The Nagorno-Karabakh conflict is too dangerous for the U.S. to ignore

Hakkâniyet Hâkanlığı: “TANRI SENİ ADALET İÇİN BURAYA DİKTİ”

1. DÜNYA SAVAŞINDAN 50 YIL SONRA KÖYÜNE DÖNEN BİR ASKERİN GERÇEK HİKAYESİ:

Кумыки Дагестана называют ночную операцию властей “подлогом”

KIZIL VİRÜS DURDURULAMIYOR

Gündem 9 Şubat 2020
471

Dünyayı etkisi altına alan SARS coronavirisü gün geçtikçe etkileri daha net bir şekilde hissedilen bir durum olmaya başlıyor. Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve kısa sürede Çin merkez olmakla birlikte önce bütün Güneydoğu Asya coğrafyasını ardından da Çin ile temasta bulunan pek çok ülkeye sıçrayan virüsün, kısa sürede kontrol altına alınması ihtimali ise güç gibi görünüyor.
Sars Corona Nedir?
Corona (Korona) virüsü hayvanlar arasında yaygın olan büyük bir virüs grubudur. Nadir durumlarda, bilim adamlarının zoonotik olarak adlandırdığı durumdur, yani hayvanlardan insanlara bulaşabilirler. Lakin alınan son haberler virüs’ün sadece hayvanlardan insanlara değil, insandan insana bulaşma özelliği gösterdiği gibi virüsü taşıyanların kullandığı eşyalardan da insanlara geçtiğini göstermiştir.
Virüse yakalananlarda önce yüksek ateş başlıyor. Ardından kuru öksürük şikâyetleri gözleniyor. Bir haftanın sonunda ise nefes darlığı sorunları ortaya çıkıyor. 14 gün olarak belirlenen kuluçka süresi boyunca etkisini göstermeyen virüs ortaya çıktıktan sonra öldürücü bir hal alabiliyor. Sanıldığı gibi virüsü taşıyan herkes ölmüyor. Tedavi süreci başarıyla tamamlananların haberlerini sürekli almaktayız.
Çin Yönetimi Şeffaf Değil
Hal böyle olunca Çin yönetimi ’de olaya kısa sürede müdahale etmeye çalıştı. Wuhan şehri tecrit altına alındı. Şehre giriş çıkışlar tamimiyle yasaklanırken şehir içerisinde bulunanlarında zaruri olmadıkça caddelere çıkması yasaklandı. Çin’de farklı sebeplerden dolayı bulunan yabancı ülke vatandaşları ülkeleri tarafından tahliye ediliyor. Lakin bu salgının başlangıcı yeni bir olay değil. Çin devlet başkanı Dünya sağlık örgütüne yaptığı açıklamada hiçbir şeyi saklamadıklarını, her konuda şeffaf olduklarını ifade etse de ardı arkası kesilmeyen haberler bu durumun böyle olmadığı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.
Virüs hakkında ilk bilgileri sosyal medya hesabından paylaşan ve bu paylaşımı yüzünden Çin polisi tarafından hemen tutuklanan Göz doktoru Li durumu ifade ederken şu ifadeleri kullanıyordu;
“Herkese merhaba, ben Li Wenliang, Wuhan Merkez Hastanesi’nde göz doktoruyum. 30 Aralık’ta bir hastanın SARS coronavirüs yüksek derecede pozitif test raporlarını gördüm. Korunmaları için öğrencileri uyardım.”
Zaten tahliyesinden kısa bir süre sonrada salgın yüzünden hayatını kaybetti. Aslında virüs haberinin toplumsal endişeye dönüşmemesini isteyen Çin yönetimi 1 Ocak itibariyle 8 yetkiliyi daha tutuklamış, virüsün ortaya çıktığı Wuhan kentini karantinaya alması ise bundan 22 gün sonra gerçekleşmiştir. Ülkenin merkezinde bulunan Wuhan kenti yarıyıl tatilinin bitiminden iki gün sonra mühürlenmiş bu yüzden yarıyıl tatili için gelen binlerce insan virüsün taşıyıcısı olarak şehirden ayrılmışlardı. Bu ihmalkârlık virüsün bir andan bütün dünyaya yayılmasına sebebiyet vermiştir.
Ölü sayısındaki netlik belli değil
Çin yönetiminin bu ihmalkârlığı ve olayın boyutlarını duyurmama isteği bizlerin net bilgi almasını zorlaştırmaktadır. Şu ana kadar resmi olarak duyurulan ölü sayısı 800’ün üzerinde. Virüsün bulaştığı kişi sayısını ise 30 bin üzerinde ifade etmektedirler. Ancak bölgede görüşme imkânım olan bir doktorun anlattıkları ise durumun daha vahim boyutlarda olduğunu göstermektedir. Vaka sayısının önlenemez şekilde arttığını ifade etti. Ayrıca ölüm vakalarında ölüm sebebinin farklı şekillerde gösterildiğini bu şekilde virüsten hayatını kaybedenlerin gerçek sayısının net olarak verilmediğini ifade etti.
Hastalığın Psikolojik Etkileri Virüsten Hızlı Yayılıyor
Virüs ’ün yayılması ile ilgili çeşitli önlemler alınıyor olsa da özellikle halkın psikolojik durumu üzerindeki etkisi oldukça fazla. Hastalık tanısı konulanların intihar girişimleri ve Wuhan’da evine kapatılan insanların içinde bulundukları psikolojik zorluklar gün geçtikçe travmatik bir hal alıyor. Çin’in farklı bölgelerinde Wuhanlılara yönelik bir ötekileştirme başlamış durumda. Vatandaşların Çin yönetimine karşı olan güvensizliği ise gün geçtikçe daha net hissedilmeye başlandı.

Dünyanın değişik bölgelerinde ise Çinli vatandaşlara yönelik ötekileştirme gün geçtikçe artıyor. Türkiye’de sosyal medyaya düşen bir görüntüde Tayvanlı bir turist sırt çantasına “ Ben Çinli değilim, Tayvanlıyım, Ölürüm Türkiyem” ifadelerini yazması Uzakdoğulu insanların bu ötekileştirme ile baş etmeye çalıştığını görmemiz açısından önemlidir. Dünyanın her yerinde insanlar Uzakdoğulu insanlardan uzak durmaya çalışmakta. Virüs yayıldıkça insanlar arasındaki önyargılar, ötekileştirme ve virüse kapılma kaygısıda artmakta.
İçerde Ve Dışarda Kaybeden Bir Çin Görüntüsü
Xinping ile güçlü devlet modelinin ortaya çıktığı Çin’de Hong Kong ve Tayvan meselesinde kesin çözüme kavuşan durumların olmayışı Amerika Birleşik Devletleri ile girdiği ekonomik savaş ortamında bu virüsün ortaya çıkıyor olması akıllara çeşitli komplo teorilerini getirmektedir. Virüsün Çin dışında ilk gözlendiği ülkelerin Çin’in ticari partnerleri olması bu salgının bir sabotaj olma ihtimalini akıllara getirmektedir. Öte yandan Salgın sırasındaki tedbirler ve maske dağıtımındaki yetersizlik vatandaş ile yönetim arasındaki bağı da koparma noktasına getirmiştir. 46 hava yolu şirketi Çin’e yönelik seferlerini iptal etmiş, 13 ülke Çinlileri ülkesine almayacağını bildirmiş, sınır komşuları ise geçiş hatlarını kapatmak suretiyle Çin’e karşı bir tecrit uygulaması başlatılmıştır. Virüsün eşya yolu ile de bulaşabileceği haberinin ardından ticaret konusunda da sıkıntıların yaşanması bekleniyor. Zira internet üzerinde 1 milyondan fazla “ Çin’den gelen eşyalarda virüs var mı ?” şeklinde sorular sorulmaya başlanmış durumda. Çin yönetimi hem içerde hem dışarda büyük bir prestij kaybına uğramakla birlikte ticari olarak da çok büyük bir kaybın eşiğinde durmaktadır.
Çin’in dünyadan izole edildiği bu süreçte özellikle Türkiye ve Japonya’nın ise bölgeye yönelik yaklaşımları özellikle Çin yönetimi tarafından takdir edilmiş ve olumlu karşılanmıştır.
Ekonomik Kayıp Çok Daha Büyük Noktalara Gidebilir.
Dünya ticaretinin 1/3 kısmını tekelinde tutan Çin yönetimi ve Kızıl kapitalist olarak adlandırdığımız sermayedar sınıf, bu salgından büyük bir ekonomik zarar alacak gibi gözüküyor. Geçtiğimiz aylarda faaliyete geçen kuşak ve yol projesi ile Asya- Avrupa ve Afrika arasında kesintisiz bir ticaret ağı kurmayı başaran Çin yönetimi ABD ile giriştiği ticaret savaşında öne geçmiş ve pazardaki mevcut durumunu büyütmüştü. Çin büyümesinde kademeli olarak bir artış gözlemlenirken salgının ortaya çıkması sonrasında yaşanan gelişmeler kısa vadede anında bir düşmenin olacağını göstermektedir. 2008 büyük finans krizinde ayakta kalmayı başaran ve küresel ölçekte bir finans merkezi haline gelen Çin ekonomisindeki bu buhran bütün dünyayı da önemli ölçüde etkileyecektir.
Çin’de üretim yapmakta olan firmalar üretimlerini askıya almış durumdalar. Wuhan Çin sanayisinin kalbi olarak adlandırılabilir. Salgın sonrasında Wuhan’da uygulanan sokağa çıkma yasağı dolayısıyla bütün fabrikalar da üretime ara vermişlerdir. Öte yandan Çin’in stratejik ortağı durumunda olan ve 100 milyar dolardan fazla ticaret hacmi bulunan Rusya ise salgın sebebiyle 16 sınır kapısını 31 Ocak itibariyle kapattığını duyurdu. Ayrıca yukarıda bahsettiğimiz gibi internet üzerinden yapılan alışverişlerde de bir güvensizlik ortaya çıktı. Virüsün eşya yolu ile de bulaşılabileceğinin açıklanması sonrasında piyasalardaki tedirginlik daha da üst boyutlara ulaştı.
Çin yönetimi ise bir yandan salgın ile mücadele etmeye çalışırken diğer taraftan da bu durumun ülke ekonomisinde çok büyük bir çatlak açmaması için uğraşmakta. The People’s Bank of China, bankacılık sisteminde makul ve bol likiditenin sürdürülmesi ve istikrarlı bir döviz piyasası için 1.2 trilyon yuan yeniden satın alma operasyonu gerçekleştireceğini açıkladı. Ayrıca Çin Merkez Bankası, corona virüs ve türevi hastalıkların ülkeyi daha da sarsacağı beklentisinden hareketle, piyasalara 173 milyar dolar aktaracağını duyurdu. Çin Merkez Bankası’nın açıklaması ve piyasalara para akıtma hamlesi, corona virüsü krizinin tırmanması ihtimali göz önünde bulundurularak alındı. Bankacılık sistemindeki tüm likidite böylece 900 milyar yuan (129 milyar dolar) olacak.

Çin yönetiminin salgın ile mücadelesi ve gelişen sürecin neler getireceğini öngörmek güç. Çünkü Çin yönetiminin dönem dönem çok keskin kararları olabilmektedir. Çok kolay dağılma potansiyeli olmakla birlikte çok kısa sürede toplanma potansiyeline sahip olan Çin, şu ana kadar salgınla ilgili mücadelede çok da başarılı bir grafik ortaya koydu denilemez.

Serhat Doğan kafkassam Çin Uzakdoğu uzmanı

Yorumlar