KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Keisuke Wakizaka: Rusya’nın Ukrayna Saldırısı Türkiye, Ermenistan ve Gürcistan’ı Nasıl Etkileyecek?

Keisuke Wakizaka: Rusya’nın Ukrayna Saldırısı Türkiye, Ermenistan ve Gürcistan’ı Nasıl Etkileyecek?

Keisuke Wakizaka Keisuke Wakizaka - - 7 dk okuma süresi
288 0

23 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya’nın Ukrayna saldırısını dünya şaşkınlıkla karşılamış ve uluslararası kamuoyu Rusya’ya karşı genellikle sert tepki göstermektedir. Bu olay uluslararası siyasette en önemli gündeme gelmiş ve Covid-19 gibi başka önemli konular ikinci planda kalmıştır. Üstelik günümüzde Türkiye-Ermenistan arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla ilgili müzakere de devam etmekte ve bu saldırı Türk-Ermeni müzakere sürecini ve ilgili devletler, özellikle Gürcistan’ın Türkiye-Ermenistan sınırına yaklaşımını önemli derecede etkileyecektir. Birinci olarak Türkiye’nin Ermeni-Türk ilişkilerini geliştirmek için atılan adımları nasıl değerlendirdiğine ve Türk makamlarının ilişkileri ön koşulsuz normalleştirmeye hazır olduklarını ifade ettikleri açıklamaların ne kadar dürüst olduğuna dair sorular mevcuttur. Türkiye’nin Ermenistan’a yaklaşımı özellikle Ermeni milliyetçileri tarafından şüpheyle değerlendirilmiş ve Taşnak Partisi Türkiye-Ermenistan arasındaki müzakere sürecinin başlatılmasını hoş karşılamamaktadır. Diğer yandan Ermenistan’daki kamuoyunun Rusya’dan uzaklaşıp Batı ülkelerine yakınlaşmaya yönelmeye başladığı görülmektedir. Bu durum altında Ermenistan hükümeti Türkiye ile ilişkilerin kurulmasını zorunlu bir süreç olarak değerlendirmekte ve Ermenistan artık Türkiye’yi “kötünün iyisi” olarak görmektedir. Ukrayna krizinden sonra dünya siyasetinde beklenen radikal değişiklikler hem Ermenistan’ın hem de Türkiye’nin bu sürece bakışlarını etkileyecektir. Yakın zamanlarda Kazakistan gibi eski Sovyet ülkeleri tekrar Rusya’nın etkisi altına girmeye başlamıştır. Büyüyen Rus tehdidini net bir şekilde gören Ermenistan böylece Türkiye ile iyi ilişkiler kurma konusunda her hangi bir ön koşul ileri sürmemiştir. Günümüzde Ermenistan için iki seçenek bulunmaktadır: ya eski Sovyet modeli olarak Rusya’ya bağımlı olmaya devam edecek ya da Türkiye ile ön koşulsuz bir barış anlaşmasına imza atarak normal bir devlet olarak Batı sistemine entegre olmak. Türkiye de özellikle Ukrayna krizinde Rus tehdidine ve Rusya-Türkiye ilişkilerinin istikrarsızlığına açık şekilde şahit olmuştur. Bu durumda Türkiye için Ermenistan üzerindeki Rusya’nın etkisinin azaltmak en önemli söz konusu olmuş durumdadır. Böylece “Rus tehdidi”ni açık şekilde gören Ermenistan ve Türkiye için devlet sınırını kapalı tutma gerekçeleri artık kalmamış ve Ukrayna Krizi’nden sonra Türkiye-Ermenistan arasındaki müzakere süreci daha da hızlandırılacak ve sınırın açılması konusunda da çabalar daha yoğunlaşacaktır. Türkiye’nin sıradan vatandaşları ile yetkililerin bu konudaki görüşlerin ne ölçüde örtüştüğüne dair konuda şöyle durum mevcuttur: Türk devlet yetkilileri konuya olumlu şekilde yaklaşmaktadır. Onun için Moskova ve Viyana’da Ermenistan ile doğrudan ve ön koşulsuz görüşme devam etmiştir. Ukrayna krizi gölgesinde kalan bu görüşme Türk devlet yetkilileri tarafından son derece önem verilen bir görüşmedir. Özellikle Ukrayna krizinden sonra bu görüşmenin önemi daha da artacak ve süreç daha hızlandırılacaktır. Halk kesimine bakıldığında Ermenistan ve Ermeniler ile ilgili düşünce 1990’lı yıllar kadar olumsuz değildir. İki millet arasında ne kadar olumsuz
gelişmeler yaşanmışsa da sonuçta Ermeniler ve Türkler ortak kültür, adet ve tarihsel süreci paylaşmakta ve sadece din konusunda fark mevcuttur. Ayrıca Ardahan ve Kars gibi yerlerde yaşayanlar zor ekonomik durumdan kurtulmak için Ermenistan-Türkiye sınırının açılmasını ve uluslararası ticaretin bölgede canlanmasını istemektedir. Gürcistan’ın Türkiye-Ermenistan arasında devam eden sürece bakışı konusunda, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması Gürcistan’ın jeopolitik önemini ve maddi gelirini azaltacağından dolayı Gürcistan bu sürece pek hoş karşılamamıştır. Ayrıca bu süreç Cavahetya bölgesindeki Ermenileri de etkileyeceği için Gürcistan için Türkiye-Ermenistan sınırı üzerindeki gelişmeler son derece önemli konudur. Fakat Gürcistan’a Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasına “evet” dediren önemli sebep mevcuttu. Bu da Ermenistan üzerindeki Rus nüfuzu ve Ermenistan’da Rus ordusunun bulunmasıdır. Gürcistan uzun zamandır hem kuzeyden hem de Güneyden Rus tehdidiyle karşı karşıyaydı ve bu durum Gürcistan’ı zor duruma bırakmaktaydı. Türkiye-Ermenistan sınırı açıldığı takdirde Ermenistan üzerindeki Rus etkisi ve güneyden gelen Rus tehdidi azalacak ve Gürcistan’ın güvenlik ortamı daha rahatlanacaktır. Özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya saldırının devam ettiği günümüzde Gürcistan Rus tehdidini daha somut şekilde hissetmekte ve Gürcistan’ın güvenlik açısından sınırın açılması konusunda daha anlayışlı ve yumuşak davranacağı düşünülmektedir. Türkiye ve Ermenistan arasındaki müzakere süreci Ukrayna krizin gölgesinde kalmış ve basında fazla yer almamıştır. Ama Ukrayna krizi bu süreci önemli derecede hızlandıracak ve artık Türkiye ve Ermenistan’ın yetkililerinin ve halkının bu krizin karşısında iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasına daha olumlu yaklaşımı sergilemesi beklenmektedir. Ayrıca Batı ülkelerinin dışında Gürcistan da bu süreç hakkında daha anlayışlı davranışı gösterebilir. Bu durum altında sürecin hızlandırılması için bozuk moralden kurtulup barışın tesis edilmesi oldukça önemlidir.

Keisuke Wakizaka

kafkassam uzmanı
(İstanbul Gelişim Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü)

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir