Janat Momınkulov: ABD Ziyareti: Tek Bir Merkeze Bağımlı Olmayan Çok Vektörlü Politika…
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, çalışma ziyareti kapsamında Washington’da bulunuyor. Ziyaret çerçevesinde Devlet Başkanı, Barış Konseyi’nin ilk toplantısına katılacak, bir dizi ülke lideriyle ve ABD’li resmi yetkililerle görüşmeler gerçekleştirecek.
Bu ziyaretin ülkemiz için önemi ne olacak? Kazakistan ve ABD karşılıklı ekonomik ortaklığı genişletecek mi? Siyaset bilimci, Felsefe Bilimleri Doktoru ve uluslararası uzman Janat Momınkulov ile bir röportaj gerçekleştirdik…
– Kasım-Jomart Tokayev’in Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı bu çalışma ziyaretinin siyasi önemi nedir? Bu ziyaretin temel stratejik hedefi sizce nedir?
– Cumhurbaşkanı Tokayev’in ABD ziyareti, mevcut jeopolitik istikrarsızlık ortamında Kazakistan’ın dış politika rotası için stratejik öneme sahip bir dönemdir. Trump’ın Barış Konseyi’ne önemli bir üye olarak katılmak, bizim bahsettiğimiz alternatif veya geçici ittifaklar mantığına yakındır. Bence bu ziyaret sıradan bir protokol görüşmesi değil. Bu ziyaret, dünyada yeni bir düzen kurulurken Kazakistan’ın küresel diplomasideki gelecekteki yerini netleştirme, ne olursa olsun Washington ile stratejik güven ve diyaloğu yeni bir seviyeye taşıma ve ekonomik fayda temelli ortaklığı derinleştirme girişimi gibi görünüyor.
Siyasi açıdan ziyaretin temel amacı; Kazakistan’ın “orta ölçekli güç” (middle power) olarak uluslararası itibarını güçlendirmek, beklenmedik ve özgün bir adım atmak ve ülkemizi bölgesel, hatta küresel sorumlu bir aktör olarak tanıtmaktır. Bir noktayı belirtmek gerekir ki; İngiliz uzmanlar, Kazakistan’ın Barış Konseyi’ne girmesinin BM gibi uluslararası hukuk kurumları için riskli yanları olabileceğini söylüyor. Ancak Tokayev’in uluslararası diplomasi oyunlarını iyi bilmesi sayesinde, Kazakistan’ın bu yeni formatlara katılımının aksine ülke bağımsızlığını güçlendirecek adımlara yol açabileceği düşüncesindeyim. Uzmanlara göre Astana, son yıllarda barışçıl bir platform ve “arabulucu devlet” modeli oluşturuyor. Suriye müzakereleri (Astana Süreci), dinler arası diyalog ve nükleer silahsızlanma girişimleri bunun kanıtıdır. Atlantic Council gibi ABD’li düşünce kuruluşları, Kazakistan’ı “ideolojik bloklara dahil olmayan ancak pragmatik çıkarlar temelinde hareket eden bir devlet” olarak tanımlıyor. Bu, tek bir merkeze boyun eğmeyen çok vektörlü politikanın bir yansımasıdır.
– Kazakistan’ın Orta Doğu meselelerine müdahil olması veya görüş bildirmesi çok vektörlü dış politikamıza ne kadar uygundur?
– Kazakistan’ın Orta Doğu meselesine, özellikle Gazze Şeridi’ndeki duruma ilişkin tutumu da muhtemelen bu pragmatizme dayanacaktır. Astana’nın görüşmelerde geleneksel olarak “iki devletli” çözümü destekleyerek insani yardım ve müzakere yoluyla çözüme öncelik vereceği açıktır. Kazakistan hem İsrail ile hem de Arap-Müslüman ülkeleriyle dengeli ilişkiler kurmuştur. Bu nedenle Astana’dan keskin ve rahatsız edici bir pozisyondan ziyade uluslararası hukuka, BM kararlarına ve barışçıl diyaloğa dayanan sağduyulu bir duruş beklenmektedir. Bu, Kazakistan’ın İslam dünyasındaki itibarını korurken, Batı ile stratejik ve dinler/medeniyetler arası diyaloğu zayıflatmama amacıyla örtüşmektedir.
– Ziyaret kapsamında büyük Amerikan şirketleriyle görüşmeler planlanıyor. Bu müzakereler Kazakistan ekonomisine ne gibi yeni fırsatlar getirebilir?
– Ekonomik açıdan ziyaretin ağırlığı daha da büyüktür. ABD, Kazakistan ekonomisine yapılan doğrudan yabancı yatırım (FDI) hacmi bakımından önde gelen yatırımcılardan biridir. Son verilere göre Kazakistan’a çekilen yabancı yatırım hacmi 58 milyar doları aşmış, bunun yaklaşık 15 milyar doları doğrudan yatırımlardan oluşmaktadır. ABD şirketleri özellikle petrol-gaz sektöründe aktif, ancak yeni dönemde öncelik teknoloji, yapay zeka, dijital altyapı ve nadir metaller alanına kayıyor. ABD Büyükelçisi’nin belirttiğine göre, sadece yapay zeka alanında 3,7 milyar dolarlık anlaşmaların olması ülkemizin gelişimi için hayati önem taşıyacaktır.
– Jeopolitik istikrarsızlık koşullarında Kazakistan için ABD ile ekonomik ortaklığı güçlendirmek ne kadar önemlidir?
– Bugünün küresel ekonomik rekabet ortamında Kazakistan’ın ne kadar kritik bir ülke olduğunu gösteren alan, kritik mineraller ve nadir toprak metalleridir. ABD ve Avrupa, Çin’e olan bağımlılığı azaltmaya çalıştığı bir dönemde Kazakistan, doğal kaynak potansiyelini jeoekonomik bir avantaja dönüştürebilir. Ayrıca, Trans-Hazar ulaşım koridoru ve Avrasya lojistiğindeki rolü, Kazakistan’ı ABD iş dünyası için stratejik bir merkez (hub) olarak cazip kılmaktadır.
Ekonomik ortaklığı güçlendirmek sadece yatırım çekmek değil, aynı zamanda jeopolitik riskleri çeşitlendirme aracıdır. Rusya’ya uygulanan yaptırımlar, Çin-ABD rekabeti ve Orta Doğu’daki istikrarsız durum Kazakistan’ı dengeli ve hesaplı bir politika izlemeye zorluyor. Ancak mevcut jeopolitik dönem, Kazak diplomasisinden daha cesur, hızlı ve akıllı hamleler talep ediyor. ABD ile ekonomik bağların genişlemesi, teknoloji transferini, finansal araçların kalitesini ve uluslararası değer zincirlerine entegrasyonumuzu artıracaktır.
Kısacası, Tokayev’in bu ziyareti çok vektörlü politikanın bir devamı, hatta onun yeni ve kaliteli bir aşamasıdır. Küresel sahnede görünürlüğümüz artıyor. Azerbaycan, Özbekistan ve Türkiye’nin de bu zirveye katılması dikkat çekicidir. Böylece Kazakistan, küresel gündemdeki karmaşık meselelerde söz sahibi olurken; ekonomiyi çeşitlendirme, teknolojik modernleşme ve uluslararası itibarını güçlendirme gibi ulusal çıkarlarını temel alarak ilerlemektedir. Bu ziyaretin başarısı, somut anlaşmalar ve yatırım projelerinin hayata geçmesiyle ölçülecektir. Ayrıca Kazakistan’ın esnek bir “orta güç” olarak uluslararası profilini birkaç basamak yukarı taşıyacağını umuyoruz.
Bu hamleler, Kazakistan’ın “temkinli denge diplomasisinden”, “aktif pozisyonel diplomasiye” geçişinin bir işaretidir. Trump’ın Barış Konseyi klasik bir uluslararası örgüt değil, belirli krizler üzerine nüfuzlu devletleri birleştiren esnek bir koalisyon platformu gibidir. Bu format, bir mesele etrafında toplanan geçici ittifaklar mantığına uygundur. Jeopolitik blok yükümlülükleri olmayan paralel bir yapı olduğu için Kazakistan adına diplomatik manevra kabiliyetini genişleten bir platformdur.
Rusya faktörü burada oldukça hassastır. Moskova, Kazakistan’ın Washington ile aktif siyasi formatlara katılmasını muhtemelen yakından izleyecektir; ancak Astana bunu birine karşı bir adım olarak değil, çok vektörlü politika kapsamındaki dengeli bir diyalog olarak sunduğu sürece doğrudan bir tepki doğurmayacaktır. Çin de bu sürece pragmatik bir bakışla bakmaktadır. Pekin için önemli olan, Kazakistan’ın stratejik doğrultuda tamamen Batı bloğuna kaymamasıdır. Bu nedenle Astana’nın ana görevi, yeni alternatif veya geçici formatlara katılırken Moskova ve Pekin’e karşı bir jeopolitik pozisyon almadığını açıkça göstermek; ancak tek bir merkeze bağımlı kalmamak için her şeyi dengelemeye çalışmaktır.
– Röportaj için teşekkür ederiz!



Yorum gönder