Türk-Rus İşbirliğinin Güvenlik ve Jeopolitik Boyutu

Adil Öksüz’ü İncirlik ABD üssünde arayın!

Russian Restraint in Armenia

Bakı-Tehran münasibətlərində İsrail və Ermənistan faktoru – Tehran bizdən nə istəyir?

Mustafa Öztürk: Karabağ Savaşı, Zaferi ve Düşündürdükleri…

Gündem 10 Kasım 2020
95

Can Azerbaycan’ımızı ve kardeşlerimizi kutlayarak başlamak elzem.
Yaklaşık otuz sene evvel yüzbinlerce Azerbaycan Türkü Ermenilerin zulmü karşısında çaresizce vatan topraklarını terk etmek zorunda kalmıştı. Evlerini ve Evlatlarını yitiren, kendi vatan topraklarında göçmen durumuna düşen bu masumların ahı elbet bir gün tutacaktı. Hocalıda hunharca şehit edilen gözleri açık giden yavruların kan kusan ninelerin feryatları bir gün duyulacaktı. Vatan aşkı ve insan onuru için Şanlı Azerbaycan Ordusu bir gün ansızın şahlanacak makus talihlerini yeneceklerdi. Çeyrek asırdır oyalandırıldıkları zincirleri paramparça edeceklerdi. Bu uğurda askeri, siyasi, ekonomik, insani hazırlıkları düşüne düşüne yaptılar. Türkiye ile kardeşlik bağına sımsıkı sarıldılar. İsrail ile askeri, ticari ve siyasi ilişkilerine önem verdiler. Rusya ile olan temaslarını sıcak tuttular. NATO’nun en büyük güçlerinden olan Türkiye’de subaylarını yetiştirdiler. Türkiye’nin siyasi ve askeri arenada güçlenmesini sabırla beklediler. Türkiye’de akademisyen ve öğrencileri aracılığı ile yumuşak bir güç oluşturdular. Ticari faaliyetlerini arttırdılar. Türkiye’nin Su-24 uçak krizi örneğinde olduğu gibi en ciddi sorunları karşısında Türk-İslam dünyası sessizliğe bürünmüşken erkekçe mertçe desteklerini sundular. Akademisyenleri her türlü platformda yiğitçe Türkiye’mize toz kondurmadılar. Orduyu modernize ettiler. Modern silahlarını Türkiye, İsrail, Rusya ve ABD gibi ülkelerden temin ederek bir yandan ordusunu güçlendirirken diğer yandan bu ülkelerle iletişimlerini yoğunlaştırdılar. Hazar’ın jeopolitiğinde yeni kapılar açtılar. Batı dünyası ile Gürcistan ve Türkiye ile bağ kurup enerji tedarikinde rol oynadılar. Orta Asya ülkelerine karşı kardeşçe ve akıllıca politikalara yöneldiler. İran ile ilişkilerini İsrail faktörünü gözeterek geliştirdiler. Ermeniler ise fakirliğin ve tarihi alışkanlıklarının etkisi ile Batı ve Rusya ile Karabağ sorununu zamana yayma politikası izledi. Onlara göre nasıl olsa Türkler Rusya ve Batı’ya karşı hamle yapamazlardı. O yüzden Karabağ’da stratejik alanlara beton sığınak ya da tüneller dahi oluşturmadılar. İHA ve SİHA’lara orduda maddi nedenlerden ötürü pay ayırmadılar. Ordusunu modernize etmediler. Hazıra bir defa alıştılar ya bu konuyu da nasıl olsa Rusya bize yetişir diye ertelediler. Fransa’nın esas oğlanı Paşinyan’ın Türkiye-Fransa gerginliği neticesi olarak Tovuz’a saldırması aslında Ermeni aventurasının kapısını açtı. Derin ve karanlık bir çukura girdiler. Rusya’nın Ermenistan’dan beklediği Kırım, Rus Okulları ya da askeri hamleler gibi meselelere diplomatik red ve askıda yanıtlar sundular. Yani yanlış ata oynadılar. Savaş meydanında yumruk yedikçe asilce savaşmak yerine Türkiye bizimle savaşıyor, Suriye’den Sultan Murat Tugaylarından İslamcı terörist savaşçılar getirdiler, fosfor bombası atıyorlar gibi atmadık iftira bırakmadılar. Kilise ya da çocukların arkasına saklandılar ve masum Hristiyan kisvesine büründüler. Rusya’yı savaşa çekmek için Gence’de masum sivillerin evlerini gecenin köründe roketle vurdular. Çocukları anasız babasız bıraktıkları yetmiyor gibi yavrucakların da canına kastettiler. Azerbaycan’ı tahrik edip Erivan’a füze fırlattırmak için çok çabaladılar. Avrupa Birliğine ve Putin’e yalvardılar. ABD’de deki lobilerini devreye soktular. Avrupa’da Türklere saldırdılar iki delikanlımızı şehit ettiler. Yaptıkları anlaşmaya sadık kalmayarak yine Gence’yi vurdular. Dün ise Paşinyan nihayet teslim olduğunu ilan etti. Oldukça düşündürücü bir teslimiyet. Rusya ise bundan sonra tüm gece vızır vızır İL-76 uçakları ile Karabağ’a 2000 asker çıkardı. Askeri araç ve silahlarını taşıdı. Yani artık sahadayım diyor. Asker sayısını arttıracak. Türkiye’de bugün Mehmetçiğimizi bölgeye gönderecek. Ermenistan ise beklendiği gibi karıştı. Paşinyan ile ilgili bir ay öncesinde bu hamlesi onu koltuğundan eder demiştim. Birkaç güne kalmaz Batı tam olarak arkasında durmazsa dediğimiz çıkacak. Büyük ihtimalle Fransa’ya kaçacak. Ancak Ermeni tarihine bir vatan haini olarak geçtiği kesin. Kazanamayacağı bir savaşın kapısını araladı, kapatmak istedi fakat kapatmaya gücü yetmedi. Bu kapıyı kapatmak için Putin’e yalvarmasına rağmen Rusya çıkarlarını düşünerek kapı kırılırsa yanındayım dedi. Yani kapansın demedi. Ancak Paşinyan’ın gidişinden sonra kartlar yeniden karılacaktır. Azerbaycan bir an evvel bölgeye insanını iskan ettirip askerini stratejik ve güvenli olarak savaşa hazır bir vaziyette yığmalıdır. Karabağ Azerbaycan’ın anasının ak sütü kadar helaldir. Mübarek olsun. Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Gazilerimiz ise kahramanlarımızdır.
Mustafa Öztürk

Yorumlar