’’AVRASYA HİZMET ÖDÜLLERİ” SAHİPLERİNİ BULUYOR…

İsrail, Mısır-Yunanistan-GKRK Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den ve Kıbrıs’tan kovmak istiyor

Papa Putin rekabeti: Ukrayna Ermenistan Kazakistan sıradaki neresi

Nazarbayev’in Kararına Kıbrıs’tan bakış

Karabağ Savaşı’nın Afgan mücahidleri

Azerbaycan, Ermenistan, Gündem 13 Ocak 2019
123

Dağlık Karabağ çatışması Sovyetlerin son döneminde yaşanan ilk büyük kitlesel politik hareketlenmeydi ve bu, daha sonra Sovyetler Birliği çöktüğünde Ermenistan ile Azerbaycan, Karabağ’ın denetimi için ilan edilmemiş bir savaşa başladığında devletlerarası savaşa dönüştü.

Azerbaycan’la Ermenistan’ı karşı karşıya getiren ve binlerce insanın canına mal olan bu savaşın geçici olarak bitiminden 24 sene geçiyor. 12 Mayıs 1994’de imzalanan ateşkes anlaşmasıyla savaş şimdilik dondurulmuş vaziyette ve Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarının ne zaman geri alınacağı sorusu şimdilik meçhul. Ama Azerbaycan yönetimi her fırsatta işgal edilmiş toprakların ne pahasına olursa olsun bir gün geri alınacağını taahhüt ediyor ve çözüm için yeni bir savaşın da her zaman masadaki seçenekler arasında olduğunu belirtiyor.

Gayri resmi olarak Sovyetlerin dağılmasından öncesine dayanan Karabağ husumetinin ciddi çatışmaya dönüşmesi 1992 yılına tesadüf ediyor. Sovyetlerin dağılması sonrası devlet inşası süreci, bağımsız devlet olmanın sancıları, düzensiz ordu, iç politik çekişmeler, Rus ordusunun Azerbaycan’dan gönderilmesi ve en önemlisi Rus birliklerinin Ermenistan’da bulunması Dağlık Karabağ Savaşında Azerbaycan birliklerini hem fiziki hem de manevi olarak ciddi şekilde etkiledi. Düzensiz ve çoğu zaman kurmay akıldan yoksun birliklerin Rus- Ermeni birliklerine karşı mücadelesi bekleneni veremedi. 30 bin Azerbaycan vatandaşının canına mal olan savaş o dönem İslam dünyası için de bir sınav görevi üstlendi. Türkiye’den, Çeçenistan’dan ve Afganistan’dan gelen gönüllü savaşçılar Karabağ Savaşı’nın en kritik dönemlerine damgalarını vurdular.

Karabağ Savaşında Azerbaycan bayrağı ile poz veren Azerbaycanlı askerler.
Azerbaycan’ın o dönemki ve bugünkü yönetimi tarafından yalanlanan Karabağ Savaşıyla ilgili bir gerçek çeşitli vesilelerle yabancı medyalarda gündeme getirildi. Resmi ağızdan inkar edilen bu gerçek, yaşayan tanıkların sonraki dönemlerde medyada ortaya çıkan röportajlarıyla kabullenmiş bir vakıa olarak kayıtlara geçti.

Peki, Dağlık Karabağ Savaşında iştirak eden Afgan Mücahidlerin varlığı neden inkar ediliyordu?

1. Savaşa İslami/ Cihadi bir renk katılması üçüncü tarafların tepkisine sebep olabilirdi.

2. Azerbaycan’a gelen mücahitlerin büyük çoğunluğunun Rus-Afgan savaşında iştirak etmiş olmaları Ermenistan’ı açıkça destekleyen Rusya’ya meydan okuma anlamına geliyordu.

3. Savaşın dışarıdan hiçbir yardım olmadan yürütüldüğü görüntüsü verilmek isteniyordu.

4. Ermenilerin “Karabağ’daki paralı askerler” argümanlarının önüne geçilmek isteniyordu

Afgan mücahitlerin Karabağ savaşına katılım hikayesi yetkililer tarafından yalanlandığı için biz de hem o dönem mücahitlerle bağlantısı olan Azerbaycanlılardan, hem de yerli, yabancı medyada yazılıp çizilen söylentilerden yola çıkarak konuyu toparlamanın uygun olacağını düşündük.

Karabağ Savaşının seyrinin Ermeniler lehine değiştiği bir zamanda iktidarı Ebülfez Elçibey’den devralan Haydar Aliyev dönemin İçişleri Bakan Yardımcısı Rövşen Cavadov’u Afgan mücahidlerin Azerbaycan’a getirilmesi konusunu görüşmek üzere Afganistan’a gönderdi.


OMON (Özel Amaçlı Polis Birimi) lideri olan Rövşen Cavadov 1995 yılında hükumeti devirmeye teşebbüs ettiği için İç işleri bakanlığı birlikleri ile çıkan çatışmada öldürüldü.
Rövşen Cavadov Kabil’de Gulbeddin Hikmetyar’la görüşerek Hizb-i İslami’ye bağlı bazı mücahidlerin Karabağ savaşında iştirakları için anlaşma sağladı ve geriye dönüşünde kendisiyle 200 mücahidi de getirdiği yabancı kaynaklar tarafından yazılıyor. Cavadova’la Hikmetyar arasında 2500 mücahidin Azerbaycan’a gelişi için anlaşma sağlansa da dönemin tanıkları bu rakamın 1500’ün üstüne çıkmadığı konusunda hemfikir.

Afganistan’daki görüşmeden sonra Bakü’ye hem mücahidlerin konusunu görüşmek hem de resmi temaslarda bulunmak üzere General Raşid Dostum başkanlığında bir heyetin geldiği de iddialar arasında.

Zaman zaman İranlı kaynaklar “Karabağ Savaşında İran’ın Ermenistan’ı desteklediğine” dair Azerbaycan’dan gelen eleştirilere karşı Afgan mücahidlerin Azerbaycan’a gelişlerini İranlı yetkililerin koordine ettiğine dair bir tezi gündeme getiriyorlar. Afganistan’ın İran’la sınır olması ve bazı ilişkilerin gölgesinde mücahidlerin Azerbaycan’a sevki konusunda İran’dan bir takım lojistik desteğin olduğunu söylemek gerekir. Bununla birlikte Rövşen Cavadov’un Afgan yetkililerle görüşmesini ayarlama ve irtibatı organize etmede de İranlıların bir takım yardımları olmuş olabilir. Yalnız, bunların hepsinin bir akıl yürütme ve söylenti olduğunu vurgulamak gerekir.


Gulbeddin Hikmetyar 17 Haziran 1993 – 28 Haziran 1994 tarihleri arasında Afganistan başbakanlığı görevini yürüttü.
Afgan mücahidlerin Azerbaycan saflarında geleneksel kıyafetleriyle görünmüş olmaları ve Ermenilerle çatışmalarda karşı karşıya gelmeleri şüphesiz Ermenilerin gözünden de kaçmamıştır. Bunu dönemin Ermenistan Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın Afganistan Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani’ye gönderdiği itiraz mektubundan da anlamış oluyoruz. Burhaneddin Rabbani’nin de Ter-Petrosyan’ın mektubuna “Afgan hükumetinin Afgan vatandaşlarının Dağlık Karabağ’daki faaliyetlere katılımını onaylamadığını” belirten bir cevap verdiğini ayrıca belirtmek lazım.

Afgan mücahitlerin varlığından rahatsız olan Ermenistan yönetimi 1994 yılında resmi olarak BM Raportörüne paralı askerlerin çatışmada kullanılmasından dolayı şikayette bulundular ve ilgili şikayet raportörün bilgilendirme metninde de yer aldı.

Ermeni kaynaklar 1994 yılındaki çatışmalarda Ermeni birliklerinin Bahtiyar Verbole Baberzai adında bir Afgan mücahidi sağ olarak ele geçirdiğini ve bu mücahidin 12 yaşından beri Raşid Dostum’un kumandanlığındaki birliklerde savaştığını belirtiyorlar.

Kanıtlanan bir bilgi olmasa da Azerbaycan yönetiminin gelen Afgan mücahidlere aylık 500-1000 $ arasında bir ödeme yaptığı iddia ediliyor. Mücahidlerin bir kısmı Peşaver üzerinden özel uçaklarla, bir kısmı da İran üzerinden transit geçiş yaparak Azerbaycan getirilmişler. Gelen mücahidler Bakü’de ünlü Abşeron Oteli’nde konakladıktan sonra önceden belirlenmiş eğitim kampları ve cephe bölgelerine gönderilmişler. Afgan mücahidler Azerbaycan birliklerinin içinde değil, kendilerinin komuta ettikleri özel birliklerde savaşmışlar.

Ermenistan Azerbaycan topraklarının %20’ni fiili olarak işgal etmiş durumda. (Harita: Al Jazeera Türk)
Söylentilere göre mücahidler Azerbaycan’lı yetkililerle savaş bölgesinde ele geçirilen ganimetlerin de kendi aralarında taksimi konusunda anlaşmışlar. Sovyet ordusundan miras kalan askeri gelenek ve davranışlara itiraz ettikleri için Afgan mücahidlerin Azerbaycan ordusu askerlerine mesafeli davrandıkları iddia ediliyor. Şeriat yasalarıyla savaş yürüten mücahidlerden ikisinin savaş sırasında ahlaki olmayan bir takım olaylara karıştığı için 2 tanesinin komutanları tarafından aleni şekilde idam edildiği de ifade ediliyor.

Afgan mücahidlerin savaş sırasında genel olarak Cebrayıl ve Füzuli cephelerinde savaştıkları biliniyor.

5 Mayıs 1994’te Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Karabağ Savaşına geçici ateşkes getiren Azerbaycan, Ermenistan , Dağlık Karabağ yetkilisi ve Rusya yetkilileri arasında imzalanan Bişkek Protokolü olarak bilinen anlaşmanın imzaları.
1994’de savaşı geçici olarak sonlandıran ateşkes anlaşmasından sonra Afgan mücahidlerin ülkelerine geri döndüğü, çok az kısmının Azerbaycan’da kaldığı biliniyor. Azerbaycan’da kalan mücahidlerden sadece 4 tanesine Azerbaycan vatandaşlığı verilmiş durumda. Karabağ Savaşının akabinde hemen başlanan Birinci Çeçen Savaşını da sebep olarak göstererek, bazı kaynaklar Afgan mücahidlerinin bir kısmının Çeçenistan’daki savaşa katıldıklarını iddia ediyorlar ama bunun ispatlayacak hiçbir delil yok.

Savaşta yaralanan Afgan mücahidlerin tedavisi de rehabilitasyonu için yetkililer tarafından Azerbaycan’ın kuzeyindeki Guba şehrinde özel bir merkezin ayarlandığı biliniyor. Dönem dönem bu merkeze getirilen mücahidlerin bölge halkına, özellikle çocuklara dini eğitim ve tebliğ çalışmalarında bulunduklarını dönemin tanıkları anlatıyor.

Karabağ Savaşının Afgan mücahidleri hakkındaki bazı bilgileri de Azerbaycan’da kalmaya karar veren birkaç kişinin Azerbaycan medyasına verdikleri röportajlardan öğreniyoruz.

Muhammed Mukim Popal şuanda Afganistan’ın Azerbaycan büyükelçiliğinde çalışan ve iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin olmadığı bir zamanda “Afganistan-Azerbaycan Dostluk Cemiyeti “aracılığıyla ikili ilişkileri gayri resmi formada yürüten çok aktif birisi. 1967 senesinde Kabil’de doğan Muhammed Popal, Pakistan’da Siyaset Bilimi bölümünden mezun olmuş. Sovyetlerin Afganistan’ı işgali sırasında 12 yaşında olan Muhammed Popal, 4 abisi ile beraber eline silah alarak Sovyetlere karşı savaşmış.

Muhammed Mukim Popal’ın Krabağ Savaşı sırasında çekindiği fotoğraflardan birisi.
Azerbaycanlı bir hanımla evlenen Muhammed Popal’ın 2 erkek evladı var. Savaşın bitiminden sonra dönemin Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından kendisine fahri albay rütbesi verildiğini söyleyen Muhammed Popal, Karabağ Savaşının tekrar başlaması durumunda tekrar savaşmaya hazır olduğunu ifade ediyor. Azerbaycan’da yaşayan veya Azerbaycan üzerinden üçüncü ülkelere gitmek isteyen Afgan mültecilere de yardım eden Popal, yazın ailesi ile birlikte Afganistan’ı da ziyarete gittiklerini söylüyor.

Seyyid Maksud Haşimi 1966 senesinde Kabil’de doğmuş ve ülkesindeki savaş yüzünden eğitimini tamamlayamamış. Şuanda bir kısmı işgal altında bulunan Ağdam şehrinde yaşayan Haşimi, Karabağ savaşında da Füzuli ve Ağdam cephelerinde savaşmış ve ayağından yara almış. Geldiği günden beri ülkesine gitmeyen Haşimi 2002 yılında Azerbaycanlı bir hanımla evlenmiş, ve şuanda Fatma, Zeynep ve Zehra adında üç kız evladı bulunuyor.

Seyyid Maksud Haşimi eşi ve kızıyla birlikte.
Kendi dilini ve geleneklerini unutmayan Haşimi kızlarının üçünü de müzik okuluna yazdırmış. Ağdam’da kendi imkanlarıyla tarımla uğraşan Haşimi, aynı zamanda geleneksel tıpla da geçimini sağlıyor. En büyük arzularından birinin ülkesine gidip akrabalarını ziyaret etmek olduğunu söyleyen Haşimi, Afganistan’daki ailesinin de maddi imkanlar yüzünden Azerbaycan’a gelemediğinden dert yanıyor.

Cafer Muhammed Tağı 1970 senesinde Afganistan’ın Daykundi vilayetinde doğmuş. O da akranları gibi savaş yüzünden eğitim alamamış. 1993 senesinde Azerbaycan’a gelerek Füzuli cephesinde çatışmalarda iştirak etmiş, omuzundan ve başından yara almış. Muhammed Tağı Karabağ Savaşına gönüllü olarak katıldığını ifade ediyor ve “Azerbaycanlı Müslümanların zor zamanlarında yanlarında olmayı istedim” diye ekliyor. Şuanda Ağcabedi şehrinin Hüsülü köyünde yaşayan Muhammed Tağı’nın Afganistan’da sadece 3 kardeşi hayatta. 1995 yılında Azerbaycanlı bir hanımla evlenen Muhammed Tağı’nın 3 çocuğu var. Geldiği günden beri maddi imkanlar yüzünden Afganistan’a gidemeyen Muhammed Tağı’nın eşi “keşke eşimin akrabaları buraya gelse de, hasret giderseler” diyor.


Bakü’nün Hırdalan mezarlığında bulunan bazı Afgan mücahidlerin mezar taşları bakımsızlık yüzünden yıkılmaya yüz tutmuş.
Karabağ Savaşında Afganistan’dan gelen mücahidlerin kaç tanesinin cephede şehit olduğuyla ilgili maalesef elimizde net bir bilgi yok. Ama Azerbaycan’ın muhtelif şehirlerinde üzerlerinde doğdukları şehirlerin adları yazılı olan Afgan mücahidlerin mezar taşları bulunuyor. Türk, Afgan ve Çeçen mücahidlerin Karabağ’da Azerbaycanlı askerlerle omuz omuza savaşması Azerbaycan’ın yakın tarihi için unutulmaması ve minnetle yad edilmesi gereken bir gerçekliktir.

SAMİR BABAOĞLU

Yorumlar