Kurtları seven Rus işadamı, Türklerin desteği sayesinde internetin yıldızı oldu

AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANININ MEŞRUİYETİNİ TARTIŞABİLİRİZ… AMA ŞİMDİ DEĞİL!

ABD yeni savunma sekreter vekili Mark Esper

Esper: F 35 tam kapasite kullanılamayacak

Kemal-i dikkat: Adalet ve strateji

Gündem 26 Ocak 2019
104

Osmanlı Devleti adalet üzere kurulmuştur bunun bozularak dul ve yetimlere miras kalan malların istismar edilmesine fırsat verilmemesi için mahkemelerde her kademeden personelin liyakat esasına göre tayin edilmesi gerektiğine dair güzel bir belgeyi nazarlarınıza sunuyorum. Strateji ile ne ilgisi var denirse Adalet mülkün temeli ise ve mülkü muhafaza etmek stratejik araştırmaların dayanağı ise bence ilgisi var mı yokmudan ziyade tam merkezinde oturuyor…
Selam ve hürmetlerimle…

—————————————-
Cümleye ma῾lûm ve âşikâr olduğu üzre Devlet-i Aliyye-i ebediyyü’l-istimrâr ve dîn-i mübîn ve şeri῾at-i garrâ-yı seyyidü’l-mürselîn üzerine mü´esses olduğuna mebnî cenâb-ı hilâfet-penâhiden dûş-ı ihtimâmlarına taklîd-i hükûmet-i şer῾iyye kılınan bi’l-cümle kuzzât ve hükkâm âsude-i füru῾-ı mesâi-i diniyyeye tahsil-i ilm ile mûceb ve muktezâsı üzre icrâ-yı ahkâm-ı şer῾iyyeye kemâl derece dikkat ederek hakkâniyet ve istikâmet üzre ihkâk-ı hakka mezîd-i sa῾y ve gayret ve her halde câdde-i şer῾-i enverden serimû inhirâfdan ihtirâz ve mücânebet eylemek ve ale’l-husus erâmil ve eytâmı her vechile himâyet u sıyânet emrinde be gâyet ihtimâm ve dikkat ederek üzerlerine müstakîm ve emânetkâr vasî nasb ve ta῾yîn olunub ma῾rifet-i şer῾-i şerîf ve re´y-i vasî ile emvâl-i mevrûseleri vakt-i bülûğ ve rüşd sedâdlarına değin rehn-i melî ve kefîl-i kavîye rabt ile irbâh ve istirbâh olunarak gerek zimem-i nâsda ve gerek tahrîr-i terekelerine me´mûr-ı kitâb ve muhzıran ve muhzır uşakları ta῾bir etdikleri kimesnelerin yed ve zimmetlerinde pesmânde kılarak bir akçe ve bir habbe telef ve zâyi῾ olmamasına nasb-ı ayn-i dikkat etmek muktezâ-yı me´mûriyetlerinden olub hilâfı vuku῾a geldiği sûretde dünyâ ve âhiretde ol makûle kuzzât ve hükkâm mes´ûl ve mu῾âteb olacakları zâhir bir keyfiyet iken bir vakitden beri şirâze-i nizâm-ı âleme tatarruk eden mekr u hîl ü fesâda mebnî itâ῾at ve inkiyâd-ı şer῾-i âli etmemiş olan ashâb-ı bağy ve tuğyânın maslahatlara hulûl ve iltizâm ve tesâhübleri sebebiyle ba῾zen onlardan ikrâzen ve bazen dahi me´mûrlar tama῾ ve irtikâblarından nâşi hidemât-ı şer῾iye zımnında celb-i menâfi῾-i kesîre kaydına düşdüklerinden ahkâm-ı ilâhiyye ve hukûk-ı ibâd kemâ bî hakkıhâ icrâ olunmakdan kalmış ve bâ husus kitâb-ı kısmet ve muhzırân ve ma῾iyyetlerinde olan uşakları dahi kendi cerr ü menfaatlerini mülahaza ile ekser terekelerin defter-i kassâmı ve iktizâ eden senedât-ı şer῾iyesi yıllarca kâtiblerin cerîdesinde kalarak erâmil ve eytâm maslahatlarının ardlarını almayub bir tarafdan ashâb-ı mesâlih mehâkim ve mehâfile âmed-şod ile ellerinden feryâd ve figân ederek hitam-ı maslahatlarından vazgeçmiş oldukları bi’l-bahs rütbe-i tahkîke resîde olmağla imdi umûr-ı şer῾iye ve mesâlih-i nâssa ictisâr-ı ta῾arruz ve müdâhale eden erbâb-ı bağy ve fesâdın avn-i hakk ile vücûd-ı habâset âludları nâbud olmağla fî mâ ba῾d icrâ-yı ahkâm-ı şer῾-i şerîfde kangi rütbe ve tabakada olur ise olsun hâtır ve gönüllerine kat῾a ri῾âyet olunmayub me´mûr-ı şer῾iyât ve kassâm-ı askerî bulunan efendiler muhavvel uhde-i me´mûriyetleri olan ahkâm-ı şer῾iyenin ber nehc-i şer῾-i kavîm icrâ ve tenfîzine kemâl mertebe sa῾y ve gayret ve erâmil ve eytâm ve kısmet-i askeriye hususâtına ve kassam başkitâbeti hizmetinde bulunanlar gerek senedât-ı şer῾iyeye ve gerek şâkirdlerin hesâb ve kitâblarına dâima ihtimâm ve dikkat eyleyüb şâkirdlerin rü´yet eyledikleri maslahatlarda tekâsül ve kusûrları zuhûrunda hocaları mes´ul ve mu῾âteb olacakları tenbîh ve telkîn olunduğundan ma῾adâ vasî nasb ve ta῾yîninde dahi bî garaz bir kimesne iltizâm ve tesâhüb olunmayub erâmil ve eytâmın emvâl-i mevrûselerinden bir akçe ve bir habbeleri gerek zimem-i nâsda ve gerek kâtib ve muhzır ve muhzır uşakları zimmetlerinde telef ve zâyi῾ etdirilmeyüb ve telef ve zâyi῾ olmuşu var ise taharrî olunarak hârice ihrâcla tahsîl ve tazmin olunmak ve vech-i şer῾î üzere kefîl-i kavî ve rehîn-i melîye rabt ile irbâh ve istirbâh olunarak emvâl-i eytâmın fevka’l-gâye vikâyesi emrine her an nezâret kılınmak ve bir tarafdan maslahatlarının ardları alınarak mehâfil ve mehâkime âmed-şod ile iz῾âc ve ıztırablarından vâreste olmaları esbâbının istihsâline mezîd-i sa῾y ve dikkat ve kassâm-ı askerî kâtibleri ve muhzırlarının içlerinde müstakimü’l-etvâr ve ri῾âyetkâr olanları istihdâm olunub lede’t-taharrî hıyânetleri tebeyyün edenler hidemât-ı şer῾iyeden tard ve teb῾îd olunub hukûk-ı ibâd ve emvâl-i eytâmda hıyâneti zâhir olan ol makûleler fî mâ ba῾d ricâ ve şefâ῾at ile kabul ve istihdâm olunmayub bundan böyle kısmet-i askeriye kâtib ta῾yin olundukda kassâm-ı askerî efendi ve başkâtib huzurlarında mesâ´il-i fıkhiyede lede’l-imtihân istihkâkı zâhir olmadıkca ta῾yîn olunmamak ve muhzır uşağı ta῾biriyle kullandıkları mechûlü’l-ahvâl ve nâ halef kimesnelerin tahsil-i emvâl-i eytâmda mazarrat ve adem-i emniyetleri mütevâtir ve meşhûr olmağla bu makûle adamlar dahi hidemât-ı şer῾iyede istihdâm olunması bir vechile lâyık ve revâ olmadığından beş nefer gedikli kassâm muhzırlarına çend nefer mücerreb ve müstakîm gedikli muhzır dahi zam ve ta῾yin ve fî mâ ba῾d bu hizmetlerde mechûlü’l-ahvâl muhzır uşakları karışdırılmayub birbirlerine kefîle rabtla tahammülü mikdârı yamak nâmıyla istihdâm olunarak üzerlerine bizzat kendileri dahi nezâret ve dikkat ve birisinin hıyâneti zuhûr eder ise cümlesi birden mu῾âteb ve tekdir olunacaklarını bilüb ona göre hareket ve sadâkat eylemelerini telkîn ve bir vakitden beri divân muhzırları dahi hizmet-i me´mûrelerinde câdde-i istikâmet ve sadakâtden udûl düb gerek kapı kethüdalık ve gerek erbâb-ı tarîkin mansıblarında kendi menâfi῾-i mahsusalarını mülâhaza ile bir takım hile ve tezvire cesâret ve erbâb-ı tarîke zarar ve hasâret ile enva῾ hıyânet ve habâsete cür´et eyledikleri muhakkak olmağla onlar dahi hizmet-i me´mûrelerinde devam ve sadâkat üzre olub mücerreb ve müstakîmü’l-etvâr olanları ibkâ ve içlerinde hıyânet ve habâseti bi’t-taharrî tebeyyün ve tahakkuk etmiş bulunur ise muhzırlıkları dahi ref῾ ve ilgâ olunarak ol makûleler tard ve teb῾îd olunub bundan böyle hidemât-ı şer῾iyede bulunan gerek kitap ve gerek muhzırân ve sâirleri hilâf-ı rızâ hareketleri zuhûr eder ise te´dibât-ı lâyıkalarıyla te´dib olunacaklarını cümlesine gereği gibi tenbih ve tefhim edüb eğerçi mütenebbih olmayub hilâfı harekete mücâseret ederi olur ise der akab icrâsına müsâra῾at olunacağı sâir mehâfil ve mehâkeme başka başka ilmühaberi verilmekle siz dahi nezâretiniz hasebiyle iktizâ edenlere vech-i meşrûh üzre mü´ekkeden tenbihe mübâderet ve bu vechile daima nezâret ve dikkat eyleyesin.
C. ADL, 61/3663
Kemal Gurulkan

Yorumlar