AK Parti MHP İttifakı bitince CIA Direktörü Gina Haspel soluğu Türkiye’de aldı!

FETÖ İLE MÜCADELE VE 2.KALKIŞMA TEHLİKESİ

ULUSLARARASI HUKUKTA DEVLETLERİN SİLAH KULLANABİLECEĞİ HALLER, GÜVENLİK KONSEYİ VE NATO

CIA kalkışmasına derin devlet derin millet darbesi!

KEŞMİR SORUNUNA İLİŞKİN TARİHSEL SÜREÇ VE 370. MADDE

Gündem 7 Ağustos 2019
147

İngiltere 1947’de Hindistan’dan çekilirken, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir’i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. Nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947’de Pakistan’a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin Keşmir prensi, Hindistan ile katılım anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre, Hindistan, yasayı ve düzeni sağlamak için birlikler gönderecek ancak katılım konusu için halka başvurulacaktı. Hindistan, Cammu Keşmir’de Kurucu Meclis oluşturdu ve Şeyh Abdullah’ı başbakan olarak atadı. Hindistan Anayasası’na, Cammu Keşmir’in demografik yapısını ve kimliğini korumak amacıyla “370. madde” eklendi. Yasaya göre, Cammu Keşmir’de yabancıların mülk edinmesine ve eyalet hükümetinde iş sahibi olmalarına izin verilmedi. Bu durum, katılımın tam anlamıyla gerçekleşmesine değin geçici bir karar olarak kalacaktı ancak hiçbir zaman katılım kararı verilemediğinden, 370. madde, Yeni Delhi yönetiminin Keşmir’le ilişkisini tanımlayan kalıcı bir düzenleme olarak kabul edildi. Öte yandan prensin kararına, Müslüman Keşmir halkı ise karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan’ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar, 1947’de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999’da savaş çıktı.
Keşmir’in yüzde 45’i Hindistan’ın, yüzde 35’i Pakistan’ın kontrolünde ve bölgenin yüzde 20’sine ise Çin hâkim bulunuyor. Hindistan ele geçirdiği bölgeleri “Cammu Keşmir” eyaleti adında kendine bağladı. Cammu Keşmir, şu anda Hindistan’da Müslüman nüfusun çoğunlukta bulunduğu tek eyalet durumunda. Pakistan ise kendi kontrolündeki Keşmir’e “Azad Keşmir (Bağımsız Keşmir)” ve “Gilgit Baltistan” olarak iki özerk bölge statüsü verdi.
Hindistan
Hindistan, yarım asırdan süredir Cammu Keşmir’e ayrıcalık tanıyan anayasa maddesini iptal ederek, bölgenin özel statülü yapısını ortadan kaldırdı. Hindistan’ın 1947’de İngiltere’den bağımsızlığını kazandığı günden bu yana Cammu Keşmir, kendi yasalarını çıkarabilen özerk bir eyalet konumundaydı. Bu özel statü, yabancıların bölgeye yerleşmesine ve mülk edinmesine izin vermeyen vatandaşlık yasasını da içeriyordu. Seçim kampanyası döneminde yaptığı konuşmalarda Cammu Keşmir’in özel statüsünün kaldırılacağına dair söz veren Hindistan Başbakanı Narendra Modi liderliğindeki milliyetçi Hindistan Halk Partisi (BJP) hükümeti, bağımsızlık sonrası bölgeye tanınan otonom yapıyı bugün verdiği kararla ortadan kaldırarak, Cammu Keşmir’in ayrıcalıklı konumuna son verdi.
Pakistan’dan Keşmir Açıklaması
Pakistan Dışişleri Bakanlığından, Keşmir’in uluslararası alanda ihtilaflı bir bölge olarak tanındığı belirtilerek “Bu uluslararası anlaşmazlığın tarafı olan Pakistan, burada atılacak tüm yasa dışı adımlara karşı mümkün olan her türlü karşılığı verecektir.” açıklamasında bulunuldu. Bunun uluslar arası alanda tartışmalı bir bölge olan Keşmir’le ilgili tek taraflı alınmış bir karar olduğu belirtilen açıklamada, “Hindistan’ın tek taraflı aldığı kararı Keşmir’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından da kabul edilen ihtilaflı konumunu değiştirmeyecektir. Ne Cammu Keşmir halkı ne de Pakistan bunu kabul edecektir.” İfadelerine yer verildi.
Açıklamada, Pakistan’ın Keşmir halkının kendi kaderine kendisinin karar vermesine olan arzusuna desteğinin devam edeceğinin altı çizilerek “Bu uluslar arası anlaşmazlığın tarafı olan Pakistan, burada atılacak tüm yasa dışı adımlara karşı mümkün olan her türlü karşılığı verecektir.” ifadesi kullanıldı.
Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi’nin talebiyle acil toplanan Pakistan Parlamentosunda, Hindistan’ın, kontrolü altında bulunan Cammu Keşmir’e özel statü sağlayan 370. maddeyi kaldırmak için verdiği kanun teklifi gündeme alındı. Pakistan Başbakanı Han, bu kapsamda Hindistan’a da iyi niyetle yaklaştıklarını belirterek, “İyi niyet göstergemize Hindistan’ın ilk karşılığı Pakistan’daki terör örgütlerinden şikâyet ederek oldu. Onlara artık ülkemizde hiçbir örgütün bulunmadığı ve bütün partilerin katılımıyla bir eylem planı yürüttüğümüzü söyledik ancak bende Hindistan’ın diyaloga yanaşmayacağı hissi oluştu. Bişkek’te haziranda yapılan Şangay İşbirliği Örgütü(SCO) toplantısında Hindistan’ın diyalog istemediğini fark ettik. Dün aldıkları kararla da bunu gösterdiler.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’den Hindistan’ın Cammu Keşmir Kararına Tepki
Dışişleri Bakanlığının yaptığı yazılı açıklamada, “Hindistan Anayasasının Cammu Keşmir’e özel statüsü tanıyan 370. maddesinin ilga edilmesinin mevcut gerilimi arttırmasından endişe duyuyoruz” değerlendirilmesi yapıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı İmran Han ile yaptığı telefon görüşmesinde, Keşmir konusunda yaşanan son gelişmelerle ilgili bilgi aldı. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşme, İmran Han’ın, Pakistan ile Hindistan arasında Keşmir konusunda yaşanan son gelişmelerle ilgili bilgi vermek için aramasıyla gerçekleşti.

Uluslararası Af Örgütünden Hindistan’ın Keşmir Kararına Tepki
Uluslararası Af Örgütü’nün internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, Hindistan’ın Cammu Keşmir’in özel statüsünü bölge sakinlerine danışmadan tek taraflı olarak iptal etmesinin gerginlikleri alevlendireceği ve insan hakları ihlallerinin artmasının muhtemel olacağı uyarısında bulunuldu.
Karar sebebiyle bölgede huzursuzluğun ve geniş çaplı protestoların beklenildiği belirtilen açıklamada, Hindistan’ın geçen yıllarda gösterilerle başa çıkarken ağır insan hakları ihlallerine sebep olduğu hatırlatıldı. Uluslararası Af Örgütünün Hindistan Başkanı Aakar Patel, bölgeye binlerce güvenlik kuvvetinin konuşlandırıldığını, telefon ve internet hizmetlerinin kesildiğini belirterek, barışçıl toplanma konusundaki kısıtlamaların bölge halkının sabrını zorladığını kaydetti. Sorunları daha da kötü hale getirenin bölgedeki siyasi liderlerin tutuklanması olduğunu vurgulayan Patel, Cammu Keşmir hakkındaki önemli kararların bölge halkına danışılmadan alındığının altını çizdi.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans öğrencisi ve Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Stajyeri Burcu Demir

Yorumlar