Rusiya-İran münasibətləri və bunun Azərbaycana təsiri

Эксперт: около 60% граждан Турции поддержат переход к президентской системе

Մերոնք «կայֆի մեջ են» Բորդյուժայի հայտարարությունից, մինչդեռ նա շատ վտանգավոր բան արեց. Ստեփան Գրիգորյան

Турецкий актер: «Если снимут фильм про Карабах…»

Kod adı Amad İran ve İsrail istihbaratı JCPOA’ı nasıl paslaştı?

Gündem 2 Mayıs 2018
264


İran’ın nükleer programına ilişkin ortak geniş aksiyon planı (Joint Comprehensive Plan of Action-JCPOA) 20 ay süren müzakerelerden sonra bir tarafta İran, diğer tarafta BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ABD, Almanya, İngiltere, Çin, Rusya, Fransa ve de AB arasında imzalanmıştı. Anlaşma Tahran’ın nükleer programını sona erdirmesine karşılık olarak bu ülkeye uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu.(1) ABD Başkanı Trump anlaşmayı iptal etmek istediğini açıkladı. Bazı uzmanlara göre anlaşmanın iptali, Washington’ı İran ile doğrudan bir savaş yoluna sokabilir. Trump bunu yaparsa kim ne derse tam bir “Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz”lük durum. Çünkü böylesine bir karar İran karşıtı politikasıyla bilinen Netanyahu yönetiminin tercih ettiği sonuç olacaktır. İsrail, İran ile bir topyekûn askeri çatışma tehlikesini keskin bir şekilde tırmandırmış gözüküyor. AB; Trump’ı bu kararından vaz geçirmek için Fransa Cumhurbaşkanı Macron üzerinden diplomasi denedi ama başarılı olamadıkları ortada. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ABD’ye yaptığı ziyaretin sonunda İran anlaşmasının geleceği konusunda kötümser olduğunu dile getirdi. Macron daha önce ABD başkanına, ülkesinin anlaşmayı nasıl genişletebileceğini, dolayısıyla sürdürebileceğini göstermeye çalışmıştı.(2)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu; İsrail istihbaratının, İran’ın nükleer silah üretmek için gizli bir program üzerinde çalıştığına dair delillere ulaştığını, İsrail istihbaratının “İran nükleer programı hakkında 183 CD’de dosyalanmış 55 bin sayfa gizli bilgiyi elde ettiğini, İsrail istihbaratının “İran’ın nükleer silah üretmeye çalıştığı”nın belgelerine ulaştığını iddia etmişti. Netanyahu, nükleer programa dair yaptığı açıklamada, “İran, askeri nükleer programa sahip olmadığını söylerken dürüst değildi.” ifadelerini kullanmış ve İsrail istihbaratının ulaştığı on binlerce belgenin, İran’ın nükleer silah üretmeye çalıştığını ortaya koyduğunu savunmuştu. ABD Başkanı Donald Trump’ın 12 Mayıs’ta ABD’nin İran’a yeniden yaptırım uygulayıp uygulamayacağı konusundaki kararını açıklaması bekleniyor. Ocak ayında yaptıkları açıklamada, İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve Almanya) arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yaptırımlara ilişkin maddesini iptal etmeyeceğini bildiren ABD’li yetkililer, ülkeye sağlanan yaptırım muafiyetinin 120 gün uzatıldığını kaydetmiş, anlaşmaya varılmaması durumunda, bunun Trump’ın son uzatma kararı olduğu ifade edilmişti.(3) Her ne kadar Netanyahu; İran’ın nükleer programına ilişkin belgelere fırından yeni çıkmış Ramazan pidesi muamelesi çekse de bu belgelerin uzun süredir ellerinde olduğu anlaşılıyor.
Nereden mi biliyorum? Mossad Başkanı Yossi Cohen’in, 2018 Ocak ayında yani tam üç ay önce Washington’a yaptığı ziyaret sırasında ABD Başkanı Donald Trump’a söz konusu belgelere ilişkin bilgi verdiği ve Trumpla görüşmeden önce Yossie Cohen’in Amerikan CIA direktörü Mike Pompeo’a birlikte toplantı yaptıkları ortaya çıktı.(4) Mossad Trump’ın İran kararını hızlandırmak ve kolaylaştırmak için gerekli zemini oluşturdu. Netanyahu, belgelerin ele geçiriliş sürecinin öyküsünü MOSSAD’ı parlatarak kamuoyu ile paylaştı. ‘Kod Adı Amad’ olan operasyon (hem İran hem İsrail aynı kodu kullanıyor), İran’ın sakladığı iddia edilen orjinal 100 bin nükleer belgenin kopyaları ve 183 CD’yi kapsıyor. İsrail kaynaklarına göre; 2015’te anlaşmayı imzalamasının ardından İran gizli dosyalarını saklama çabalarını yoğunlaştırdı. 2017 yılında nükleer silah arşivini Tahran’ın Şorabad bölgesinde çok gizli bir yere taşıdı. Şorabad neresi nasıl bir yer? Şorabad/Qasemabad-e Shurabad/قاسم ابادشوراباد aynı zamanda Qāsemābād olarak ta bilinir. Tahranın güneyinde yer alan bu yerleşim yeri Tahran’ın Rey İlçesi’nde bir köydür. 2006 nüfus sayımında, 662 aileden müteşekkil 2,433 kişidir. Bazı kaynaklarda burasının XIV-XV yüzyıllarda Çingene yerleşmesi olduğu 19. yüzyılda Mikayilabad, 1925 yılına kadar Sovetabad, 1930 sonrası Shurabad ismiyle bilindiği belirtilir.
Şimdi gelelim MOSSAD ajanlarının buraya nasıl operasyon düzenlemiş olabileceklerine. Aslında İran istihbaratının insan kaynaklarında İran Yahudilerine rastlamak mümkün. İsrail’in 8. Cumhurbaşkanı Moşe Katsav, İran’ın Yezd şehrinde doğmuş, ailesi kendisini Tahran’a getirmiş,1951 Haziran’ında 5 yaşındayken İsrail’e göç etmiş, hala anadil seviyesinde Farsça konuşabiliyor. Bakmayın siz İran’ın Kudüs Tugayları kurduğuna, Kudüs Tugayları Filistin’de değil Suriye’de savaşıyor. Velayeti Fakih rejimi İran vatandaşı Yahudilerin gönlünü almak için boş durmuyor. Sadece Tahran 8500 kişilik Yahudi cemaati var ve cemaatin lideri Hümayun Samiyah Necef Ebadi’nin, yönetimle arası gayet iyi. 20 Ocak 2015’te Irak’la savaşta ölen İran Yahudilerinin anısına anıt açılmıştı. Yahudi mezarlığına yerleştirilen ve etrafı İran bayraklarıyla donatılan büyük taş blokun bir yüzüne Yahudilerin en eski sembollerinden Yedi Kollu Şamdan çizildi, ölen Yahudilerin isimleri yazıldı ve Farsça ve İbranice “şehit” ibaresi konuldu.(5)
Kod Adı Amad’ olan proje İranlılar için Nükleer programa ilişkin belgelerin saklanmasını, İsrail için İranlıların sakladıkları bu belgelerin TEL Aviv’e taşınmasını içeriyor. Deyim yerindeyse armut piş ağzıma düş pozisyonu. Farsça ‘Amad’ sözcüğünün; direk, sütun gibi manasının yanı sıra gelen, gelmekte olan, geliş gibi anlamları da var. İran’ın nükleer projesi 2003’te rafa kaldırılsa da saha çalışmalarının devam etti. 2015 anlaşmasından sonra bile İran gelecekte kullanmak üzere nükleer silah bilgisini korumayı ve genişletmeyi sürdürdü. İran’ın çok gizli bir yerde sakladığı orjinal 100 bin nükleer belgenin kopyaları ve 183 CD şimdi Netanyahu’nun kendi başbakanlık kütüphanesindeki raflarda çoktan yerini aldı.(6) Hikâyeye göre, 2016’da İran Nükleer Arşivi’ne erişen MOSSAD bu bilgileri Ocak 2018’de İsrail’e taşıdı. Dokümanları Tahranın güneyinde Rey İlçesi’nde bir köy olan قاسم ابادشوراباد /Şorabad/Qasemabad-e Shurabad’da gözlerden ırak, dikkat çekmeyen viran/ harabe bir depoda saklayan İranlıları atlatan MOSSAD ajanları, toplam ağırlığı yarım tonu bulan 110 bin belge ile onlarca CD’yi ve bir gecede ele geçirdi. Yine İsrail kaynaklarına göre, MOSSAD İran Nükleer Arşivi’ne Şubat 2016’da erişti, belgelerin tutulduğu yer, MOSSAD tarafından tespit edildikten sonra izlendi, geçen ocak ayında da ajanlar binaya girerek belgeleri bir gece ele geçirdi ve aynı gece içinde İran’dan İsrail’e kaçırıldı. Ne derece doğru olduğunu bilmemekle birlikte Netanyahu’nun servis ettiği belgelerin İran gizli servisi Vezaret-i Ettela’at Ve Amniyet-i Kisvar-VEVAK (İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı) tarafından İsrail istihbarat örgütü Mossad’a verilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşünüyorum.
İran yönetimi idari değişikliğe giderek ömrünü uzatmak istiyor. Bunu da dışarıdan gelen baskıları göğüsleyerek ve bahane ederek gerçekleştirmek istiyor. Netanyahu bu çıkışıyla Velayeti Fakih rejimine istediği fırsatı altın tepside sundu. İsrail tersinden İran’a çalışıyor. MOSSAD’ın İran istihbaratıyla ilişkisi sır değil. Humeyni’nin İran’da iktidara gelmesini Amerika’dan daha çok İsrail istiyordu. CIA 1979 İslam devrimi öncesi bir yandan Humeyni komitacılarına yanaşıp Humeyni’ye yakın köstebekler elde ediyordu. Amerika Dışişleri Bakanlığından Tahran Büyükelçiliğine 8 Ocak 1979 tarihli Bakan Cyrus Vance imzalı gizli mesajın 3.ncü maddesinde Humeyni’ni sağ kolu ve önemli isimlerinden İranlı işadamı Abbas Amir Entezam’ın Amerikan Büyükelçiliği ile temas kurmak istediği bildirilmektedir. İntizam daha sonra Humeyni rejiminin hükümet sözcüsü olmuştu. Ayetullah Humeyni 1979’da Paris’ten Tahran’a getirilirken CIA tarafından 3 ayrı suikast planı tertip edilmişti. Şah’ın Generalleri ve ABD’li yetkililerin tarafından tertiplenecek olan suikastı Mossad Humeyni’nin adamlarına ihbar etmişti.
Mossad-Humeyni ilişkisini Amerika’nın en iyi uzman Ortadoğu uzmanlarından olan siyaset bilimci ve ödüllü gazetecisi Mike Evans “Jimmy Carter” adlı kitabında Humeyni’ye yapılacak suikastı Mossad, İran askeri ataşesi Yitzhak Segev aracılığıyla Humeyni’nin adamlarına bildirdiğini yazmıştı. Suikastın ortaya çıkmasından sonra General Amir Hüseyin Rabii devrimciler tarafından idam edildi. Bir başka bağlantı örneği de İran-Irak Savaşı’nda Irak’ın Osirak’daki nükleer tesisinin İran’ın teşebbüs ettiği, fakat İsrail’in gerçekleştirdiği bir operasyonla bombalanması. Trita Parsi “Hain İttifak” adlı kitabında Osirak nükleer tesisin bombalanması hakkında detaylı bilgiler verir. İran-Irak savaşında İran ile askeri ilişkileri derinleştiren İsrail 7 Haziran 1981’de İsrail Hava Kuvvetlerine ait 8 adet F-16 ve 6 adet F-15 uçağı İsrail’in Etzion hava üssünden havalandı. İsrail İran’ın vurmayı planladığı Osirak nükleer tesisini kusursuz bir operasyonla yok etti. Operasyon öncesi İran; Osirak nükleer tesislerinin fotoğraf ve haritalarını İsrail’e vermişti. Osirak saldırısı öncesi 1980’de üst düzeyi İsrailli yetkili Ari Ben Menashe ve Humeyni’nin temsilcileri Fransa’da bir araya geldiler. İki tarafın anlaşmasına göre operasyonunda Irak’ın herhangi bir saldırısı durumunda İsrail uçakları Tebriz’de bir havaalanına iniş yapacaklardı. Sonuçta Osirak’ın bombalanmasında İran büyük rol oynadı. İslam dünyasının önemli güçlerinden olan Irak aslında İran ile değil İsrail’le savaşıyordu.(7)
Türk istihbarat birimleri İran ve İsrail arasındaki al takke ver külah ilişkisinden haberdar. Ne dolap çevirdiklerini, nasıl çevirdiklerini, kimlerle çevirdiklerini biliyor. Nitekim Washington Post’ta David Ignatius; “Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler kötü olduğu için Ankara’nın MOSSAD için çalışan 10 İranlı ajanını Tahran’a ihbar ettiği”ni öne sürmüştü. Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği “one minute” tepkisiyle bilinen 2009 yılındaki Davos toplantısında moderatörlük yapan Ignatius’un iddiasına göre, İranlı ajanlar MOSSAD temsilcileriyle görüşmelerini Türkiye’de gerçekleştiriyordu. Ankara, İsrail-Türkiye ilişkilerinin en kötü olduğu dönemde bu İranlı ajanlardan 10 kadarının kimliklerini Tahran yönetimine bildirmişti.(8) MOSSAD’a çalışan İranlı ajanları deşifre eden Türk istihbaratının VEVAK’a çalışan Yahudi ajanları bilmediğini mi sanıyorsunuz?
İsrail bir taşla kaç kuş vurdu dersiniz? Birincisi kendi kamuoyunu büyük operasyon yalanıyla avuttu. İkincisi ABD’yi tarihi geçmiş belgelerle yanılttı. Üçüncüsü İran yönetimini akladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran ve uluslararası güçler arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın “yalanlar üzerine kurulu olduğunu” savundu. Pompeo, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’ın “gizli nükleer programıyla” ilgili paylaştığı belgelerin “gerçek” olduğunu da belirtti.(9) İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon genel kurulda üyelere istihbaratın Suriye ile ilgili hazırladığı raporları sundu. İran’ın Şam yakınlarında açtığı askeri üste askeri eğitimler verdiğini, yaklaşık bölgede Tahran’ın eğittiği 80 bin Şii savaşçı olduğunu belirtti. Şam’ın 8 kilometre kuzeydoğusunda olan üssün Tahran’ın bölgedeki en aktif askeri eğitim tesisi olduğunu belirten Dannon, konuyu ABD’nin iptal etmek için değerlendirdiği nükleer anlaşmaya da getirdi.(10) Ama Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kalktı başta İsrail olmak üzere İran’ın nükleer silah üretmek için gizli bir program üzerinde çalıştığı iddialarına ilişkin “güvenilir bir gösterge bulunmadığını” açıkladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) “İran’da 2009 yılından sonra nükleer patlayıcı bir aygıtın geliştirilmesine yönelik faaliyetlerine dair güvenilir bir gösterge bulunmadığını” bildirdi. UAEA tarafından yapılan yazılı açıklamada, Aralık 2015’te UAEA Başkanı Yukiya Amano’nun, İran’ın nükleer programına ilişkin nihai verileri paylaştığı raporun yayımlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, raporda İran’ın 2003 öncesi ve sonrasında nükleer patlayıcı aygıtın geliştirilmesiyle ilgili bir dizi çalışmasının bulunduğu ancak bunların koordineli bir çabanın parçası olmadığının belirtildiği aktarıldı.(11)
Bakınız:
1- http://www.dw.com/tr/n%C3%BCkleer-anla%C5%9Fma-neler-i%C3%A7eriyor/a-40936600
2- https://www.eurotopics.net/tr/198483/iran-la-anlasma-tehlikede?zitat=198462#zitat198462
3- http://www.dunyabulteni.net/ortadogu/421260/iran-nukleer-silah-uretmeye-calisiyor
4- https://www.debka.com/netanyahus-iranian-nuclear-expose-will-not-avert-an-israeli-iranian-clash-of-arms/
5- http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/192329/Tahran_da_Yahudi_aniti.html
6- https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201804301033248050-netanyahu-iran-gizli-nukleer-silah-programina-dair-yeni-kanitlar/
7- https://odatv.com/iste-belgelerle-israil-iran-gizli-iliskileri-ve-gizli-ittifaki–3004121200.html
8- http://t24.com.tr/haber/turkiye-mossad-icin-calisan-iranli-ajanlari-tahrana-ihbar-etti,242076
9- https://www.amerikaninsesi.com/a/pompeo-netanyahu-nun-iran-belgeleri-gercek/4372288.html
10- http://www.salom.com.tr/haber-106663-Iranin_suriyede_80_bin_askeri_var.html
11- http://www.dunyabulteni.net/ortadogu/421309/uluslararasi-atom-enerjisi-ajansindan-israili-kizdiracak-iran-aciklamasi

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar