Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

İtalyan aile Müslüman oldu İran ve IŞİD’i silahlandırdı!

Gündem 16 Şubat 2017
1.237

Başlığa bakıp; “-Yok, daha neler? Şapla şekeri karıştırıyorsun, kafa iyi mi?” türünden tepki gösterebilirsiniz. Haklısınız çünkü İran ve IŞİD’i yan yana gösterebilecek bir haberin gerçekliği ne olabilir? Böyle bir şey mümkün mü? Hiç tereddüt etmeden evet, mümkün diyebilirim çünkü İran rejimi, sağ gösterip sol vurmakla oldukça mahir. Irak ve İran savaşının sürdüğü yıllarda 1986 da patlak veren ‘Irangate’ skandalı, dünya kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yaratmıştı. ABD yönetiminin İran’a, İsrail aracılığı ile gizlice silah satması ve sattığı silahların parası ile Nikaragua’daki contra eylemcilerini yani komünist rejime karşı faaliyet gösteren gerillaları destek sağladığı ortaya çıkmıştı. O dönemde İran dini lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni hayattaydı ve ‘büyük şeytan’ olarak nitelediği Amerika ile görüşülmesine onay vermişti. Daha da ilginci Siyonist rejim olarak nitelendirilen İsrail’in arabulucu olmasıydı.

Şimdi İran yeni bir skandalla yüzleşiyor. Ancak bu sefer olay biraz farklı. Ünlü İtalyan mafyası Camorra ile bağlantılı olan bir ailenin Libya’daki DEAŞ’a helikopter, tank savar, karadan havaya güdümlü füzeler sattıkları gerekçesiyle tutuklanmasıyla, aynı ailenin İran’a da yasadışı yollardan silah ve cephane temin ettiği anlaşıldı. Mario Di Leva ve eşi Anna Maria Fontana’ın İran’a 2011 ile 2015 arasında 1 milyon euro’luk helikopter parçası sattıkları tahmin ediliyor. Hava ambulansı olarak kullanılırken saldırı helikopterine dönüştürülen helikopterlerin yanı sıra Sovyet MI-17 ve İtalyan A129 Mongoose tipi 3 helikopterle, 14 binden fazla suikast silahı, İran Devrim Muhafızlarına teslim ediliyor. L’Agenzia informazioni e sicurezza esterna (AISE) yani İtalyan gizli servisinin iddiasına göre; karıkoca hidayete eriyor, Katolik dinlerini değiştirip Müslüman oluyor, erkek Mario Di Leva; Cafer, eşi Anna Maria Fontana ise Meryem adını alıyor. Anna Maria Fontana aslında gizli servis elamanı. Anna Maria Fontana’nın geçmiş yıllarda İtalya gizli servisi (AISE) adına muhbirlik yaptığı ancak AISE’ın çifte karşı güvenin, din değiştirip Müslümanlığa geçtikleri gerekçesiyle zamanla azaldığı belirtiliyor. Fontana’nın İran gizli servisi için de çalışma ihtimalinin yıllardır göz ardı edilmediği gündemde. Fontana, çift taraflı ajan.

Anna Maria Fontana İtalyan basınında “Black Lady” Kara leydi lakabıyla tanınıyor. Aile, San Giorgio a Cremano komününden. Mario Di Leva, 1968 Napoliten, Anna Maria ise 1962 San Giorgio a Cremano doğumlu. Anna Maria yerel bir politikacı olarak ünlendi ve iki dönem Sosyalist Parti’den Kent Konseyine üye seçildi. Eşi Mario Di Leva mühendis ve müteahhitlik işleri yapıyor. Piazza Bernardo Tanucci’de genellikle Ortadoğulu turistlerin uğrak yeri bir restoran işletiyorlar. Aktif oldukları bir diğer sektör, yasadışı yollardan ambargo uygulanan ülke ve örgütlere silah temin etmek. Ancak silah sattıkları ülke İran, örgüt IŞİD olunca akılların karışmaması mümkün değil. Çünkü aynı dönemde İran ve IŞİD’e silah satışını gerçekleştiriyorlar. İtalyan yetkililere göre, İran istihbaratının bunu bilmemesi imkân dışı. Mario Di Leva ve Anna Maria Fontana’ın İran Devrim Muhafızları yani Pasdaran’la irtibatını sağlayan kilit isim birlikte çalıştıkları helikopter üreticisi Andrea Pardi, daha çok İran’ın ihtiyaç duyduğu helikopter ve yedek parçalarını, Roma merkezli bir İtalyan şirketi aracılığı ile gizlilik içinde intikal ettiriyor. (Bkz. https://www.gaiaitalia.com/2017/01/31/ragazzi-di-tehran-armi-allisis-e-pasdaran-meglio-non-fare-affar-con-liran/ )

Anna Maria Fontana ve Mario Di Leva çifti İran seyahatleri sırasında, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat tarafından kabul ediliyor ve birlikte resim çektiriyorlar. Hatta Mario Di Leva’ın, Pasdaran merkezindeki görüntüleri İtalyan gizli servisi tarafından kaydediliyor. Mario Di Leva İran’da bulunduğu dönemde Şii din adamlarını Ayetullahları ziyaret ediyor ve Cafer adını aldığı din değiştirme serüveni o zaman gerçekleşiyor. İranlılar Anna Maria Fontana’ya o denli güveniyor ki; Corser Dergisinin 15 Temmuz 2009 tarihli haberine göre, Hizbullah’ın esir tuttuğu iki İsrail askerinin serbest bırakılmasında arabuluculuk üstlenmesine izin veriyor. Tahran’da 17 yıl yaşayan eski Senatör Sergio De Gregorio, yazdığı ‘Italiani nel mondo/Dünyadaki İtalyanlar’ isimli kitabında bu mühtedi ailenin hikâyesine oldukça yer ayırmış. (Bkz. http://corrieredelmezzogiorno.corriere.it/napoli/cronaca/17_gennaio_31/fermata-traffico-armi-all-isis-ex-assessore-san-giorgio-cremano-7762cf22-e7a0-11e6-9670-1e802057125d.shtml )

Anna Maria’ın soyadı Fontana, İtalyanca çeşme demek. Yaptığı işlere bakılırsa sarışın olmasına rağmen İtalyan mafyasıyla bağlantısı nedeniyle kara leydi lakabıyla tanınan Anna Maria’ın, Libya’da IŞİD bağlantılı ‘Libya Ulusal Birlik hükümetinin eski Başbakanı, İtalyan hükümetinin tanımadığı Khalifa (Halife) Ghwell’le irtibata geçtiği, bilgi aktardığı ve suikast silahlarının yanı sıra karadan havaya savunma sistemleri ve hatta helikopter bile sattığı iddialar arasında. silahlarının yanı sıra karadan havaya savunma sistemleri ve hatta helikopter bile sattığı kaydedildi. Çiftin suçlandığı bir başka olayda Libya’da 2015 yaşanan İtalyanların rehin alınmasıydı. Rehin alınanlardan Gino Pollicandro ve Filippo Calcagno, kaçmayı başarmış ancak diğerleri bu ikisi kadar şanslı olmamıştı. Diğer rehinelerden Fausto Piano e Salvatore Failla hayatını kaybetmişti. (Bkz. http://napoli.repubblica.it/cronaca/2017/01/31/foto/i_coniugi_napoletani_convertiti_all_islam_in_posa_con_ahmadinejad-157267149/1/#1 )

Akdeniz ülkeleri insanları birbirlerine çok benzer. Yok, aslında birbirimizden farkımız. Bu hikâye size tanıdık gelmedi mi? İran’da idam cezasına çarptırılan, Türk kökenli, zengin iş adamı Babek Zencani ile Türk vatandaşı ortağı Rıza Rıza Sarraf’ın macerasına çok benziyor değil mi? ABD’nin yeni yönetimi İran’ı kara listeye alınca, İtalyan Hükümeti de kendini aklama derdine düşmüş. Olay budur efendim! Türkiye ise bu konuda İtalyanlara beş çekmiş durumda, olayı önceden fark ediyor ve gerekeni yapıyor.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar