‘DUYGUSAL OLMAMAK LAZIM, RUS-TÜRK DİYALOĞU DEVAM ETMELİ’

Մի ուշագրավ հրաժարական, որ ծածկեց Արմեն Սարգսյանը

Türk-Rus ilişkileri için kıssadan hisse

Fırat Kalkanı, Ortadoğu Dengeleri ve Güney Azerbaycan

KARABAĞ BARIŞ HAREKÂTI

Gündem 9 Ekim 2020
100

Karabağ’da ne oluyor sorusu son zamanın en çok sorulan suallerinden. Hemen cevap verelim; Karabağ’da bir barış harekâtı gerçekleşiyor.

Bu kabulümüz bir güzelleme, süsleme yahut meşrulaştırma gayreti değildir. Türkistan ve Türk dünyasının ve bilcümle kültür coğrafyamızın yaşadığı işgaller, kıtaller, sömürüler ve katliamlar ehl-i ilm, insaf ve izan olan herkesin malumudur. Asırlara sâri medeniyet varlığımız, kültür hayatımız ve siyasi teşkilatımız olan coğrafyalar tarihin akışı içerisinde talihin rüzgârı ters esince sınırlar, işgaller ve katliamlar ile birbirinde ayrıldı. Koparıldı. Lakin et tırnaktan ayrılmaz.

Türklerin modern zamanlardaki en önemli barış harekâtı şüphesiz Kıbrıs’a doğru olanıydı. Türk devlet telakkisi ve düzeni cihan hâkimiyetini hukuk ve adalet esasına dayadığında dinler, diller ve kültürler Türklerin birlikte yaşatma kültürü içerisinde bir bütünlük, mantık ve medeniyet oluşturan bir umran oluşturduğundan Türk asırları uzun sürdü. Kıbrıs bu cümleden işgali yaşayan, kıtal, katliam ve işgale uğrayan kadim yurtlarımızdan mekânlardan oldu. Kıbrıs zalimce talana ve saldırıya uğradı. Diplomasi, görüşme, modern zamanın yozlaşmış düzeni ve güçlerinin kendine yonttuğu bir süreçte çözülemeyen çözümsüzlük Türk askerinin adada barış harekâtıyla düzen ve sükûnu sağlamasıyla gözü yolda kalanların ahı bir nebze dindirilmiş oldu.

Ahmet Yesevi’nin dokuduğu kilimin her parçası Rumelinden Kafkaslara, Cezireden Hicaz’a bilcümle Dicle Fırat havzası Kıbrıs, Kuzey Afrika talan edildi, yağmalandı. Kırım bu cümleden kanamaya devam eden bir yaramızdır. Kudüs bu cümleden mahzundur. Bosna’da yaşananlar bu cümleden vakaların en canavarca işlenen misallerinden oldu. İşte 90’larda gençlik günlerini üniversite dönemlerini yaşayan bizleri sarsan olaylar cümlesinden olarak Karabağ’ın yağmalanması ve işgali gelir. Kadim Türk yurtların biri daha sömürgeci bir zihnin, Türkistanı kana boğan Bolşevik-Rus kafanın mütemmim cüzü olan bir aklın iradesi ile işgal edildi. Toprak yağmalandı, namus çiğnendi, masumlara kıyıldı. Bu manzara kültür coğrafyamızda neresi işgal edilse şaşırtmadan tekrar edilen bir şablon olarak önümüzde duruyor. Amerikancı, İsrailci, İngilizci, Rusçu, Çinci akıl bu coğrafyanın bütünlüğüne kan doğramaktan doymadılar.

İşte Karabağ’da olan budur.

Bugün Karabağ’da bir barış harekâtı vakidir.

Tarih aktıkça ve talih elverdikçe bu barış harekâtları ile mazlumlara ve masumlara uzanan kirli eller kırılacaktır. Türkler barış harekâtı haklarını meşru ve insani bir zeminde kullanmaya devam edeceklerdir. Bu fikri bir itiraz ve fiili bir şekilde barışı tesis etme iradesidir. Türkler hukuk ve adalet ile cihana hâkimiyet telakkileri ile konuşmakta ve kılıcı kından çıkaranın da bu duygu olduğunu dünyaya Karabağ’da bir kere daha ilan etmektedirler. Olan budur! Allah Azerbaycan Türküne inayet etsin. O karanlık eller birden mevcut durumu tepe taklak etmesin!

Prof Dr Altan Çetin

Yorumlar