdi de koranavirüs sebebiyle arz-ı endam etmeye başladı.

Kitle iletişim organlarının, özellikle de televizyonların yayınlarını tek bir konuya teksif etmeleri sebebiyle, “uzman” bulmakta sıkıntı yaşamaları ve aykırılıklarla dikkat çekme, raiting alma motivasyonlarından dolayı bu “leş güruh” gemi iyice azıya aldı.

Kimileri, halkta korku, panik ve umutsuzluğa yol açacak beyanatlarda bulunuyor. Yok karantina 2021 yılının sonuna kadar devam edecekmiş, yok nüfusun yüzde 10’u ölecekmiş, falanca şehirde “süper taşıyıcı” varmış. (“Süper taşıyıcının” bulunduğu iddia edilen ilimizdeki korkuyu, şehri terk etme paniğini bir düşünün. Allah’tan vali yalanladı. Ama bu hezeyanı ortaya adan kişi isminin önünde “Prof.” unvanı bulunan şöhret budalası bir şarlatandı”.) Kimilerine göre bu virüs Türklere bulaşmazmış. Kimilerine göre ise virüs organik değil, sentetik. Perde arkasında İlluminati, masonlar, bilmem ne üst akılı ne ararsanız var. Ortaokul seviyesindeki vıcık vıcık komplo teorileriyle insanoğlunun gezegende karşılaştığı en önemli tehdidi sulandırıyorlar.

Bunlara küçük bir hatırlatma. Post modern çağda herkes bir gün mutlaka şöhret olur ama yarın kimse bunları hatırlamaz. Kalıcı şöhret için hazır ortalıkta kimse yokken ya Taksim’de soyunun ya da ne bileyim Survivor’a falan katılın. Kitleleri daha fazla zehirlemeyin, panik, korku ve umutsuzluğa sebep olmayın. Hezeyanlarınızla bir-iki gün gündemde kalabilirsiniz ama dediğim gibi ruh hastalığınızı kalıcı şöhrete çeviremezsiniz. Taksim’in yolu orada, Survivor ise Acun Ilıcalı’ya bir telefon yakınlığında.

2- Memlekette mebzul miktarda sahtekâr, şerefsiz ve insanlık düşmanı var. Ama benim en çok merak ettiğim güruh böyle kriz günlerinde para kazanmak için insanların canını tehlikeye atanlar. Hemen her gün sahte kolonya, dezenfekten, sahte maske üretenlere ilişkin haberler okuyoruz. Hatta önceki gün birisi iyice abartmış, Avcılar Devlet Hastanesinden röntgen cihazı çalmış.

Bu kişilerle ilgili haberlerde ne isim var ne fotoğraf. “Bilmem nerenin, şu semtinde sahte kolonya üreten A.S yakalandı” türünden haberler. Merak ediyorum, bu kişiler nasıl bir canlı formudur? Nefes alırlar mı, üzülebilirler mi, neye sevinirler?

Bu sebeple bunların teşhir edilmelerini istiyorum. Hatta yakalandıkları anda bunlarla rencide edici bir mülakat yapılıp, kamuoyuyla paylaşılmasını, bir daha insan içine çıkamamaları için ne gerekirse yapılmasını istiyorum. Gazetelerde, televizyonlarda ve internet sitelerinde “Günün Rezili” diye bir köşe açılıp kesintisiz hakarete uğramalarını savunuyorum.

Ahmet Arslan

Etiketler:
Yorumlar