Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Kimsenin Arakanlıların hayatını taktığı falan yok Haritaya bakın

Gündem 4 Eylül 2017
232

Ne görüyorsunuz? Myanmar, Malakka Boğazı yakınlarında. Malakka Boğazı kıyısında Çin’in en yakın müttefiki. Çin, bu ülkeye boru hattı döşeyerek, tankerleri boğazdan geçirmeden petrol ve doğalgazı ülkesine aktarmak istiyor. Yani Myanmar bir enerji istasyonu olacak. Kim için? Çin için. Arakan nereye bağlı? Myanmar’a değil mi? Kim istemez Myanmar’ın Çin’e böyle yakın durmasını? 2012’den beri “Asian Pivot” stratejisi ekseninde bölge ülkelerini kendine bağlamaya çalışan Washington. Bunu Trump’ın uygulamaktan caydığı “Trans-Pasifik Ticaret Antlaşması” ile kurgulamak istediler ama Trump’ın temsil ettiği “izolasyonistler” şimdilik engelledi bunu. Ama önünde sonunda yapmak zorunda kalacaklar. Bu arada Arakan’ın batısındaki Bangladeş de Hindistan ile Çin arasında ekonomik ve siyasal nüfuz anlamında sıkışmış bir ülke. Çin ile son dönemde daha yakın görünüyordu. Direkt olarak mesajı almış olmalı. Hindistan da Bangladeş ile daha yakından ilgilenecektir bundan sonra. Bilindiği üzere Yeni Delhi, Pekin’e karşı Washington ile birlikte hareket ediyor 2006’dan bu yana. Malakka Yolu’nu by-pass etmek için “Tek Kuşak, Tek Yol” stratejisi ekseninde Pakistan’ı kendisine müttefik eyleyen (Gwadar Limanı ve çevresinde milyarlarca dolarlık yatırımla bir derin deniz limanı ve enerji terminali inşa ediliyor) Çin, Hindistan’ın “Keşmir Sorunu” çerçevesinde Azad Keşmir’e (Pakistan’da kalan kısım) yaptığı taciz saldırısı ve yine Yeni Delhi ile doğrudan yaşadığı “sınır çatışması” (Sikkim bölgesinde teyakkuz hali halen devam ediyor) çerçevesinde işlerin kendisi adına ne denli zorlaştırılmak istendiğini görmüş olsa gerektir. Pakistan’da Navaz Şerif’in yolsuzluk gerekçesiyle görevden alınması dahi Çin’e verilmiş derin bir mesaj olarak okunmalı. Zira Şerif, Çin ile yakın ilişki kurma taraftarıydı ve son yıllarda ABD ile arası açılmıştı. Bu arada, Çin’in milyarlarca dolar yatırdığı Gwadar, Belucistan’da yer alıyor. Belucistan ise Pakistan ve İran’ı kapsayan büyük bir bölge ve bu bölgede ABD destekli olduğu ifade edilen bir ayrılıkçılık girişimi var. Anlıyor musunuz şimdi? Rekabet derin. Bölgesel aktörler göz hapsinde ve hepsi öyle veya böyle piyon olarak kullanılıyor. Esas mücadele “hegemonya mücadelesi” ve dünyanın 1 ve 2 numaralı aktörleri arasında sürüyor. Kuzey Kore bile bu mücadele ekseninde dünyanın gözünde Çin’i olumsuzlamak adına kullanılıyor. Zira Pyongyang’ın iyi ilişki içerisinde olduğu tek başkent Pekin. Pekin’in Pyongyang’ı kınamak zorunda kalması, onu köşeye sıkıştırma girişiminin bir ürünü. Esasen şu söylenmeye çalışılıyor: Çin ile işbirliği yapmayın, yaparsanız Çin tıpkı Kuzey Kore’ye yaptığı gibi günün birinde sizi yüzüstü bırakabilir.
Yani mesele Arakan’daki masumlar değil…Mesele çok başka, çok…
Yazmayayım dedim ama öyle saçma sapan yorumlar duydum ve okudum ki ülkem medyasında, canım sıkıldı ve biraz anlatmaya çalıştım. Vaktim olursa daha geniş bir analizle de sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu arada, şunun altını bir kez daha ve önemle çiziyorum. Ben Asya-Pasifik uzmanı falan değilim. Ne var ki, bunu görmek de uzmanlık gerektirmiyor “değerli uzmanlar”…
Göktürk Tüysüzoğlu

Yorumlar